Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) doğusunda etkisini sürdüren Ebola salgınının, zaten ağır olan gıda krizini daha da kötüleştirdiği uyarısında bulundu. Kuruluş, salgının yalnızca sağlık alanında değil, gıda tedariki ve insani yardım faaliyetleri üzerinde de ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.
WFP İcra Direktör Yardımcısı Carl Skau, Ituri eyaletine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede, Ebola salgınını “krizin üstüne eklenmiş bir kriz” olarak tanımlayarak bölgedeki insani durumun giderek ağırlaştığını ifade etti.
Yaklaşık 5 Milyon Kişi Acil Gıda Güvensizliğiyle Karşı Karşıya
Carl Skau, Ebola salgını başlamadan önce de Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde milyonlarca insanın ciddi gıda sıkıntısı yaşadığını hatırlattı. Ülkede yaklaşık 5 milyon kişinin acil seviyede gıda güvensizliğiyle mücadele ettiğini belirten Skau, bazı bölgelerde insani koşulların “felaket” seviyesine ulaştığını söyledi.
Salgının yayılmasıyla birlikte pazarların işleyişinin aksadığını, ulaşım ve tedarik zincirlerinde ciddi sorunlar yaşandığını dile getiren Skau, bu gelişmelerin halkın temel gıdaya erişimini daha da zorlaştırdığını vurguladı.
Gıda Yardımları Salgınla Mücadelede Kritik Rol Oynuyor
WFP yetkilileri, Ebola ile mücadelede yalnızca sağlık hizmetlerinin değil, düzenli gıda desteğinin de hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Carl Skau, insanların temel beslenme ihtiyaçlarını karşılayamadıkları takdirde sağlık ekiplerinin uyarılarına uyum sağlamalarının zorlaştığını belirterek, açlıkla mücadele eden ailelerin önceliğinin hayatta kalmak olduğunu ifade etti. Bu nedenle salgın bölgelerine kesintisiz insani yardım ulaştırılmasının, hastalığın kontrol altına alınmasında önemli bir unsur olduğu kaydedildi.
Doğu Kongo’da 10 Milyon Kişi Açlık Riski Altında
WFP verilerine göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda uzun yıllardır devam eden silahlı çatışmalar milyonlarca insanı gıda krizine sürükledi.
Bölgede yaklaşık 10 milyon kişi kriz veya acil seviyede açlık riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Ebola salgınının merkez üssü olan Ituri eyaletinde ise 1,9 milyon kişinin gıda güvensizliğinden etkilendiği bildirildi.
Virüsün görüldüğü 48 sağlık bölgesinde 2,7 milyondan fazla kişinin akut gıda güvensizliği yaşadığı, bunlardan yaklaşık 628 bininin ise acil insani yardıma ihtiyaç duyduğu açıklandı.
Ebola Salgını Mayıs Ayında İlan Edildi
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola salgını, Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün kaydedilmesinin ardından 15 Mayıs’ta resmen ilan edildi.
Sağlık yetkilileri, mevcut salgının nadir görülen “Bundibugyo” varyantından kaynaklandığını belirterek, bu virüs türü için henüz onaylanmış bir aşı veya etkili bir tedavinin bulunmadığını açıkladı. Bu durum, salgınla mücadeleyi daha da zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Ebola Virüsü Daha Önce Binlerce Can Aldı
Kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü ilk kez 1976 yılında Sudan’ın Nzara kasabası ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Yambuku köyünde görülen salgınlarla tespit edildi. Hastalık, KDC’de vakaların Ebola Nehri yakınlarında görülmesi nedeniyle bu isimle anılmaya başlandı.
Virüs, Aralık 2013’te Batı Afrika’ya yayılarak Gine, Liberya ve Sierra Leone’de tarihin en büyük Ebola salgınlarından birine neden oldu. 2014-2017 yılları arasında yaklaşık 30 bin kişiye bulaşan hastalık, 11 binden fazla kişinin yaşamını yitirmesine yol açtı.
Uzmanlar, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde devam eden salgının kontrol altına alınabilmesi için sağlık hizmetleriyle birlikte gıda ve insani yardım çalışmalarının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle çatışmaların sürdüğü doğu bölgelerinde hem salgın hem de açlık tehdidinin aynı anda yaşanması, uluslararası desteğin önemini artırıyor.