Paranoya Sadece Şüphecilik Değil!

Paranoya Sadece Şüphecilik Değil! - RayHaber
Paranoya Sadece Şüphecilik Değil! - RayHaber

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tan, paranoyanın belirtileri, şizofreni ve paranoid kişilikten farkları, olası risk faktörleri ve tedavi sürecinde yaşanan güçlükleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Paranoyanın temel belirtisi hezeyandır!

Paranoyanın, tek belirtisi hezeyan (sanrı) olan bir hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Oğuz Tan, “Hezeyan ya da sanrı, mantıklı tartışmayla düzeltilemeyen yanlış inançtır. Yani kişi yanlış bir şeye inanır ve katiyen aksini ispat edemezsiniz. Ne yaparsanız yapın, bu düşünceyi değiştiremezsiniz.” dedi.

Bu yanlış inancın sıklıkla bir fenalık görme veya takip edilme ile ilgili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tan, “Kişi, ‘birileri beni takip ediyor, beni öldürecekler’, ‘evime kameralar yerleştirdiler’, ‘televizyonda geçen altyazılar beni tehdit ediyor’, ‘insanlar bana zarar vermeye, beni delirtmeye çalışıyor’ diye düşünebilir. Katiyen aksini ispat edemezsiniz. Kişi buna inanır. Bu yanlış inanç mistik alanda da olabilir. Kişi Tanrı, peygamber ya da ermiş olduğuna, vahiy aldığına inanabilir. Çevresine bir cemaat de toplayabilir. Çok da tutarlı olmadığı hâlde bunun aksini ispat edemezsiniz. Ya da İstanbul’un üçte birinin kendisinin olduğuna, büyük bir icat yaptığına veya 500 tane patent hakkı bulunduğuna inanabilir. Tamamen gerçek dışı olduğu ve herkese gerçek dışı geldiği hâlde kişi buna inanır ve kendi içinde tutarlı birtakım kanıtlarla bunu savunur.” şeklinde konuştu.

Fazla bilgiye maruz kalmak, kişinin paranoyaya olan yatkınlığını ortaya çıkarıcı bir rol oynayabilir!

Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin yanıltıp paranoyaya sebep olduğuna dair henüz bir bulgu olmadığını aktaran Prof. Dr. Oğuz Tan, “Tabii bunu kesin olarak bilemeyiz. Ancak şunu söyleyebiliriz; paranoya hastaları vardır, bir de paranoyaya yatkın olanlar vardır. Fazla bilgiye maruz kalmak, fazla araştırma yapmak ve fazla soruşturmak kişinin paranoyaya olan yatkınlığını besleyip ortaya çıkarıcı bir rol oynayabilir.” dedi.

En önemli faktörlerden birinin madde kullanımı olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Tan, “Esrar dâhil metamfetamin ve kokain çok sıklıkla paranoya durumuna yol açar. Uzun süre alkol kullanımı da paranoya gelişimine yol açabilir.” ifadelerini kullandı.

Paranoyada kişinin hayatındaki diğer bütün alanlar normaldir!

Paranoya yaşayan kişinin, gerçekle düşünceyi birbirinden ayırt edemediğine işaret eden Prof. Dr. Tan, “Düşüncelerinin gerçek olduğuna inanır ve çevresinden kanıt toplar.” dedi.

Paranoya ile şizofreni arasındaki farklara değinen Prof. Dr. Tan, şunları söyledi:

“Şizofrenide de hezeyanlar görülür. Fakat şizofreni hastası kanıt toplamaz ve tutarlı olma kaygısı gütmez. Paranoyada ise kişi kanıt toplar ve tutarlı olma kaygısı güder. Üstelik paranoyada kişinin hayatındaki diğer bütün alanlar normaldir. Kişi işini başarıyla devam ettirir, ailevi sorumluluklarını yerine getirir, çevresiyle ilişkilerini sürdürür. Düzgün konuşur, düzgün anlatır ve dinler. Bu yüzden aile hastalığın şiddetinin farkında olsa da, kişinin hayatındaki diğer alanlar normal olduğu için bazı insanları da kendisine inandırabilir.”

Paranoya ile paranoid kişilik aynı şey değil!

Paranoya ile aşırı şüphecilik, yani paranoid eğilim ya da paranoid kişiliğin aynı şey olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Tan, “Paranoyada tek bir alanda kesin bir inanç vardır. Örneğin ‘beni takip ediyorlar, öldürecekler’, ‘eşim beni aldatıyor’ ya da ‘ben Tanrıyım, peygamberim’ gibi gerçek dışı ama kesin bir inanç söz konusudur.” dedi.

Paranoid eğilimde ise daha çok kuşkuculuk olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tan, “Kişi insanların kötü niyetli olduğuna, kendisine kötülük istediklerine inanır ve buluttan nem kapar. Tek bir belirli alanda gerçek dışı bir inanç yoktur; hayatın her alanında ve her gün kuşkuculuk vardır. Mesela ‘eşim beni aldatıyor’ diye düşünmez ama ‘Neredeydin?, Ne yapıyordun?, Bir yere mi gittin?, Neden bana yalan söyledin?’ gibi kuşkucu düşünceler taşır.” açıklamasını yaptı.

Kişi hasta olduğuna inanmaz!

Paranoid düşüncelerin tedavisinin olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Tan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hastaların önemli bir kısmı tedaviye iyi cevap verir. Tabii maalesef tedaviye cevap vermeyenler de vardır. Tedavi şarttır çünkü kişi durduk yere, tedavi görmeden düzelmez.

En büyük problem, paranoya hastalarında içgörünün olmamasıdır. Kişi hasta olduğuna inanmaz. ‘Siz yanlış biliyorsunuz. Kesinlikle bunun doğru olduğuna inanıyorum’ der. Hastaların büyük bölümü tedaviye inanmadığı için onları ikna etmek ve tedavi etmek zordur.”

Akşam Yemeği Kararsızlığını Bitirmenin Yolları: Bugün Ne Pişirsem Sorusuna Pratik Çözümler - RayHaber
Tanıtım Yazısı

Akşam Yemeği Kararsızlığını Bitirmenin Yolları: Bugün Ne Pişirsem Sorusuna Pratik Çözümler

Saat öğleden sonra dördü geçtiğinde pek çok evde aynı soru duyulmaya başlıyor: “Bugün ne pişirsem?” Bazen bu soruyu yüksek sesle kimse sormuyor; yine de buzdolabının kapağı birkaç kez açılıp kapanıyor, mutfak dolaplarına göz gezdiriliyor ve eldeki malzemeler zihinde eşleştirilmeye çalışılıyor. Asıl yorucu olan çoğu zaman yemeği hazırlamak değil, ne hazırlanacağına 🚆
Bursa Yenişehir Cengiz Kurtoğlu ile Tek Yürek Oldu - RayHaber
MAGAZİN

Bursa Yenişehir Cengiz Kurtoğlu ile Tek Yürek Oldu

Bursa’da Yenişehir Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Uluslararası Altın Biber Festivali kapsamında Türk müziğinin usta isimlerinden Cengiz Kurtoğlu sahne aldı. Osmangazi Millet Bahçesi’ni dolduran binlerce vatandaş, Kurtoğlu’nun yıllara damga vuran şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti.

🚆

Gökhan Türkmen Çanakkale'yi Coşturdu - RayHaber
MAGAZİN

Gökhan Türkmen Çanakkale’yi Coşturdu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin sekizinci konser akşamında Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi, Gökhan Türkmen’in sevilen şarkılarıyla renklendi.

🚆

Türkiye’nin AB’ye İhracatı 8 Ayda 71,8 Milyar Dolara Ulaştı - RayHaber
EKONOMİ

Türkiye’nin AB’ye İhracatı 8 Ayda 71,8 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı Avrupa Birliği’ne satışlar yılın ilk 8 ayında yüzde 3,6 artarak 71,8 milyar dolara ulaştı. Almanya açık ara ilk sıradaki yerini korurken bir AB ülkesine yapılan ihracatın yüzde 107 artması dikkat çekti. Sektörlerde ise 20 milyar doları aşan otomotiv zirvede yer aldı.

🚆