Türkiye yaş meyve ve sebze sektörü, yılın ilk yarısında ihracat gelirlerinde tarihi bir eşik aştı. Tonaj bazında 1 milyon 722 bin 572 tonluk satış gerçekleştiren sektör, gelirini geçen yılın aynı dönemine göre önemli oranda artırdı.
İhracat geliri ocak-haziran döneminde 1 milyar 690 milyon 579 bin dolardan 2 milyar 353 milyon 915 bin dolara yükseldi ve böylece ilk defa 2 milyar dolar sınırı geride bırakıldı.
Alt ürün grupları ve performans
Narenciye, değer bazında sektörün en büyük kalemini oluşturdu. Bu grup 911 milyon 36 bin dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı; narenciye ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre değer açısından yüzde 76 artış gösterdi ve toplam yaş meyve-sebze ihracatının yüzde 39‘unu temsil etti.
Taze meyve ihracatı yüzde 38 artışla 757 milyon 549 bin dolara ulaşırken, taze sebze ihracatı da yüzde 10 artışla 667 milyon 724 bin dolarda gerçekleşti.
Pazar dağılımı
En çok ihracat yapılan ülke Irak oldu; ihracat değeri 601 milyon 112 bin dolar seviyesindeydi. Irak’ı 568 milyon 350 bin dolarla Rusya, 197 milyon 368 bin dolarla Romanya, 167 milyon 801 bin dolarla Almanya ve 112 milyon 426 bin dolarla Ukrayna izledi. Irak ve Rusya, sektör ihracatının yaklaşık yarısını oluşturdu.
Görüşler ve gelecek beklentisi
Türkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, son yıllardaki ihracat artışlarına dikkat çekti. Uçak, sektörün yılın ilk yarısında elde ettiği performansı tarihi olarak nitelendirerek, bu dönemde kaydedilen yüzde 39 artış ve 663 milyon dolarlık farkın önemini vurguladı.
Uçak ayrıca, ilk yarı performansında dış pazarlardaki güçlü talep, birçok üründe yüksek rekolte ve uzun yıllara dayanan ticari ağların etkili olduğunu belirtti. İhracatın ay bazında yükselmeye devam edeceğini ve yıl sonunda sektörün güçlü bir ihracat seviyesine ulaşacağına inandığını söyledi.
Geçen yıl sektörün yıllık ihracatı 3 milyar 703 milyon 611 bin dolar olarak kaydedildi; Uçak, bu yıl toplam ihracatın 4 milyar dolara ulaşmasını beklediğini ifade etti ve Türk tarım ürünlerine yönelik küresel talebin arttığını belirtti.