Avustralya’nın ilk yüksek hızlı tren sistemini geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmalarda üç grup kısa listeye alındı. Newcastle-Sydney Yüksek Hızlı Tren Projesi kapsamında trenlerin yanı sıra sinyalizasyon, depo, operasyon kontrol merkezi ve sistem entegrasyonunu kapsayan paket için Alstom/UGL Ortak Girişimi, ARC Ortak Girişimi ve Hitachi Rail STS Australia seçildi.
Yüksek Hızlı Tren Otoritesi tarafından yürütülen Erken Yüklenici Katılımı süreci, projenin teknik ve ticari çerçevesinin netleştirilmesini amaçlıyor. Avustralya, tamamen yeni bir tren ve demiryolu sistemi geliştirmek yerine, farklı ülkelerde hâlihazırda kullanılan ve operasyonel açıdan kendini kanıtlamış teknolojilerden yararlanmayı planlıyor.
Trenlerin Ötesinde Bir Sistem Paketi
Kısa listeye kalan grupların görevi yalnızca yüksek hızlı trenleri tedarik etmekle sınırlı olmayacak. Paket kapsamında trenlerin teminiyle birlikte demiryolu sistemlerinin, bakım deposunun ve operasyon kontrol merkezinin tasarlanması ve hayata geçirilmesi de bulunuyor.
Bunun yanında gelecekte inşa edilecek hattın farklı sistemlerle entegrasyonu, test süreçleri ve işletmeye alınması da paketin kapsamına giriyor. Bu nedenle seçilen grupların yapısı, demiryolu araçları ile altyapı ve sistem entegrasyonunu birlikte yürütebilecek kapasiteyi yansıtıyor.
Üç Grup Yarışacak
İlk kısa listedeki gruplardan Alstom/UGL Ortak Girişimi, Alstom Transport Australia ile UGL Engineering’den oluşuyor. Böylece yüksek hızlı tren ve demiryolu sistemleri üreticisi Alstom, Avustralyalı demiryolu mühendisliği şirketi UGL ile birlikte teklif veriyor.
ARC Ortak Girişimi ise Siemens Mobility, Siemens Mobility GmbH ve Mott MacDonald Australia ortaklığından meydana geliyor. Bu yapıda Siemens’in demiryolu teknolojileri alanındaki deneyimi, Mott MacDonald’ın mühendislik ve danışmanlık kapasitesiyle bir araya geliyor.
Üçüncü kısa liste Hitachi Rail STS Australia tarafından oluşturuluyor. Hitachi’nin Avustralya’daki yasal kuruluşu üzerinden verilen teklif, şirketin demiryolu araçlarının yanı sıra sinyalizasyon, dijital sistemler ve entegre demiryolu çözümlerindeki faaliyetlerini kapsıyor.
Henüz Nihai İnşaat Sözleşmesi Yok
Erken Yüklenici Katılımı süreci, Avustralya Hükümeti’nin projenin Geliştirme Aşaması sonunda nihai yatırım kararını verebilmesi için maliyet, kapsam, tasarım ve izin süreçlerinin olgunlaştırılmasını hedefliyor.
Bu nedenle üç grubun kısa listeye alınması, projenin inşaat sözleşmelerinin verildiği anlamına gelmiyor. Büyük ölçekli inşaat çalışmalarına ilişkin nihai karar, geliştirme sürecinin tamamlanmasının ardından verilecek.
Tren ve tünel paketlerinin paralel ilerletilmesiyle güncellenmiş tasarım, maliyet ve teslimat takvimlerinin yatırım kararına temel oluşturması amaçlanıyor.
İlk Tünel Paketi De Kısa Listede
Yüksek hızlı tren projesinin tren ve sistem paketinin yanı sıra altyapı tarafında da hazırlıklar sürüyor. Tünel projesi kapsamında Berowra ile Ourimbah arasındaki 1. Bölge Paketi kısa listeye alındı.
Söz konusu paket yaklaşık 35 kilometrelik çift tünel ile Gosford’daki Central Coast istasyonunu içeriyor. Böylece trenlerin kullanacağı yüksek hızlı demiryolu koridorunun önemli bir bölümü için de tasarım ve uygulama seçenekleri değerlendiriliyor.
Newcastle-Sydney Yolculuğu Yaklaşık Bir Saat Olacak
Projenin temel hedeflerinden biri Newcastle ile Sydney arasındaki yolculuk süresini yaklaşık bir saate indirmek. Central Coast bölgesinden ise hattın iki ucuna yaklaşık 30 dakikalık yolculuk süresi hedefleniyor.
Trenlerin özel yüksek hızlı demiryolu hattında saatte 320 kilometreye kadar hızla işletilmesi planlanıyor. Bu performans hedefi, Avustralya’nın mevcut şehirlerarası demiryolu hizmetlerine kıyasla önemli ölçüde daha hızlı bir ulaşım seçeneği oluşturacak.
Kanıtlanmış Teknoloji Tercih Edilecek
Yüksek Hızlı Tren Otoritesi, projenin sıfırdan geliştirilecek deneysel bir tren sistemine dayanmasını istemiyor. Kısa listeye kalan tekliflerin, başka ülkelerde hâlihazırda işletilen ve güvenilirliği kanıtlanmış tren ve demiryolu teknolojilerini temel alması gerekiyor.
Seçilecek sistemlerin Avustralya’nın iklim ve işletme koşullarına, güvenlik standartlarına ve yolcu ihtiyaçlarına uyarlanması bekleniyor. Böylece yeni yüksek hızlı tren ağının geliştirilmesinde teknik risklerin azaltılması ve daha önce farklı pazarlarda test edilmiş teknolojilerden yararlanılması hedefleniyor.
Üç grubun çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak teknik ve ticari teklifler, Newcastle-Sydney yüksek hızlı tren projesinin yatırım kararında önemli bir rol oynayacak. Ancak nihai yatırım kararı verilene kadar Avustralya’nın ilk yüksek hızlı trenlerinin hangi üreticiye ait olacağı veya hangi tren modelinin kullanılacağı kesinleşmiş olmayacak.