Milyonlarca çalışanı ilgilendiren 2027 yılı asgari ücretinin belirlenmesi için süreç aralık ayında başlayacak. Mevcut asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu dönemde yeni ücretin ne kadar olacağı merak edilirken, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’dan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına ilişkin dikkat çeken açıklamalar geldi.
Arslan, komisyondaki temsil yapısının daha adil hale getirilmesi ve karar alma sürecinin demokratikleştirilmesi gerektiğini belirterek, taleplerinin karşılanmaması halinde işçi tarafının görüşmelere katılmayabileceği mesajını verdi.
TÜRK-İŞ’in Kararına Destek
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, geçen yıl komisyonun mevcut yapısını protesto ederek görüşmelere katılmama kararı alan TÜRK-İŞ’in tutumunu desteklediklerini söyledi.
Arslan, komisyonda değişiklik yapılmaması ve TÜRK-İŞ’in aynı tavrını sürdürmesi durumunda işçi kesiminin yeniden masada olmayabileceğini belirtti. 2026 yılı için belirlenen asgari ücretin çalışanların beklentilerini karşılamadığını savunan Arslan, ücretin yıl içerisinde enflasyon karşısında da önemli ölçüde değer kaybettiğini ifade etti.
HAK-İŞ’in aralık ayında başlayacak görüşmeler öncesinde komisyonun yapısının temsilde adalet ve demokratik işleyiş esasları doğrultusunda yeniden düzenlenmesini istediğini aktardı.
Almanya Modeli Gündemde
HAK-İŞ’in önerdiği değişiklik yalnızca komisyonun yapısıyla sınırlı kalmıyor. Arslan, asgari ücretin belirlenmesinde Almanya’daki sisteme benzer bir model uygulanmasını önerdi.
Bu modele göre işçi ve işveren temsilcilerinin bir hakem başkanlığında doğrudan müzakere etmesi, hükümetin ise ücret pazarlığının tarafı olmak yerine tarafların üzerinde uzlaştığı rakamı ilan etmesi öngörülüyor.
Arslan, böyle bir yöntemin çalışanların beklentilerini daha fazla dikkate alan ve toplumsal huzuru destekleyen bir ücret politikasının oluşturulmasına katkı sağlayacağını belirtti.
“Hükümet Harekete Geçmeli”
İşçi temsilcilerinin bulunmadığı bir görüşme sonucunda belirlenecek ücretin çalışanlar tarafından kabul görmesinin zor olacağını savunan Arslan, aralık ayına kadar gerekli düzenlemelerin yapılması için yeterli süre bulunduğunu söyledi.
Hükümete ve işveren temsilcilerine çağrıda bulunan Arslan, asgari ücretin bağımsız ve objektif verilere dayalı biçimde belirlenmesini istedi. Arslan ayrıca ücret tespitinde temel yetkinin işçi ve işveren temsilcilerinin oluşturacağı daha güçlü bir mekanizmada bulunması gerektiğini dile getirdi.
“Geçim Ücreti Haline Geldi”
Asgari ücretin milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendirdiğine dikkat çeken Arslan, ücret belirleme sürecinin Türkiye’nin en geniş kapsamlı toplu pazarlık mekanizmalarından biri olduğunu ifade etti.
HAK-İŞ’in asgari ücretin yalnızca tek bir çalışanın ihtiyaçlarına göre değil, dört kişilik bir ailenin insanca yaşam koşulları dikkate alınarak belirlenmesini savunduğunu belirten Arslan; gıda, kira, ulaşım, enerji ve eğitim gibi temel giderlerin hesaplamalarda daha fazla dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Arslan, mevcut ekonomik koşullar nedeniyle asgari ücretin artık yalnızca “asgari” niteliğinde olmadığını, çalışanların önemli bir bölümü için temel geçim kaynağı haline geldiğini belirterek daha kapsayıcı, gerçekçi ve adil kriterlere dayanan yeni bir sistem kurulması gerektiğini vurguladı.