İsveç’te ceza sorumluluğu yaşı 15’ten 14’e düşürüldü. Parlamento tarafından kabul edilen yeni düzenlemeyle 18 yaşından küçük kişiler için uygulanabilecek hapis cezalarının süresi de uzatıldı.
Parlamentodaki oylamada 281 milletvekili düzenlemeye destek verirken, 66 milletvekili karşı oy kullandı. Değişikliğin, 13 Eylül’de yapılacak genel seçimlerden yalnızca üç gün önce, 10 Eylül’de yürürlüğe girmesi planlanıyor.
İlk Teklif 13 Yaş İçindi
İsveç’teki sağcı hükümet, başlangıçta ceza sorumluluğu yaşının 13’e indirilmesini önermişti. Ancak polis ve cezaevleri de dahil olmak üzere düzenlemeye ilişkin görüşleri alınan 126 kurum ve kuruluşun büyük bölümü bu yaş sınırına karşı çıktı.
Gelen değerlendirmelerin ardından hükümet teklifini değiştirerek ceza sorumluluğu yaşının 14’e indirilmesini öngören düzenlemeyi parlamentoya sundu.
Çocuklara Daha Uzun Hapis Cezası
Yeni düzenlemeyle yalnızca ceza sorumluluğu yaşı değiştirilmedi. 18 yaşından küçükler için hapis cezalarında uygulanan indirimler de azaltıldı.
Böylece ağır suçlardan hüküm giyen çocukların daha uzun süre hapis cezası almasının önü açıldı. Yeni düzenleme kapsamında 18 yaşından küçük kişilerin 18 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilmesi mümkün hale geldi.
İsveç’te özellikle uyuşturucu çeteleri arasındaki çatışmaların ve bağlantılı şiddet olaylarının artması, hükümetin daha sert ceza politikalarına yönelmesinde etkili oldu.
Seçim Öncesinde Tartışma Yarattı
Düzenlemenin genel seçimlerden yalnızca üç gün önce yürürlüğe girecek olması da dikkat çekti. Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki azınlık muhafazakâr hükümeti, aşırı sağcı İsveç Demokratları’nın desteğiyle görevini sürdürüyor.
Seçim öncesindeki kamuoyu yoklamalarında ise merkez sol partilerin sağ partilerin az farkla önünde olduğu görülüyor.
Türkiye’de Ceza Sorumluluğu Yaşı 12
Türkiye’de ise Türk Ceza Kanunu’na göre ceza sorumluluğu yaşı 12 olarak uygulanıyor. Ayrıca cinayet gibi ağır suçlarda çocuklara müebbet hapis cezası verilmesinin önünü açan bir düzenleme kısa süre önce yasalaştı.
Söz konusu düzenleme, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından insan hakları ve çocuk hakları açısından eleştirildi.