Moskova ile Londra arasında Ukrayna savaşı nedeniyle devam eden gerilim, İngiliz yapımı insansız hava araçlarının Rusya topraklarına yönelik saldırılarda kullanıldığı iddialarıyla yeni bir boyut kazandı. Rusya’nın Londra Büyükelçiliği, söz konusu iddiaların İngiltere’nin savaşa giderek daha fazla dahil olduğunu gösterdiğini savundu.
İngiliz basınında yer alan haberlerde, iki İngiliz şirketinin geliştirdiği drone sistemlerinin son altı ay içerisinde Rusya’nın iç kesimlerindeki hedeflere yönelik saldırılarda kullanıldığı ileri sürüldü. İngiltere Savunma Bakanlığı ise bu sistemlerin söz konusu saldırılarda kullanıldığını doğrulamadı.
Moskova’dan Londra’ya Sert Mesaj
Rusya’nın Londra Büyükelçiliği, İngiliz basınındaki iddiaların Londra yönetiminin Ukrayna savaşındaki tutumuna ilişkin önemli göstergeler içerdiğini öne sürdü. Büyükelçilik, İngiltere’nin Ukrayna üzerinden Rusya’ya mümkün olan en yüksek zararı vermeye çalıştığını iddia etti.
Açıklamada, İngiltere’nin çatışmaya katılımının artmasının “kaçınılmaz olarak sonuçlar doğuracağı” ifade edildi. Moskova, İngiltere’nin savaşa daha fazla dahil olması halinde ödeyeceği bedelin de artacağını savunurken, olası karşılığın ne olacağı konusunda ayrıntı paylaşmadı.
İddialara göre İngiliz yapımı drone sistemleri, Volgograd ve Yaroslavl bölgelerindeki petrol rafinerilerinin yanı sıra Rusya’nın askeri ve lojistik altyapısına yönelik saldırılarda kullanıldı.
İngiliz Yapımı Nyan Dikkat Çekti
Saldırılarda kullanıldığı öne sürülen sistemlerden birinin, BAE Systems bünyesinde faaliyet gösteren Callen-Lenz tarafından geliştirilen jet motorlu Nyan olduğu belirtildi. Diğer drone üreticisinin ismi ise güvenlik gerekçesiyle açıklanmadı.
İngiltere Savunma Bakanlığı, Moskova’nın suçlamalarına ilişkin açıklamasında Ukrayna’ya yönelik desteğin sürdürüleceğini bildirdi. Londra, Kiev’in Rusya’nın saldırılarına karşı kendisini savunabilmesi için ihtiyaç duyduğu ekipmanların sağlanmaya devam edeceğini belirtti.
İngiltere’den Ukrayna’ya 150 Bin Drone Desteği
İngiltere, Ukrayna’ya yönelik insansız hava aracı desteğini 2026 yılında önemli ölçüde artırma kararı aldı. İngiltere Savunma Bakanlığı, haziran ayında yıl sonuna kadar Ukrayna’ya 150 bin drone gönderileceğini açıkladı.
Yaklaşık 752 milyon sterlin değerindeki destek paketinde 350’den fazla hava savunma füzesi ve radar sistemleri de bulunuyor. Paket için gerekli finansmanın, dondurulan Rus devlet varlıklarından elde edilen gelirlerle desteklenen 2,26 milyar sterlinlik kredi mekanizması üzerinden karşılanması planlanıyor.
Destek kapsamında gönderilecek sistemlerin önemli bir bölümünün Ukrayna’da üretilmesi öngörülürken, İngiliz şirketlerinin geliştirdiği drone sistemlerinin Rusya içindeki hedeflere yönelik saldırılarda kullanıldığı iddiaları Londra ile Moskova arasındaki tartışmayı daha da büyüttü.
Ukrayna’nın Uzun Menzilli Saldırıları Artıyor
Ukrayna, 2026 boyunca Rusya’nın askeri sanayisini, enerji tesislerini ve lojistik altyapısını hedef alan uzun menzilli saldırılarını yoğunlaştırdı. Bağımsız çatışma izleme kuruluşu Acled’in verilerine göre temmuz ayında gerçekleştirilen saldırıların sayısı ocak ayındaki seviyenin yaklaşık üç katına çıktı.
Ukrayna’nın geliştirdiği FP-1 tipi insansız hava araçları ve Flamingo seyir füzelerinin sınırdan yaklaşık 2 bin 400 kilometre uzaklıktaki hedeflere ulaşabildiği belirtiliyor. İngiliz yapımı sistemlerin de bu kapasiteye eklenmesi, Rusya’nın cephe hattından uzaktaki askeri, enerji ve lojistik tesislerine yönelik riskleri artırıyor.
Rusya’nın Hava Savunması Daha Geniş Alana Yayılıyor
Uzun menzilli saldırıların yoğunlaşması, Rusya’nın hava savunma sistemlerini daha geniş bir coğrafyaya yaymasını gerektiriyor. Saldırılar aynı zamanda sivil bölgelerin etkilenmesi ve can kayıpları konusunda endişeleri artırıyor.
Moskova’nın İngiltere’ye yönelik son açıklaması, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya verdiği askeri desteğin niteliği konusunda devam eden tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. İngiliz yapımı drone sistemlerinin Rusya’nın iç bölgelerindeki hedeflerde kullanıldığı iddialarının doğrulanması halinde, İngiltere ile Rusya arasındaki gerilimin daha da tırmanabileceği değerlendiriliyor.