ABD’de New York Şehri yönetimi ile Metropolitan Transportation Authority (MTA), Aşağı Manhattan’daki bazı metro istasyonlarında sıcaklığı azaltmak ve ortaya çıkan fazla ısıyı daha sonra kullanmak amacıyla termal enerji ağı kurulmasının fizibilitesini araştıracak. Çalışma, özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıklara ulaşan Brooklyn Bridge–City Hall ve Chambers Street J/Z istasyon komplekslerine odaklanacak.
2025 yazında Aşağı Manhattan’da ortalama sıcaklıkların 96 Fahrenheit seviyelerine ulaşması, yer altındaki metro istasyonlarında ısı sorununu yeniden gündeme getirdi. Brooklyn Bridge–City Hall istasyonu da metro ağının en sıcak noktalarından biri olarak öne çıkarken, hazırlanacak fizibilite çalışmasıyla uygulanabilecek soğutma kapasitesinin ve enerji maliyetlerinde sağlanabilecek olası tasarrufların belirlenmesi hedefleniyor.
Henüz Kesin Bir Sıcaklık Hedefi Belirlenmedi
Proje için açıklanan fizibilite çalışması, istasyon sıcaklığını belirli bir derece düşürmeyi garanti eden hazır bir sistem niteliği taşımıyor. Öncelikle teknik olarak ne kadar soğutma sağlanabileceği, sistemin altyapıya nasıl uygulanacağı ve işletme maliyetlerinin ne seviyede olacağı araştırılacak.
New York yönetimi, radyant soğutma teknolojisinin geleneksel klima çözümlerine göre yüzde 25 ila 35 arasında daha yüksek enerji verimliliği sağlayabildiğini belirtiyor. Ancak bu oran, genel teknolojiye ilişkin bir değerlendirme niteliğinde bulunuyor ve planlanan metro uygulamasının ulaşacağı performansı göstermiyor.
MTA, yaklaşık bir asırlık metro altyapısında soğutma işleminin teknik açıdan zor olduğunu belirtiyor. İstasyonlardaki açık girişler ve havalandırma noktaları sıcak havanın sistem içerisinde dolaşmasına neden olurken, 6 numaralı hattın terminalinde bekleyen trenlerden yayılan ısı da Brooklyn Bridge–City Hall istasyonundaki sıcaklığı artırıyor.
Radyant Sistem Isıyı Yer Altına Taşıyacak
İncelenen sistemde daha soğuk yüzeyler oluşturmak için duvar ve tavanlara yerleştirilecek panellerden veya zemine gömülecek borulardan soğutulmuş su geçirilmesi planlanıyor. Bu yüzeyler, istasyon ortamındaki ısıyı doğrudan emerek sıcaklığın düşürülmesine yardımcı olacak.
Toplanan ısı ise Chambers Street’te kullanılmayan merkez platformun altında oluşturulabilecek jeotermal sondaj kuyularına aktarılacak. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, değerlendirmeye alınan sondajların yaklaşık 500 ila 600 feet, yani 150 ila 180 metre derinliğe ulaşabileceğini belirtti.
Kullanılmayan platformun bu amaçla değerlendirilmesi, aktif yolcu alanlarını büyük bir inşaat çalışmasına maruz bırakmadan teknolojinin araştırılmasına imkan sağlayacak.
Fazla Isı Kışın Yeniden Kullanılabilecek
Planlanan termal enerji ağı yalnızca metro platformlarını serinletmeyi hedeflemiyor. Yaz aylarında metro kompleksinde ortaya çıkan fazla ısının yer altında depolanması ve soğuk dönemlerde yeniden kullanılması da sistemin önemli unsurlarından biri olacak.
Brooklyn Bridge–City Hall ve potansiyel olarak Chambers Street çevresinde toplanacak termal enerjinin jeotermal kuyularda saklanması, kış aylarında ise yakınlardaki belediye binalarının ısıtılmasında kullanılması değerlendiriliyor. Böylece yazın metro sistemindeki fazla ısının yalnızca uzaklaştırılması yerine enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi amaçlanıyor.
Fizibilite çalışması, bu ısı transferinin teknik açıdan uygulanabilir olup olmadığını ve belediye açısından ne ölçüde enerji tasarrufu sağlayabileceğini ortaya koyacak.
Çalışma Sonrası Tasarım Aşamasına Geçilecek
Fizibilite çalışmasına ilişkin sözleşmenin 2026 sonbaharında verilmesi bekleniyor. Jeotermal sistemin uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşılması halinde tasarım çalışmalarının 2027 yılının başlarında başlaması planlanıyor.
Projenin hayata geçirilmesi durumunda New York yönetimi, sistemi ABD’deki bir toplu taşıma sisteminde uygulanan ilk Termal Enerji Ağı örneği haline getirmeyi hedefliyor. Başarılı olması halinde proje, metro istasyonlarında aşırı sıcaklığın azaltılmasının yanı sıra atık ısının depolanarak binaların ısıtılmasında kullanılmasına yönelik yeni bir model oluşturabilir.