Mersin Yenişehir Belediyesi tarafından iklim krizine dirençli ve sürdürülebilir arıcılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen Manavşa Arı Merası ve Ekolojik Tarım Havzası Projesinde bal sağımı için hazırlıklar sürüyor. Arıların taşınmadığı ve şeker takviyesi yapılmadığı projede, tıbbi ve aromatik bitkilerle desteklenen doğal üretim modeli uygulanıyor.
Proje kapsamında kovan başına yaklaşık 10 kilogram doğal ve ilaçsız bal elde edilmesi hedefleniyor.
Dört Mahallede Ekolojik Üretim Modeli
Yenişehir Belediyesi’nin yürüttüğü proje, Değirmençay, Turunçlu, Karahacılı ve Uzunkaş mahallelerini kapsayan tarım havzasında uygulanıyor.
Doğal yapısıyla çanak vadi özelliği taşıyan bölgede, düşük su ihtiyacına sahip ve arılar için önemli nektar ile polen kaynakları oluşturan züfa, tıbbi ada çayı, tıbbi nane ve ıtır gibi bitkilerin üretimi destekleniyor.
Proje kapsamında üreticilere bitki fidelerinin yanı sıra ekim, bakım, hasat ve ürün yönetimi konularında da destek veriliyor.
Tıbbi Bitkiler Arılara Doğal Besin Sağlıyor
Yenişehir Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Eylem Parlak Emre, projenin iklim değişikliğine uyum, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kırsal kalkınmayı birlikte ele alan bir üretim modeli olduğunu belirtti.
Emre, akademisyenler ve kooperatiflerle yapılan çalışmalar sonucunda bölgeye uygun bitki türlerinin belirlendiğini ve Değirmençay Mahallesi’nde üreticilere örnek olması amacıyla bir koleksiyon bahçesi oluşturulduğunu ifade etti.
Manavşa Arı Merası’nın da projenin önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirten Emre, arıcılığı yalnızca bal üretimi olarak değil, ekosistemin devamlılığı açısından önemli bir doğal süreç olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Amaç İklim Krizine Dirençli Arıcılık
Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy, projenin yaklaşık 1,5 yıldır sürdüğünü belirtti.
İklim krizinin bitkilerin çiçeklenme dönemlerini değiştirdiğine dikkat çeken Beştoy, bunun arıcıların üretim planlamasını zorlaştırdığını söyledi. Projede değişen iklim koşullarında kovanların nasıl yönetilebileceği ve arılara hangi şartlarda müdahale edilmesi gerektiği konusunda çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.
Beştoy, çalışmanın hem bilimsel bir AR-GE faaliyeti hem de sahada uygulanan bir proje olduğunu belirterek bölgenin binlerce yıllık arıcılık geçmişine de dikkat çekti.
Arılar Taşınmadan Ve Şeker Takviyesi Yapılmadan Üretim
Projede arıların doğal koşullara uygun şekilde yaşaması ve üretim yapması hedefleniyor. Bu doğrultuda kovanlar farklı bölgelere taşınmıyor ve arılara şeker takviyesi yapılmıyor.
Mevcut kovanlardan bu yıl kovan başına yaklaşık 10 kilogram bal elde edilmesi bekleniyor. Bal sağımının ise ağustos ayının sonu veya eylül ayının başında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Projenin uzun vadeli hedefleri arasında elde edilen bilgi ve deneyimin bölgedeki diğer arıcılarla paylaşılması ve doğal üretim anlayışının yaygınlaştırılması bulunuyor.
Doğal Bal Üretimi Desteklenecek
Proje ile yalnızca bal üretiminin artırılması değil, doğal, katkısız ve ilaçsız ürünlerin tüketiciyle buluşturulması da amaçlanıyor.
Yenişehir Belediyesi AR-GE birimi, Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Kalkınma Ajansı başta olmak üzere farklı kurum ve kuruluşların katkı sunduğu çalışma, arıcılığın iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesine yönelik bir model oluşturmayı hedefliyor.
Başkan Özyiğit: Geleceği Birlikte İnşa Ediyoruz
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, küresel ısınma ve iklim krizinin arı popülasyonunu da tehdit ettiğini belirterek, arıların korunmasının ekolojik denge açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Manavşa Projesi ile geleneksel yayla arıcılığını modern ve ekolojik yöntemlerle buluşturduklarını ifade eden Özyiğit, bölgede su ihtiyacı düşük, arılar açısından zengin nektar ve polen kaynağı sağlayan bir flora oluşturduklarını söyledi.
Özyiğit, Kizzuwatna’dan Toroslar’a uzanan arıcılık mirasını koruyarak geleceğe taşımayı amaçladıklarını belirterek, Manavşa’da atılan adımların önümüzdeki yıllarda daha büyük bir ekolojik ve ekonomik değere dönüşeceğine inandığını kaydetti.