Zeytinyağında yeni sezon hazırlıkları sürerken üretici ve sektör temsilcileri Manisa Ticaret Borsası’nda düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Sektörün mevcut durumu ve yeni sezondaki beklentilerin değerlendirildiği buluşmada üretim maliyetlerinden iklim değişikliğine, işçilik giderlerinden depolamaya kadar birçok konu ele alındı.
Toplantının öne çıkan başlıkları arasında ihracat, ABD’nin uyguladığı yeni gümrük vergisi, taklit ve tağşişle mücadele ile Manisa zeytin ve zeytinyağının markalaşması yer aldı.
ABD Vergisi İhracatçıyı Zorluyor
Sektör temsilcileri, üretim kapasitesinin artırılmasının yanı sıra zeytin ve zeytinyağının daha yüksek katma değerle pazarlanmasının önemine dikkat çekti. Ancak ABD pazarında uygulanan yeni gümrük vergisinin Türk ihracatçıları açısından ek maliyet oluşturduğu belirtildi.
Ağustos 2026 itibarıyla ABD’ye ithal edilen zeytinyağına uygulanan gümrük vergisinin yüzde 12,5’e yükselmesi, ihracatçıların rekabet gücü açısından yeni bir sorun olarak değerlendirildi. Manisa Ticaret Borsası, uygulamanın haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle konuyla ilgili resmi girişimlerde bulunduğunu açıkladı.
Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, sektörün yüksek üretim ve işçilik maliyetlerinin yanı sıra iklim değişikliği, girdi fiyatları, pazarlama ve fiyat istikrarı gibi sorunlarla da karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Üretici İçin Depolama Kapasitesi Önem Taşıyor
Toplantıda zeytinyağında depolama imkanlarının geliştirilmesi gerektiği de vurgulandı. Yeterli depolama kapasitesinin bulunmasının, üreticinin hasat döneminde ürününü düşük fiyatlardan hemen satmak zorunda kalmasının önüne geçebileceği belirtildi.
Zeytinyağının uygun koşullarda muhafaza edilerek piyasa şartlarının daha elverişli olduğu dönemlerde satışa sunulmasının üretici gelirlerini artırabileceği ifade edildi. Bu nedenle depolama altyapısının güçlendirilmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli başlıklardan biri olarak değerlendirildi.
Dökme Üründen Markalı Satışa Geçiş
Manisa’nın zeytin ve zeytinyağındaki üretim gücünün daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesi için dökme satış yerine markalı ve ambalajlı ürünlerin yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi.
Sektör temsilcileri, bölgenin yüksek üretim kapasitesinin marka değeriyle desteklenmesi halinde hem iç hem de dış pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşılabileceğini ifade etti. Markalaşmanın üretici gelirlerinin artırılmasının yanı sıra Manisa’nın zeytinyağındaki bilinirliğini de güçlendireceği kaydedildi.
Taklit Ve Tağşişle Mücadele Güçlendirilecek
Toplantının gündeminde tüketici güvenini doğrudan etkileyen taklit ve tağşiş sorunu da yer aldı. Kaliteli üretimin korunması ve sektörde haksız rekabetin önlenmesi için denetimlerin artırılması gerektiğine dikkat çekildi.
Üreticilerin kaliteli ve güvenilir ürün ortaya koymasının yanı sıra tüketicilerin de zeytinyağı konusunda bilinçlendirilmesinin önem taşıdığı belirtildi. Denetim ve bilinçlendirme çalışmalarının birlikte yürütülmesinin sektörün itibarına katkı sağlayacağı ifade edildi.
Kalite Hasattan Depolamaya Kadar Korunmalı
Yeni sezonda elde edilecek ürünün kalitesinin korunması için hasat sonrasındaki işlemlerin de dikkatle yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Zeytinlerin çuval yerine uygun kasalarda taşınması ve hasattan sonra mümkün olan en kısa sürede işlenmesi gerektiği belirtildi.
Zeytinyağının depolanmasında ise ışık, oksijen, yüksek sıcaklık, yabancı maddeler ve yabancı kokulardan korunmasının kalite açısından büyük önem taşıdığı kaydedildi.
Toplantıda sektörün ortak hedefi, Manisa’nın üretimdeki gücünü kalite, markalaşma ve yüksek katma değerli ürünlerle desteklemek olarak öne çıktı. Temsilciler, yalnızca üretim miktarını artırmanın yeterli olmadığı, güvenilir ve kaliteli ürünlerin güçlü markalarla pazarlanmasının sektörün geleceği açısından belirleyici olacağı görüşünde birleşti.