Avrupa Birliği’nin Türk çelik sektörünü yakından ilgilendiren yeni ticaret uygulaması 12 Eylül itibarıyla yürürlüğe girdi. Avrupa Komisyonu, Türkiye ve Çin menşeli kaynaklı çelik hasır ürünlerinin AB’ye ithalatını soruşturma kapsamında kayıt altına alma kararı aldı.
Uygulama doğrudan anti-damping vergisi anlamına gelmiyor. Ancak devam eden soruşturmanın sonucunda ek vergi uygulanmasına karar verilmesi halinde, bugünden itibaren kayıt altına alınan ithalat için belirli şartlar altında geriye dönük vergi tahsil edilmesinin önü açılabilecek.
Kayıt Uygulaması Dokuz Ay Sürecek
Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı uygulama yönetmeliğine göre kayıt işlemi dokuz ay boyunca devam edecek. Bu süreçte AB üyesi ülkelerin gümrük makamları, Türkiye ve Çin’den gelen soruşturma kapsamındaki ürünlerin ithalatını kayıt altına alacak.
Düzenlemenin kapsamına düz tellerin kaynaklanmasıyla oluşturulan ızgara, ağ, kafes ve çit türündeki ürünler giriyor. Kaplamalı veya kaplamasız, galvanizli ya da galvanizsiz ürünlerin yanı sıra rulo şeklinde sunulan bazı ürünler de uygulama kapsamında bulunuyor.
Söz konusu ürünler 7314 20 90, 7314 31 00 ve 7314 39 00 gümrük tarife kodları üzerinden tanımlanıyor.
Türkiye İçin Yüzde 44-51 Damping İddiası
Soruşturmanın başlangıcında Avrupa Kaynaklı Çelik Hasır Üreticileri Birliği tarafından 20 Nisan’da yapılan şikâyet bulunuyor. Şikâyeti destekleyen üreticilerin, AB’deki toplam kaynaklı çelik hasır üretiminin yüzde 25’inden fazlasını temsil ettiği belirtiliyor.
Başvuruda Türkiye’den gerçekleştirilen ithalat için hesaplanan damping marjının yüzde 44 ile yüzde 51 arasında olduğu ileri sürülüyor. Çin menşeli ürünler için öne sürülen damping oranı ise yüzde 26 ile yüzde 73 arasında değişiyor.
Dosyada Türkiye için zarar giderme seviyesinin de yüzde 41 olduğu iddiası yer alıyor.
Ancak söz konusu oranların kesinleşmiş anti-damping vergileri olmadığına dikkat çekiliyor. Avrupa Komisyonu, soruşturmanın mevcut aşamasında gelecekte uygulanabilecek yükümlülüğün tutarını belirlemenin mümkün olmadığını ve şikâyetteki hesaplamaların yalnızca bilgi amacı taşıdığını belirtiyor.
Geriye Dönük Vergi İhtimali Gündemde
İthalatın kayıt altına alınmasının Türk ihracatçı açısından en önemli sonucu soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkabilir. Komisyon, inceleme sonucunda anti-damping vergisi uygulanmasına karar verir ve gerekli yasal koşullar oluşursa, kayıt döneminde gerçekleştirilen ithalat için de geriye dönük vergi tahsil edilebilecek.
Dolayısıyla 12 Eylül’de başlayan uygulama henüz doğrudan bir ek mali yük getirmese de Türk şirketleri açısından gelecekte oluşabilecek maliyetlere ilişkin belirsizliği artırıyor.
AB pazarına kaynaklı çelik hasır ürünleri gönderen ihracatçıların özellikle uzun vadeli fiyat teklifleri ve teslimat sözleşmelerinde olası anti-damping vergisi riskini dikkate alması önem kazanıyor. Uygulanacak nihai vergi oranı ise soruşturmanın tamamlanmasının ardından belli olacak.
Türk Çelik İhracatçısının AB Riski Artıyor
Avrupa Birliği, Türkiye’nin demir ve çelik ihracatında en önemli pazarlardan biri olmayı sürdürüyor. Bu nedenle belirli bir ürün grubuna yönelik soruşturmanın kayıt aşamasına taşınması, Türk çelik sektörü açısından yakından takip edilmesi gereken yeni bir ticaret engeli oluşturuyor.
Bununla birlikte kararın yalnızca kaynaklı çelik hasır ürünlerini kapsadığı vurgulanıyor. Dolayısıyla uygulamanın Türkiye’nin AB’ye gerçekleştirdiği bütün çelik ihracatına yönelik olduğu değerlendirmesinin yapılmaması gerekiyor.
Bundan sonraki süreçte gözler Avrupa Komisyonu’nun soruşturma sonucunda damping yapıldığı ve bunun AB üreticilerine zarar verdiği yönünde bir karar verip vermeyeceğine çevrilecek. Böyle bir sonuca ulaşılması halinde bugün başlayan dokuz aylık kayıt dönemi, Türk ihracatçıları açısından geriye dönük vergi riski nedeniyle önemli bir maliyet kalemine dönüşebilecek.