Küresel petrol piyasasında yaşanan peş peşe arz sorunları, benzin ve motorin fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle rafinerilerde oluşan yüksek marjlar, yalnızca ham petrol arzında değil, işlenmiş petrol ürünlerinde de ciddi bir sıkışıklık yaşandığına işaret ediyor.
Rafineri Marjı Altı Ayda Üç Katına Ulaştı
Akdeniz havzasında 27 Şubat’ta varil başına 27 dolar seviyesinde bulunan rafineri marjı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından mart ayında 47,5 dolara yükseldi. Marj, eylül ayında ise 81 doları test etti.
Böylece Akdeniz’deki rafineri marjı yaklaşık altı aylık dönemde üç katına çıkmış oldu.
Rafineri marjı, ham petrolün işlenmesi sonucunda ortaya çıkan benzin, motorin ve jet yakıtı gibi ürünlerin değeriyle kullanılan ham petrolün maliyeti arasındaki farkı ifade ediyor. Marjlardaki hızlı yükseliş, rafinerilerin yeterli miktarda işlenmiş ürün sağlayamadığına ve arz sıkışıklığının derinleştiğine işaret ediyor.
İran Savaşıyla Başlayan Baskı Rusya’yla Arttı
Petrol piyasasında arz açısından ilk büyük kırılma, 28 Şubat’ta başlayan İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tıkanmayla ortaya çıktı. Bu gelişmenin ardından Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, Rusya’nın rafinaj kapasitesinde düşüşe neden oldu.
Moskova’nın akaryakıt ihracatına yönelik kısıtlamaları da uluslararası piyasalara ulaşan işlenmiş petrol ürünlerinin miktarını aşağı çekti.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, küresel rafinerilerin günlük ham petrol işleme miktarı temmuz ayında önceki aya göre 1,8 milyon varil arttı. Buna karşın toplam işleme miktarı geçen yılın aynı döneminin yaklaşık 5 milyon varil altında kaldı.
Deniz yoluyla yapılan petrol ürünü ticareti de yıllık bazda günlük 3,8 milyon varil geriledi. Rusya, Orta Doğu ve Asya’nın motorin ihracatında yaşanan günlük 1,3 milyon varillik azalma, küresel deniz yoluyla motorin ticaretinin yaklaşık beşte birine denk geldi.
Motorin Marjlarında Rekor Seviyeler Görüldü
Arz sıkışıklığının en güçlü şekilde hissedildiği petrol ürünlerinin başında motorin geliyor. Avrupa’da motorin rafineri marjı eylül ayının başında varil başına 78,91 dolara çıkarak rekor seviyeye ulaştı.
ABD piyasasında da motorin rafineri marjında ilk kez 100 dolar seviyesi aşıldı. Gün içindeki işlemlerde marj 108,02 dolara kadar yükseldi.
Ortaya çıkan tablo, petrol piyasasında yalnızca ham petrol arzının değil, rafinerilerin ham petrolü benzin, motorin ve diğer ürünlere dönüştürerek piyasaya sunabilme kapasitesinin de fiyatların belirlenmesinde kritik hale geldiğini gösteriyor.
Türkiye’de Akaryakıt Fiyatları Neden Yükseliyor?
Küresel rafineri marjlarındaki hareketlilik Türkiye’deki akaryakıt fiyatları açısından da önem taşıyor. Türkiye’de benzin ve motorin fiyatlarının hesaplanmasında Akdeniz piyasasında oluşan petrol ürünü fiyatları temel referanslardan biri olarak kullanılıyor.
Türkiye benzin ihtiyacının büyük bölümünü yurt içindeki rafinerilerden karşılıyor. Motorinde ise dışa bağımlılık daha yüksek seviyede bulunuyor. Motorin ihtiyacının yüzde 53’ü yurt içinde üretilirken yüzde 47’lik bölüm ithalat yoluyla karşılanıyor.
Bu nedenle Akdeniz piyasasında motorin ve diğer petrol ürünlerinin fiyatlarının yükselmesi, Türkiye’deki pompa fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Eşel Mobil Sistemi Fiyat Baskısını Sınırlamayı Amaçlıyor
Küresel piyasalardaki fiyat artışlarının tüketicilere doğrudan ve yüksek oranda yansımasını sınırlamak amacıyla 5 Mart’ta yeniden devreye alınan Eşel Mobil sistemi de fiyat oluşumunda etkili oluyor.
Sistemle birlikte uluslararası petrol fiyatlarında yaşanan artışların belirli bölümünün vergiler üzerinden dengelenmesi ve böylece küresel fiyat hareketlerinin pompa fiyatlarına yansımasının sınırlandırılması amaçlanıyor.
Ancak küresel ölçekte rafineri marjlarının yüksek seviyelerde kalması, özellikle motorinde Türkiye’nin ithalata olan ihtiyacı nedeniyle akaryakıt fiyatları üzerindeki baskının devam edebileceğine işaret ediyor.