Romanya’nın Suceava kenti yakınlarındaki Dragomirna Manastırı’nın ana giriş holünde bulunan taş levhanın yaklaşık 2200 yıldan daha eski olduğu ortaya çıktı. Manastırın 1602-1609 yılları arasında Metropolit Anastasius Krymka’nın girişimleriyle inşa edildiği bilinirken, Helenistik döneme ait antik levhanın yüzyıllar sonra manastıra nasıl ulaştığı ise kesin olarak bilinmiyor.
Taşın Üzerindeki Yazıt Bir Kararname
Levha üzerindeki yazıtın çözümlemesi ilk kez Mart 1885’te Leipzig’de yayımlanan bir epigrafi dergisinde yer aldı. Metnin, Antik Yunancanın Atina ve İyonya’da kullanılan İyon-Attika lehçesiyle yazıldığı ve yaklaşık MÖ 3. yüzyıla tarihlendiği belirlendi.
Uzmanların değerlendirmelerine göre yazıt, bir kararname niteliği taşıyor. Belgede, bir Yunan kentinin başka bir şehirden gelen kişiye verdiği onursal vatandaşlık statüsü olan “proxenia” ile ilgili bir karar yer alıyor.
2200 Yıllık Yazıtta Bir Mimarın Adı Var
Yazıtın okunmasıyla kararın Nicobulus’un oğlu Epikrates adlı bir mimarla ilgili olduğu anlaşıldı. Epikrates’in, daha sonra Konstantinopolis’in kurulacağı Bizans kentinden geldiği belirlendi.
Ancak mimara bu özel statüyü veren kentin adı, levhanın hasar gören bölümünde bulunduğu için günümüze ulaşmadı. Yazıt, 1887 yılında Romanya’da tarihçi Grigore Tocilescu tarafından da yayımlandı.
Tarihçi D. M. Pipidi ise 1950’li ve 1960’lı yıllarda yaptığı çalışmalarda kararnamenin İstria veya Tomis tarafından çıkarılmış olabileceğini öne sürdü. Her iki yerleşimin geçmişinin de MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Milet tarafından kurulan kolonilere dayandığı belirtiliyor.
Epikrates Neden Onurlandırıldı?
Kararnameyle mimar Epikrates’e yeni kentte özel bir statü verildiği anlaşılıyor. Epikrates’in bölgeye resmi bir görev kapsamında gelmiş olabileceği düşünülse de hangi çalışmaları gerçekleştirdiğine ilişkin kesin bilgiler bulunmuyor.
MÖ 3. yüzyılda Bizans ve Calatis arasında Tomis ticaret merkezinin kontrolü konusunda mücadele yaşanıyordu. İstria’nın da daha sonra bu çatışmaya dahil olduğu belirtiliyor.
Bu süreçte bölgeye gelen Epikrates’in, çatışmalar nedeniyle zarar gören yapıların onarımında görev almış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak mimarın bölgedeki faaliyetlerinin ayrıntıları yazıtta açık biçimde yer almıyor.
Antik Levha Manastıra Nasıl Ulaştı?
Helenistik döneme ait taş levhanın yüzyıllar sonra Dragomirna Manastırı’na nasıl getirildiği konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Tarihsel kaynaklarda yer alan ihtimallerden birine göre taş, Dobruca’dan Moldova’ya seyahat eden keşişler veya tüccarlar tarafından bölgeye taşınmış olabilir.
Başka bir ihtimale göre ise levha önce Braila ya da Galati’ye, ardından Suceava’ya ulaştı. Manastırın inşası sırasında üzerindeki yazılar ve dikkat çekici görünümü nedeniyle fark edilen taşın, daha sonra ana giriş holünün zeminine yerleştirildiği değerlendiriliyor.
Böylece yaklaşık 2200 yıllık bir döneme ışık tutan antik yazıt, yüzyıllar sonra farklı bir yapının parçası olarak günümüze kadar ulaşmış oldu.