Suudi Arabistan’ın petrol ihracat rotasında, Doğu-Batı Boru Hattı’nın drone saldırıları nedeniyle devre dışı kalmasının ardından önemli bir değişiklik yaşandı. Ülkenin doğusundaki petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na uzanan hattın kullanılamaması, Suudi petrolünün yeniden Hürmüz Boğazı güzergahına yönelmesine neden oldu.
Yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı Boru Hattı, Suudi petrolünün Hürmüz Boğazı’ndan geçirilmeden Kızıldeniz’e ulaştırılmasını sağlıyordu. Saldırılar sonrasında hattın devre dışı kalmasının küresel petrol arzından günlük 4-5 milyon varili çıkardığı belirtiliyor.
Suudi Petrolü Yeniden Hürmüz’e Yöneldi
Suudi Arabistan’ın petrol ihracatında normal şartlarda ülkenin doğusundaki terminaller önemli rol oynuyor. Ras Tanura ve Ras al-Ju’aymah terminallerinden yüklenen tankerler, Hürmüz Boğazı’nı geçerek özellikle Asya pazarlarına ulaşıyor.
Hürmüz güzergahı, Asya’ya petrol taşımacılığında mesafe ve maliyet açısından en kısa rotalardan biri olarak öne çıkıyor. Doğu-Batı Boru Hattı’nın devre dışı kalmasıyla birlikte Suudi petrolünün bir bölümü yeniden bu güzergaha taşınmaya başladı.
Ship-To-Ship Transferleri Artıyor
Boru hattının kapanmasının ardından Umman’ın Sohar açıkları da petrol taşımacılığında kritik bir noktaya dönüştü. Suudi petrolü, Hürmüz Boğazı’nı geçen tankerlerle Sohar açıklarına getiriliyor ve burada başka tankerlere aktarılıyor.
“Ship-to-ship” olarak adlandırılan gemiden gemiye transfer yöntemiyle gerçekleştirilen bu operasyonlarda bazı tankerlerin otomatik tanımlama sistemi olan AIS sinyallerini kapatarak seyretmesi de dikkat çekiyor.
Rystad Energy verilerine göre Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen Suudi petrol ihracatı, eylül ayının ilk iki haftasında günlük 2 milyon varilin üzerine çıktı.
Yanbu’dan Asya’ya İki Farklı Rota
Doğu-Batı Boru Hattı’nın sağladığı alternatif güzergahın devre dışı kalmasıyla Yanbu üzerinden Kızıldeniz’e ulaşan petrol için iki farklı rota ortaya çıkıyor.
Güneye yönelen tankerlerin Babülmendep Boğazı’ndan geçmesi gerekiyor. Ancak Al Jazeera’nın aktardığı bilgilere göre Husilerin Yemen’de Mocha, Dhubab ve Mayyun Adası üzerinde kontrol sağlaması ve Suudi Arabistan’a yönelik deniz ambargosu ilan etmesi, bu rotanın kullanılmasını zorlaştırıyor.
Diğer seçenek ise Kızıldeniz boyunca kuzeye ilerleyerek Süveyş Kanalı’na ulaşmak. Ancak büyük VLCC sınıfı tankerlerin tam yüklü şekilde Süveyş Kanalı’ndan geçememesi nedeniyle farklı bir operasyon gerekiyor.
Petrol Ain Sokhna’da Aktarılıyor
Tam yüklü VLCC tankerlerinin kanaldan geçememesi durumunda petrolün Mısır’daki Ain Sokhna terminalinde kısmen boşaltılması gerekiyor. Buradan petrol, SUMED Boru Hattı aracılığıyla Akdeniz’e taşınıyor ve ardından yeniden tankerlerle sevk ediliyor.
Bu operasyon, Suudi petrolünün Asya pazarlarına ulaştırılması için hem zaman hem de maliyet açısından önemli bir yük oluşturuyor.
Mesafe Neredeyse Dört Katına Çıkıyor
Süveyş ve Kızıldeniz üzerinden ilerleyen uzun güzergahın ardından tankerlerin Cebelitarık Boğazı’nı geçmesi, Atlas Okyanusu üzerinden güneye inerek Ümit Burnu’nu dolaşması ve ardından Hint Okyanusu üzerinden Malakka Boğazı’na ulaşması gerekiyor.
Bu güzergahın yaklaşık 13 bin 140 deniz mili, yani 24 bin 335 kilometre olduğu hesaplanıyor. Buna karşılık Hürmüz Boğazı üzerinden Asya’ya uzanan rota yaklaşık 3 bin 370 deniz mili, yani 6 bin 241 kilometre uzunluğunda.
Aradaki fark, aynı petrolün Asya pazarlarına ulaştırılması için tankerlerin yaklaşık dört kat daha uzun bir mesafe kat etmesi anlamına geliyor.
Yolculuk Süresi Bir Aya Yaklaşıyor
Güzergahın uzaması, tankerlerin sefer sürelerini de doğrudan etkiliyor. Yaklaşık 10 gün süren yolculukların neredeyse bir aya çıkması; yakıt, navlun ve operasyon maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor.
Tankerlerin daha uzun süre seferde kalması, aynı zamanda Suudi petrolünün küresel pazarlara ulaştırılmasında kullanılabilecek taşıma kapasitesini de sınırlandırıyor.
Suudi Arabistan’ın ham petrol yüklemeleri de bu süreçte önemli ölçüde geriledi. Ocak ve şubat aylarında günlük 7,5 milyon varilin üzerinde olan yüklemeler, ağustosta 2,3 milyon varile, eylülün ilk yarısında ise yaklaşık 2,1 milyon varile düştü. Böylece yıl başına kıyasla günlük yüklemelerde yüzde 70’in üzerinde gerileme yaşandı.
Riyad İçin Kısa Ve Uzun Vadeli Plan
Suudi Arabistan açısından kısa vadeli çözüm, Hürmüz-Sohar güzergahının ve gemiden gemiye petrol transferlerinin daha yoğun kullanılması olarak öne çıkıyor.
Uzun vadede ise Doğu-Batı Boru Hattı’nın yeniden faaliyete geçirilmesi önem taşıyor. Rystad Energy, hattın birkaç hafta içerisinde yüzde 40 ila 60 kapasiteyle yeniden çalıştırılabileceğini ve günlük 2,5 ila 3 milyon varil petrol taşıyabileceğini öngörüyor.
Ancak Suudi Arabistan’ın kendi rafinerilerinin ham petrol ihtiyacına öncelik vermesi durumunda, söz konusu kapasitenin yalnızca günlük 500 bin ila 1 milyon varillik bölümünün ihracata ayrılabileceği değerlendiriliyor.