Lockheed Martin’in geliştirdiği, kıtalararası balistik füze (ICBM) tehditlerine karşı ABD’yi korumayı amaçlayan Yeni Nesil Önleyici (NGI) programı, bir buçuk yıllık bir gecikmeyle karşı karşıya. Şirket, bu takvim kaymasını telafi etmek için programı hızlandırmanın yollarını arıyor. Eski Başkan Donald Trump’ın “Altın Kubbe” adını verdiği füze savunma kalkanı projesinden gelecek olası bir finansman artışı, bu gecikmeyi tersine çevirmeye yardımcı olabilir.
Gecikmenin Sebebi ve Atılan Adımlar
Füze Savunma Ajansı (MDA), NGI programındaki bazı riskleri kabul ederek, yarışmayı erken sonlandırmış ve Lockheed Martin ile ortağı L3Harris’i seçmişti. O dönem MDA direktörü olan Korgeneral Heath Collins, tek bir tedarikçiye geçiş kararının finansman öncelikleri nedeniyle alındığını belirtti. Collins’e göre, NGI programının en büyük riski, önleyici için geliştirilen katı yakıtlı roket motorunun tamamlanmasının zaman alması. Bu durum, ilk operasyonel kapasitenin 2028 mali yılının dördüncü çeyreğinden itibaren başlamasını öngören önceki takvimi erteledi.
Lockheed Martin’in NGI başkan yardımcısı Sarah Reeves, gecikmeye rağmen programın teknik titizliğine, kalitesine ve daha büyük silah sistemlerine sorunsuz entegrasyonuna odaklandıklarını söyledi.
Trump’ın “Altın Kubbe” Projesi ve Etkileri
Eski Başkan Trump’ın “Altın Kubbe” projesi, ABD’nin ICBM tehditlerine karşı savunmasını güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu iddialı proje, kamuoyu forumlarında tartışılmasa da, 175 milyar dolarlık bir bütçe ve 2028’e kadar tamamlanma hedefiyle gündeme gelmişti.
“Altın Kubbe” projesinin, mevcut Kara Tabanlı Yurt Savunma (GMD) sistemindeki silolara ek olarak yeni siloların inşasını ve Doğu Yakası’na önleyicilerin yerleştirilmesini içerebileceği belirtiliyor. Bu genişleme, NGI programına önemli bir finansal destek sağlayarak gecikmeleri telafi etme potansiyeli taşıyor.
İnşaat ve İş Birliği Çalışmaları
NGI programının kritik tasarım incelemesi devam ederken, Lockheed Martin aynı zamanda Alabama’daki Cortland tesisinde bir füze montaj binası inşa ediyor. İnşaatın 2026 başında tamamlanması planlanıyor. Reeves, bu projenin küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerle kurulan ortaklıklarla yürütüldüğünü ve bunun “Amerika için bir Altın Kubbe” misyonu için temel bir adım olduğunu vurguladı.