Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin demir yolu sektöründe sürdürülebilir ve çevreci bir dönüşüm başlattığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi AŞ (TÜRASAŞ) tarafından hayata geçirilen Güneş Enerji Santrali (GES) projeleriyle, Milli Hızlı Tren ve Gaziray gibi önemli projelerin enerji ihtiyacının artık güneşten karşılandığını açıkladı.
Sakarya’da Başlatılan Proje ile Yeşil Dönem
Bakanlık olarak 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşma doğrultusunda çalıştıklarını belirten Uraloğlu, bu kapsamda demir yolu araçlarının üretiminde yenilenebilir enerji kullanımına odaklandıklarını vurguladı. Bu vizyonun ilk adımı olarak TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğünde kurulan GES projesinin tamamlandığını ve elektrik üretimine başladığını ifade etti.
Bu projenin sunduğu faydalar ise şöyle sıralandı:
Enerji Maliyetlerinde Düşüş: Üretim için gerekli enerjinin güneşten elde edilmesi, maliyetleri düşürerek rekabet gücünü artırıyor.
Enerji Arz Güvenliği: Kendi enerjisini üreten tesisler, dışa bağımlılığı azaltarak enerji arz güvenliğini sağlıyor.
Çevresel Katkı: Yıllık yaklaşık 1.739 ton karbondioksit salımının önüne geçilerek çevreye önemli bir katkı sağlanıyor.
Bu proje ile yılda yaklaşık 3 milyon 350 bin kilovatsaat elektrik enerjisi üretilecek; bu da yaklaşık 670 hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılamaya denk geliyor.
Sırada Sivas Var: 25 Milyon Liralık Tasarruf Hedefi
Bakan Uraloğlu, yeşil enerji dönüşümünün sadece Sakarya ile sınırlı kalmayacağını, bu projelerin diğer TÜRASAŞ bölge müdürlüklerine de yayılacağını belirtti. İlk olarak TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü’nde GES kurulum çalışmalarının başladığını duyuran Uraloğlu, bu tesisin yıllık ortalama 4 milyon 512 bin kilovatsaat elektrik enerjisi üreteceğini ifade etti.
Sivas’taki bu dev projenin tamamlanmasıyla fabrikanın elektrik ihtiyacının tamamının GES’den karşılanacağı ve ekonomiye yıllık yaklaşık 25 milyon lira katkı sağlanacağı belirtildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bu hamlesi, Türkiye’nin demir yolu sanayisini hem teknolojik hem de çevresel açıdan daha sürdürülebilir bir geleceğe taşıma kararlılığını gösteriyor.