Van’ın Saray ilçesinde yaşanan ve 5 yaşındaki Hamza Özsoy’un hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olay, sokak hayvanları meselesini yeniden gündeme taşıdı. Toplumda hem öfke hem de çaresizlik yaratan bu tür olaylar, farklı kesimlerden gelen öneri ve eleştirileri beraberinde getiriyor.
Araştırmacı yazar Taha Kılınç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sokak köpekleri sorununa ilişkin sert bir çözüm önerisi sundu: “Doğasında yırtıcılık ve çeteleşme bulunan köpeklerin sokaklardan toplanarak kısa sürede topluca itlaf edilmesidir.” Kılınç, bu tür bir kararın önünde çeşitli engeller olduğunu belirtiyor.
Yazarın İddiaları ve Eleştirileri
Kılınç, karşıt grupları birbirine karşı konumlandırarak meseleyi geniş bir çerçevede değerlendirdi. Eleştirileri arasında “mama lobisi”, kamu kaynaklarını israf eden barınak projeleri, şehirli elitlerin gerçek hayat deneyiminden kopuk tavırları ve hayvanseverlik adına yapılmış bazı girişimlerin sorunun ciddiyetini gölgelediği iddiaları yer aldı. Ayrıca dini söylemlerle meseleyi mazur göstermeye çalışan yaklaşımlar da eleştirildi.
Yazar, hayvanlara yönelik duygusal yaklaşımların saldırgan hayvanların toplum için oluşturduğu tehlikeyi görmezden gelmeye neden olduğunu savunuyor. Buna karşın farklı görüşler, hayvan hakları ve etik kaygılar üzerinden itlafı reddediyor.
Mevzuat ve Uygulamadaki Değişiklikler
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 2004 yılında sahipsiz hayvanların yakalanıp barınaklara götürülmesi, kısırlaştırılması, aşılanması ve geri salınmasını zorunlu kıldı; sağlıklı hayvanların keyfi olarak öldürülmesi suç kapsamına alındı. 2024’te TBMM’de yapılan düzenlemelerle bazı istisnalar getirildi: kuduz riski taşıyan, bulaşıcı ya da tedavi edilemeyen hastalığı olan ve insan yaşamı için akut tehlike arz eden hayvanlar için veteriner hekim kararıyla uyutma uygulanması öngörüldü.
Aynı değişiklikle belediyelere, sokaktaki köpekleri toplama, bakımevlerine nakletme ve sahiplendirme yükümlülüğü getirildi. İstanbul Valiliği’nin Nisan 2026 tarihli yazısında, ilçelerin bu görevi yerine getirmemesi hâlinde adli süreç başlatılacağı belirtildi.
| Yasal Düzenleme | Getirdiği Yükümlülük |
|---|---|
| 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu (2004 ve 2024 değişiklikleri) | Yerel yönetimlerin sahipsiz hayvanları toplaması, bakımevlerine nakletmesi; belirli durumlarda veteriner onayıyla uyutma |
| Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliği (2024) | Yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını detaylandırma; barınaklara nakil zorunluluğu |
Uygulama ve Toplumsal Tartışma
Yasalar, hayvanların korunması ile toplum güvenliğini dengelemeye çalışıyor; ancak uygulamada kaynak, kapasite ve siyasi irade eksiklikleri nedeniyle aksaklıklar yaşanıyor. Kılınç gibi bazı kesimler itlaf gibi sert önlemleri savunurken, hayvan hakları savunucuları farklı müdahale ve yönetim modelleri öneriyor.
Sorunun kalıcı çözümü için hem hukuki düzenlemelerin etkin uygulanması hem de toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin dikkate alınacağı kapsamlı stratejiler gerekmektedir. Bu stratejiler; barınak kapasitelerinin artırılması, etkin kısırlaştırma ve aşılama programları, toplumsal bilinçlendirme ve gerektiğinde veteriner onayıyla alınacak koruyucu tedbirleri içermelidir.