Helsinki Büyükşehir Ulaşım Şirketi tarafından başlatılan ve şehrin gelecekteki ulaşım ağını şekillendirecek olan 183 araçlık dev tramvay ihalesinde sular durulmuyor. Finlandiya Piyasa Mahkemesi’nin aldığı son karar, ihalenin en güçlü adaylarından biri olan Škoda Transtech firmasını süreçten dışladı. Demiryolu taşımacılığı dünyasında geniş yankı uyandıran bu gelişme, Škoda Grubu’nun konuyu Finlandiya Yüksek İdare Mahkemesi’ne taşımasıyla yeni bir boyut kazandı. Şirket, nihai karar verilene kadar sözleşmenin imzalanmasını durduracak geçici bir tedbir talebinde bulundu.
Teknik Değerlendirme ve Biçimsel Yaklaşım Tartışması
Škoda Grubu CEO’su Petr Novotný, mahkemenin kararını “tamamen biçimsel ve teknik gerçeklikten uzak” olarak nitelendirdi. Novotný’ye göre, Škoda’nın ihale makamıyla kurduğu proaktif ve çözüm odaklı iletişim, mahkeme tarafından “teklifte esaslı değişiklik yapıldığı” şeklinde hatalı yorumlandı. Bu yorum, şirketin sunduğu teknik çözümlerin şartnameye uymadığı gerekçesiyle dışlanmasına yol açtı.
Novotný, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Piyasa Mahkemesi, sunduğumuz işbirlikçi yaklaşımı aleyhimize çevirdi. Bu durum sadece bizim için değil, Avrupa’daki tüm kamu alımlarının adaleti için tehlikeli bir emsal teşkil ediyor. Teknik olarak sağlam ve işlevsel çözümler, belirsiz biçimsel yorumlarla devre dışı bırakılırsa, bunun bedelini en nihayetinde seyahat eden halk ödeyecektir.”
“Güvenlik Riskleri” İddiaları Kesinlikle Reddedildi
İhale sürecinde Škoda Transtech hakkında yayılan, teknik çözümlerin güvenlik riskleri içerebileceğine dair iddialar ise şirket yönetimi tarafından sert bir dille yalanlandı. Şirket, önerdiği sistemlerin en yüksek uluslararası standartlara sahip olduğunu ve bu tür asılsız söylemlerin Škoda’nın küresel prestijini zedelemeyi amaçladığını savunuyor. Škoda, mahkemenin teknik detayların özüne inmek yerine yüzeysel ayrıntılara odaklandığını ve bunun şeffaf ihale ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguluyor.
İhale Sürecindeki Usulsüzlük İddiaları ve Stadler Seçimi
Škoda Transtech Yönetim Kurulu Başkanı ve Grubu Operasyon Direktörü Zdeněk Sváta, ihale makamının sürecin son aşamasında değerlendirme kriterlerini değiştirdiğini iddia etti. Sváta, bu değişikliğe rağmen ek süre verilmediğini ve yerli üretimi temsil eden Škoda’nın dışlanması için “bahane” arandığını öne sürdü.
Sváta’nın dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise rakipleri Stadler’in teklifinin seçilmesi oldu. Stadler’in sunduğu fiyatın, ihale için ayrılan orijinal bütçenin üzerinde olduğu ve bu durumun Helsinki ile Vantaa belediye meclislerinden ek bütçe onayı gerektirdiği belirtiliyor. Škoda Transtech, kendi tekliflerinin hem ekonomik hem de teknolojik açıdan daha rekabetçi olduğunu, buna rağmen dışlanmalarının hukuka aykırı olduğunu savunuyor.
Hukuki Süreç ve Gelecek Beklentileri
Škoda Transtech, Finlandiya Yüksek İdari Mahkemesi’nden davanın kapsamlı bir şekilde yeniden incelenmesini talep ediyor. Şirket, Avrupa’daki kamu ihalelerinin güvenilirliğini korumak adına bu hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini duyurdu. Eğer geçici tedbir talebi kabul edilirse, Helsinki’nin yeni tramvayları için imzalanacak sözleşme, mahkemenin nihai kararına kadar askıya alınacak. Bu durum, Finlandiya’nın başkentindeki toplu taşıma modernizasyon takviminde önemli gecikmelere yol açabilir. Tüm gözler şimdi Yüksek İdare Mahkemesi’nin vereceği, Avrupa kamu alımları yasaları için kritik öneme sahip olan karara çevrilmiş durumda.