Romanya’nın filosuna katılmak üzere aldığı 16 yeni Alstom Traxx yolcu lokomotifinin, CFR demiryolu ağının bazı bölümlerinde düzenli yolcu hizmetine girebilmesi konusunda teknik risk ortaya çıktı. Lokomotiflerdeki ETCS konfigürasyonu ile mevcut hatlardaki sinyalizasyon altyapısı arasında yaşandığı öne sürülen uyumsuzluğun, filonun ticari işletmeye alınmasını geciktirebileceği değerlendiriliyor.
11 Ağustos tarihli bilgilere göre 16 lokomotiften beşi kabul sürecinde bulunurken teslimatlar devam ediyor. Alstom ise nisan ayında ilk seri üretim Traxx Passenger lokomotifinin pazar onayı için gerekli test programını tamamladığını ve ardından filo dayanıklılık testlerinin gerçekleştirileceğini açıklamıştı.
Etcs Ve Pzb Geçişi Tartışma Konusu
Teknik tartışmanın merkezinde lokomotiflerin ETCS ile PZB sistemleri arasındaki çalışma biçimi bulunuyor. Pro Infrastructure tarafından yapılan değerlendirmeye göre satın alma sürecinde, ayrı ETCS ve PZB ekipmanları yerine lokomotif üzerindeki ETCS sisteminin gerektiğinde otomatik biçimde PZB moduna geçebildiği bir yapı tercih edildi.
Dernek, bu konfigürasyonun CFR altyapısındaki bazı koşullarda beklendiği şekilde çalışmadığını savunuyor. İddiaya göre lokomotif bir ETCS balizini algıladığında, araç üzerindeki sistem hat tarafındaki ETCS ekipmanıyla iletişim kurmaya çalışıyor. Hat üzerindeki ETCS ekipmanının kurulu olmasına rağmen çalışır durumda bulunmaması halinde ise güvenlik mantığı trenin normal şekilde ilerlemesine izin vermeyerek durmasına yol açabiliyor.
Bu nedenle tartışma yalnızca yeni lokomotiflerin eski altyapıyla uyumu üzerinden değil, mevcut ancak aktif olmayan ETCS ekipmanlarının lokomotif üzerindeki koruma sistemiyle nasıl etkileşime girdiği üzerinden yürütülüyor.
Pro Infrastructure Etcs Altyapısının Aktifleştirilmesini İstiyor
Pro Infrastructure, özellikle ETCS Seviye 2 altyapısının daha önce kurulduğu kesimlerde balizlerin tamamen kaldırılmasının kalıcı bir çözüm oluşturmayacağını savunuyor. Derneğe göre asıl çözüm, mevcut sinyalizasyon sisteminin devreye alınması ve lokomotiflerle uyumlu şekilde işletilmesi.
Ancak bu değerlendirme Pro Infrastructure’ın görüşünü yansıtıyor. Mevcut kaynaklar, teknik sorunun kesin olarak çözülemediğini veya 16 lokomotifin tamamının yolcu hizmetinden kalıcı biçimde men edildiğini göstermiyor.
Dolayısıyla şu aşamada söz konusu durum, filonun ticari kullanımına yönelik bir risk olarak değerlendiriliyor. Kabul ve sertifikasyon süreçlerinin tamamlanmasıyla sorunun nasıl sonuçlanacağı henüz netleşmiş değil.
Kabul Süreci Devam Ediyor
Lokomotiflerin ticari hizmete girmesi için yalnızca fiziksel teslimat yeterli bulunmuyor. 4 Ağustos tarihli bir güncellemeye göre LE08 kodlu lokomotif, bir kabul aşamasının ardından CFR Călători’ye teslim edildi. Ancak aracın fiilen yolcu taşımacılığında kullanılabilmesi için Avrupa Araç Siciline kaydedilmesi ve CFR Călători’nin güvenlik sertifikası kapsamına alınması gerekiyor.
LE10 ve LE11 numaralı lokomotiflerin ise ön kabul aşamasında olduğu bildirildi. Mülkiyet devrinin tamamlanması için 2 bin kilometrelik dayanıklılık testinin ve ticari hizmete yönelik nihai kabul işlemlerinin tamamlanması gerekiyor.
11 Ağustos itibarıyla beş lokomotifin kabul sürecinde bulunması da teslimat, kabul, kayıt ve ticari işletmeye geçişin birbirinden ayrı aşamalar olduğunu ortaya koyuyor.
90 Milyon Avroluk Filo İçin Kritik Aşama
Yaklaşık 90 milyon avro değerindeki 16 lokomotiflik filo, CFR Călători’nin modernizasyon programının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak lokomotiflerin düzenli yolcu hizmetine girebilmesi için teknik kabul, dayanıklılık testleri, kayıt ve güvenlik yetkilendirmelerinin tamamlanması gerekiyor.
Bu aşamada en önemli soru, bildirilen ETCS/PZB uyumluluk probleminin kalan kabul ve yetkilendirme süreçleri tamamlanmadan çözüme kavuşturulup kavuşturulamayacağı. Mevcut bilgiler, filonun tamamının kullanılamaz durumda olduğunu göstermiyor; ancak teknik uyumsuzluk iddiasının yolcu işletmesine geçiş sürecinde önemli bir risk oluşturduğunu ortaya koyuyor.