GLP-1 temelli kilo verme ilaçlarının kullanımının yaygınlaşması, tüketicilerin beslenme alışkanlıklarıyla birlikte restoran ve fast food sektöründeki sipariş tercihlerini de değiştirmeye başladı. Avustralya’da 531 yetişkinle yapılan araştırma, GLP-1 kullananların fast food harcamalarında büyük bir düşüş olmadığını, ancak porsiyon, ürün seçimi ve sipariş biçiminde belirgin değişiklikler yaşandığını ortaya koydu.
Harcama Sabit Kaldı, Sipariş Tercihleri Değişti
Ideally tarafından gerçekleştirilen “GLP-1 Sentiment and Snacking in Australia” araştırmasına göre, GLP-1 kullanan Avustralyalıların yüzde 63’ü fast food için yaptıkları harcamanın değişmediğini belirtti. Katılımcıların yüzde 40’ı ise sipariş alışkanlıklarında herhangi bir değişikliğe gitmediğini söyledi.
Buna karşılık değişiklik yapan tüketicilerde daha küçük porsiyonlara ve yüksek proteinli ürünlere yönelim öne çıktı. Büyük menüler yerine daha sade siparişlerin tercih edilmeye başlanması, fast food sektörünün geleneksel menü anlayışı açısından dikkat çekici bir değişim olarak değerlendirildi.
Klasik Menü Modeli Sorgulanıyor
Araştırmada ana yemeklerin tüketiciler açısından önemini koruduğu görüldü. Katılımcıların yüzde 58’i ana ürünü siparişin vazgeçilmez parçası olarak tanımladı.
Buna karşın patates kızartması ve içecek gibi yan ürünlerin tercih edilme oranı geriledi. Katılımcıların yüzde 16’sı artık paket menüler yerine ürünleri ayrı ayrı, yani à la carte sipariş etmeyi tercih ettiğini belirtti.
Araştırmayı gerçekleştiren Ideally, restoranların tüketicilere yan ürünleri, içecekleri ve porsiyon büyüklüklerini daha fazla seçme imkanı sunmasının önemine dikkat çekti.
Paket Ve Arabaya Servis Siparişleri Azalıyor
GLP-1 kullanıcılarının değişen tercihleri sipariş zamanlarına da yansıdı. Araştırmaya göre en belirgin düşüş, yüzde 28 ile paket servis siparişlerinde yaşandı.
Anlık verilen arabaya servis siparişleri yüzde 22, gece saatlerinde yapılan siparişler ise yüzde 18 oranında azaldı. Buna karşılık önceden planlanan öğünlerde değişim daha sınırlı kaldı. İş günlerindeki öğle yemeklerinde bu oran yüzde 6, hafta sonu aile yemeklerinde ise yüzde 9 oldu.
Daha Kaliteli Malzeme Talebi Öne Çıktı
Katılımcılara fast food ürünlerinde en çok hangi değişikliği görmek istedikleri de soruldu. Yüzde 24 ile daha kaliteli malzeme kullanılması ilk sırada yer aldı.
Daha düşük fiyatlı yarım porsiyon seçeneği ve yüksek protein içeren ana yemekler ise yüzde 15’er oranında tercih edildi. Bulgular, tüketicilerin daha fazla seçenekten ziyade mevcut ürünlerin yeni beslenme alışkanlıklarına uyarlanmasını istediğini gösterdi.
Küçük Porsiyonda Fiyat Dengesi Önemli
Araştırma, restoranlar açısından porsiyon küçültmenin tek başına yeterli olmayabileceğine de işaret etti. Daha düşük fiyatla sunulan yarım porsiyon seçenekleri tüketicilerin ilgisini çekerken, porsiyonun küçültülmesine rağmen fiyatın aynı tutulması müşterinin aldığı değer algısını olumsuz etkileyebilir.
Özellikle kadın tüketicilerin küçük porsiyonlara ilgisinin daha yüksek olduğu belirtildi. Bu nedenle restoranların porsiyon büyüklüğü ile fiyat arasında tüketicinin kabul edebileceği bir denge kurması önem kazanıyor.
GLP-1 Kullanımının Daha Da Artması Bekleniyor
Araştırmaya göre Avustralyalıların yaklaşık yüzde 7’si halihazırda GLP-1 kullanıyor. Bu ilaçları kullanabilecek potansiyel yetişkin nüfusun ise yüzde 27 civarında olduğu tahmin ediliyor.
Bu tablo, GLP-1 kullanımının yaygınlaşması halinde fast food sektöründe yalnızca toplam harcama miktarının değil, porsiyon büyüklüğü, protein içeriği, menü yapısı ve sipariş biçiminin de daha fazla değişebileceğine işaret ediyor.