Tren Seferlerinin Durmasından Haydarpaşa Esnafı da Şikayetçi

haydarpasa esnafi
haydarpasa esnafi

Yüksek hızlı tren projesi kapsamında Anadolu’dan Haydarpaşa Garı’na yapılan tren seferleri durduruldu. Gar içinde hizmet veren büfe ve restoran sahipleri, yolcu eksikliğinden dolayı satış yapamadıklarından ve kiralarını bile ödeyemediklerinden yakınıyorlar. Gara duygusal bağlılıklarının da olduğunu söyleyen esnaf, garın çok fazla bir değişime uğramaması gereğini belirtiyorlar.


Gar Büfe Gazete Bayii Erhak Yaka, seferlerin iptal edilmesiyle gazete ve dergi satışlarının düştüğünü, neredeyse günde iki dergi sattığından yakınarak şunları söyledi:

“2003 yılından beri buradayım. Uzun yola giden yolcular poşet poşet dergi alırlardı ama şimdi kirayı bile zor ödüyorum, yanımdaki elemanı da çıkarmak zorunda kalacağım. Garın kapanmasından haberim olmadı, bizi kimse muhatap almadı, garda ne olup biteceğini basından izledik. Okuduklarımıza göre, iki yıl sonra büfeleri katlara dağıtacaklarmış, bu bilgi de bize resmen söylenmiş değil. Dayanacak durumda değiliz, geçen gün Ulaştırma Bakanı’na sordular, ‘Oradaki esnaf ne olacak?’ Bakan, ‘Orada esnaf yok ki!’ diye cevap verdi. Bizi sanki hiçe sayıyorlar, her iki yakada hesaplasanız 150-200 tane büfe hizmet veriyor, bir büfede 4 kişi çalışsa, düşünün kaç kişi ekmeğinden olacak. Ben yaptım oldu diyorlar, bizde demokrasi kültürü yok.

“Yakın süreçte kiraları düşürebilirler, uzun vadede başka bir yerde istihdam edebilirler, yer gösterebilirler, şurada bu işi kurabilirsin diyebilirler. 2 yıl kimse gelmeyecek buraya, dayanmak güç. Paran varsa riske edersin ama para yok ki, biz günlük geçiniyoruz zaten, şimdi dibe vurduk sabahtan beri 2 dergi sattım, gazeteleri azalttık. Yine de Haydarpaşa’dan ekmek yedik, geçimimizi buradan sağladık, evimizi barkımızı buradan temin ettik; yani Haydarpaşa bize vereceğini verdi. Şükür demek gerekirse, yine de şükrediyoruz, teşekkür ediyoruz. Çocuğun biri geldi, amca dedi ben üniversiteye başladım sen buradaydın üniversiteyi bitirdim gidiyorum sen hâlâ buradasın’ dedi. Senden çok alışveriş yaptık hakkını helal et dedi.”

Gar Restaurant

1964 yılından beri Haydarpaşa Garı’nda hizmet veren “Gar Restaurant”ın işletmecisi Cenk Sözübir, restoranı üç kuşaktan beri açık tuttuklarını söyleyerek, “Ticari yönden tabii ki olumsuz etkilendik ama duygusal açıdan daha fazla etkilendik.” diyerek şunları anlattı:

“Dedem, amcam, babam burada çalıştılar, ben üçüncü kuşağım. Düşünebiliyor musunuz, bütün çocukluğum burada geçti. Haydarpaşa’nın boş olması beni çok üzüyor ama eski şeklinde açılacağını da söyleyenler var. Bizim yıllardan beri gelen müşterilerimiz var; o bakımdan belli bir süre ayakta kalmaya çalışacağız ama büfeler gelip geçen yolcuya göre çalışıyorlar. Gördüğünüz gibi şu an saat 2,5, içeride kimse yok. Bizim de gündüz işimiz çok olumsuz etkilendi. Önceden bu saatlerde dolu olmasa bile yarısı dolu oluyordu.

“Tren yolcusu şöyledir; akşam yolcusu gibi değildir, ben restoran olarak konuşuyorum, akşamleyin gelen müşteri yer içer, uzun süre takılır ama tren yolcusu gelir, bir ızgara yer, bir çorbasını içer, sabahleyin bir kahvaltısını yapar gider. Yani bıraktığı rakam yüksek rakam değildir. Ama tabii sürekliliği vardı, o güzeldi. Ayakta kalmak için reklamı artıracağız, çünkü insanlar garın kapandığını düşünüyorlar. Hâlbuki burası kapalı değil; karşıdan gelen müşterilerimiz var, onlara buranın kapanmadığını duyurmamız gerekiyor.

“Gerçi Haydarpaşa’yı kurtaralım deniliyor. Tamam kurtaralım da Haydarpaşa çok unutulmuştu zaten; yeni nesil burayı bilmiyor ki! Buranın çevresel görsel bütünlüğü bozulmadan bir şeyler yapılırsa iyi olur. Ticari açıdan baktığımız zaman burası kapansa bile yine çalışır kazanırız ama burada hüzünle mutluluk aynı anda yaşanıyordu. Restoranda insanların el ele oturup tren saatlerini ağlaya ağlaya beklediklerini çok gördüm, yine trenin insanları kavuşturduğunu çokça gördüm. İnsanların ne çok anısı var burada, bu bina başka şeylere dönüştürülürse ona üzüleceğim.

“Yazılı bir bildiri gelmedi bize, fakat hep söylendi kontrat zamanlarımızda her zaman söylendi. Kiralarımızı ödeyip ödeyemeyeceğimizi sordular, bir dilekçe istediler. Bence bu güzel bir hareket, en azından kiralarımız dondurulsun istedik, Haydarpaşa ölmeden kalsın diye istekte bulunduk, bir tek kira ödememekle kimse pek ayakta kalamaz. Kendi adıma söylüyorum, güzel bir şey olacaksa fedakarlık yapmak lazım. Ben kapatmayı düşünmüyorum, cebimden de olsa kiramı öderim, çünkü ben buranın güzel olacağına inanıyorum.

1 No.’lu büfe

1 No.’lu büfeyi işleten Ayhan Dağ, kirayı cepten ödediğini söyledi; dilekçe vererek sözleşmesini dondurmak istediğini, kiralarda bir indirim isteyeceklerini söyleyerek şöyle konuştu:

“Buranın bu iş kapasitesiyle dayanmak zor, kredi kartıyla ordan buradan borç alıp ödüyoruz, başka türlü zor. Eğer dondurma işi olursa, kira indirimi olursa kapatmayacağız ama bu şekilde giderlerse, hiçbir kolaylık yapmazlarsa mecburen kapatacağız.

TCDD’den bize herhangi bir resmi yazı gelmedi ama normalde biz duyduk, yani herkes bunu biliyordu. Ya bir yer göstersinler ya da bizden bu 2 sene mi sürüyor ne kadar sürüyorsa kiraları ya almasınlar ya da az miktarda alsınlar. Bin 700 lira kira ödüyorum. Elektrik de çok geliyor, aylık 700-800 lira geliyor. Gider çok, yani buranın elektriği var, sigortası var, yani zor durumdayız. Yetkililer buna bir çözüm bulmalılar, çünkü mağduruz. Bu kışın ortasında ne iş yapacağız, bir de ben 46 yaşındayım, bu yaştan sonra da kimse bana iş vermez.

Kaynak : http://www.euractiv.com.tr



sohbet

İlk yorum yapan olun

Yorumlar