BTS’den iş kazası sonrası TCDD’ye 5 Soru!

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Kırklareli’de TCDD’ye ait trafo merkezinde meydana gelen iş kazasıyla ilgili açıklama yaptı.

Kırklareli’de TCDD’ye ait trafo merkezinde meydana gelen iş kazasıyla ilgili açıklama yapan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) meydana gelen kazanın sebebinin 5 sene önceki düzenleme olduğunu ifade etti. BTS, “5 sene önce TCDD’nin yeniden yapılanması adlı tasfiye programı çerçevesinde, 4 ayrı şeflikteki birbirinden farklı voltaj grupları ve işten sorumlu personel, ayrı voltaj grupları ve ekipmandan sorumlu kılındı” dedi.

Edirne Elektrifikasyon Şefliğinde görevli İşçi Gültekin Ulus önceki gün saat 15.30’da Kırklareli’ye bağlı Büyükmandıra beldesinde yer alan TCDD’ye ait trafo merkezinde çalışma yaparken yüksek gerilime kapılarak ağır yaralandı.

Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan BTS, bu tip işyerlerinde çalışan personelin muhatap olduğu enerjinin 154 bin volt olduğu belirtilerek, “Personel, izinsiz, yetkisiz ve yüksek gerilim ehliyeti yani EKAT adlı belgesi olmadan buralara giremeyeceği gibi asla çalışma yapamaz, çalışmalara da katılamaz” denildi.

BTS’NİN AÇIKLAMASI ŞÖYLE
Ne yazık ki, elim bir olay nedeniyle yeniden karşınızdayız. Çalışanları olduğumuz demiryolu teşkilatının Edirne Elektrifikasyon Şefliğinde görevli işçi arkadaşımız, Gültekin Ulus 11.01.2018 tarihinde saat 15.30’da Kırklareli İline bağlı Büyükmandıra beldesinde yer alan TCDD’ye ait trafo merkezinde çalışma yaparken yüksek gerilime kapılmış ve akabinde ağır şekilde yaralanmış olup Edirne Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda tedavisi devam etmektedir.

Yüreklerimizi dağlayan bu acı olay, iş güvenliğine, çalışma yaşamındaki mevzuata uyma konusunda ülke olarak ne kadar geri kaldığımızı hatta her geçen gün daha da gerilediğimizi bir kez daha göstermiştir.

Bu tip işyerlerinde çalışan personelin muhatap olduğu enerji 154.000 Volt olup, personel; izinsiz, yetkisiz ve yüksek gerilim ehliyeti yani EKAT adlı belgesi olmadan buralara giremeyeceği gibi asla çalışma yapamaz, çalışmalara da katılamaz.

Yıllar önce sendikamızın da takipçisi olduğu bu konuda, 19 Mart 2010 tarihinde yani bundan 8 yıl önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bir karar vererek, daha doğrusu devam eden bir tartışmaya son vererek; 1000 Volt ve üzeri voltaja tabi işyerlerinde çalışan tüm personelin mutlak suretle “Kuvvetli Akım Tesislerinde Yüksek Gerilim Altında Çalışma İzin Belgesi” olan EKAT belgesi alması gerektiğine hükmetmiş, bu konuda demiryollarının bir istisnaya asla tabi olmayacağını net bir şekilde vurgulamıştır.

Bu karar üzerine demiryollarında yıllar yılı aldırılmayan EKAT belgesinin personel tarafından alınması için TEDAŞ ve TEİDAŞ Genel Müdürlüklerince verilen EKAT kurslarına, muhatap tüm personel gönderilmeye başlanmıştır.
Ancak hangi akla hizmet ettiğini bilmediğimiz bazı yöneticiler devreye girerek, sırf bu EKAT belgesinin aldırılmaması için kulis yapmış ve 21 Mart 2016 tarihinde TCDD Genel Müdürlüğü tarafından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yazı yazılarak, demiryollarının EKAT belgesi kapsamında olup olmadığı hakkında görüş istenmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ise yazdığı yazıda, böyle bir yorum yapılabileceğini belirtmiş ancak ilgili Elektrik Kuvvetli Akım Tesisler Yönetmeliğinin AMİR olduğunun da altını çizmiştir.

Bu yazıyı kendince “EKAT belgesi alma zorunluğunun olmadığı” yönünde yanlış ve keyfi yorumlayan bazı TCDD bürokratları ve yöneticilerinin çabalarıyla, 2 yıl önce EKAT kurslarına personel gönderme işlemi durdurulmuştur.
Bu acı olayın kurbanı olan Gültekin Ulus arkadaşımızın EKAT belgesi bulunmamaktadır. Yine başında görevli olan 2.derecede amir konumundaki Tesisler Sürveyanı Saim Şahin‘in EKAT belgesi olup olmadığı yönünde net bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca 1.derecede sorumlu olan işyeri amiri Tesisler Şefi Hüseyin Fırtın’ın da EKAT belgesi olup olmadığı bilinmemektedir.

Bakanlığın 19 Mart 2010 tarihli yazısında da belirttiği üzere, bu tip işyerlerinde en az 1(bir) elektrik mühendisinin olması zorunlu olmasına rağmen bu tip işyerlerinde elektrik mühendisi bulunmamakta, yada bu tip çalışmalarda görevlendirilmemektedirler.

Olayın başka ve en önemli yönü ise, olayın olduğu yerin Trafo Merkezi olmasıdır. Trafo merkezleri aslen 154.000 Volt enerjiye tabi olup, en düşük voltaj 27.500 Volt’tur. Bu yerlerle ilgili olarak 5 sene öncesine kadar Trafo Şeflikleri ve bu şefliklerin alanında uzmanlaşmış personel vardı. Yine aynı şekilde, elektrikli demiryolu hattında çalışan elektrikli lokomotiflerin enerji aldığı/kullandığı “katener” olarak adlandırılan hatlar var olup, 27.500-30.000 Volt arasındaki gerilimin olduğu bu yerlerin her türlü bakım ve onarımına Katener Şeflikleri adlı şeflikler ve bunların uzmanlaşmış personeli bakıyordu. Bu yüksek gerilim hatlarının merkezden kumandasını da belirli coğrafik merkezlerdeki Telekomand Şeflikleri yapıyordu.

Ancak bundan yaklaşık 5 sene önce TCDD’nin Yeniden Yapılanması adlı tasfiye programı çerçevesinde, bu 3 ayrı iş ve işyeri birleştirilerek ve elektrik işleri adlı şeflikler de eklenerek Elektrifikasyon Şeflikleri adı altında toplandı.

Böylelikle 4 ayrı şeflikteki birbirinden farklı voltaj grupları ve işten sorumlu personel, birdenbire 220 Volltan 150.000 Volta kadar değişen ayrı voltaj grupları ve ekipmandan sorumlu kılındı. Böylelikle farklı alan, iş ve gerilimde uzmanlaşan personelin, olası iş kazalarına maruz kalmasına davetiye çıkartıldı. Bu konuda sendikamızca Danıştay’da açılan dava kazanılmasına ve birleştirmelerle ilgili 480 nolu genel emir iptal edilmesine rağmen, TCDD Genel Müdürlüğü bu kararı uygulamadı ve eski işyerlerini yeniden açmadı.

Ve dün 11 Ocak 2018 tarihinde beklenen acı olay karşımıza çıktı. Ağır yaralanan meslektaşımız Gültekin Ulus, aslen Kaneter Şefliği kökenli bir işçi arkadaşımızdı ve doğal olarak trafo merkezlerinden ve işlerinden anlaması mümkün değildi. Zaten EKAT belgesinin de olmadığı gibi mezun olduğu okul nedeni ile de EKAT belgesi almak için eğitime katılma şartlarını taşımamaktadır.

Bu acı olay, bu işyeri birleştirmelerinin ne kadar yanlış olduğunu gösterdiği gibi, olayın arkasındaki başka soru işaretlerini de gündeme getirmiştir: Bunlar;

1-Olay günü günü Büyükmandıra Trafo Merkezinde bakım çalışması yapılmakta ve bunu özel bir firma yapmaktadır. Bu durumda, neden bu arkadaşımız refakatçi yada sorumlu yada yetkili olmadığı halde buraya götürülmüştür?

2-Günlük/haftalık çalışma programında yapılacak iş, kimin icra edeceği ve kimin refakatçi olacağı yazılı iken, neden bu arkadaşımız refakatçi olmadığı halde buraya götürülmüştür?

3-Şirketin yapması gereken bir iş için neden bu arkadaşımızın trafo merkezindeki direklere çıkmasına izin verilmiştir?

4-Bakım çalışmasını yapan TCDD olmasına rağmen özel firma çalışanlarının olay mahallinde bulunma neden anlaşılamamıştır. Acaba ağır yaralanan Gültekin Ulus özel şirketin işini yaparken mi iş kazası geçirmiştir? Çalışma alanında gerekli tüm önlemleri almışlar mıdır? İş güvenliği ile ilgili kuralların hangileri uygulanmıştır? Koruyucu malzemeler tam olarak kullanılmış mıdır? İşe başlamadan önce iş emniyet planı hazırlanmış mıdır.? İşçiye elektrik kesilmediği halde direğe çıkması için emri kim vermiştir?

5-Bu personellerin yetkileri, ehliyetleri, bilgi ve birikimleri ile EKAT belgeleri olmamasına rağmen, bu trafo merkezlerine girmeye zorlanmalarında kimlerin sorumluluğu vardır?

Bu sorular ile cevapları önemlidir ve süratle araştırılmalıdır. Trafo, Katener, Telekomand ve Elektrik İşleri gibi birbirinden ayrı işyeri ve işinin birleştirilmesinin ne kadar tehlikeli olduğu bu acı olayla bir kez daha görülmüştür.

Ancak bu olay ve öncesindeki diğer olaylardan ders almayan TCDD yöneticileri, geçtiğimiz yıl, içinde bu işyerlerinin de yer aldığı Tesisler ve Yol Dairelerini birleştirip, “Demiryolu Bakım Dairesi” ve bağlı taşra teşkilatını kurmuşlardır. Ve içinde bulunduğumuz bugünlerde; Elektrifikasyon Şefliği (4 ayrı işyeri ve alandan oluşan), Sinyalizasyon ve Haberleşme Şefliği(15 ayrı işyeri ve alandan oluşan), GSM-R Şefliği(13 ayrı işyeri ve alandan oluşan) işyerleri ile işlerinden ve ayrı bilim, teknik ve mühendislik alanlarından Tesisler Şef Yardımcısı, Tesisler Sürveyanı, Mühendis, Tekniker, Teknisyen ünvanlı personelleri sorumlu tutmaya, böylelikle toplamda 20 ayrı işyeri işini “bir personele” yaptırmaya çalışmaktadırlar. Bu da yetmezmiş gibi, bu personeli yol tamiri konusunda da sorumlu kılmaya çalışmaktadırlar. Bunun altyapısını oluşturmak için de 105 nolu genel emir taslağı hazırlanmış durumdadır.
Bu durum demiryolu yönetiminin yanlış politikaları ve uygulamalarının iflas ettiğinin acı bir göstergesidir. Ve yol yakınken TCDD yönetimi ve ilgili bakanlık bürokratları “bu acı olaydan” ders çıkartarak, bu fiyaskoya son vermeli, işyeri birleştirmelerinden vazgeçmelidirler. Aynı zamanda bu konudaki yanlış ve hukuksuz mevzuat yada taslakları geri çekilmeli/iptal edilmelidir. Bu tip acı olayların yaşanmaması için, EKAT kurslarına ilgili tüm personelin gitmesi sağlanmalı, bu tip işyerleri için Elektrik Mühendisi kadrosu ihdas edilmelidir.

Aksi taktirde, bu tip yaralanmalı/ölümlü iş kazaları, bu ve diğer tüm işyerlerinde hızla artarak devam edecektir. Bu yanlış politika, demiryolu işletmecilik ve iş/işyeri güvenliğini de sıfıra indirmiştir/indirecektir.

Konu hakkındaki yaptığımız bu açıklama, adli ve idari anlamda suç duyurusu niteliğini de taşımakta olup, bu olayların yaşanmasına neden olan, mevzuat açıkları yaratan, çalışanları bilmedikleri işleri yapmaya zorlayan, mevzuat dışı emirlerle iş yürüten, bu konuda kanunlara uygun uygulama yapmaktan kaçınanlar hakkında adli ve idari işlem ivedilikle başlatılmalı ve sorumluluğu olanlar cezalandırılmalıdır.

 

Ruhi Çenet’ten Hasidik Yahudileri Belgeseli Açıklaması - RayHaber
GENEL

Ruhi Çenet’ten Hasidik Yahudileri Belgeseli Açıklaması

ABD’de yaşayan Hasidik Yahudileri konu alan belgeseliyle gündeme gelen Ruhi Çenet, tartışmaların ardından açıklama yaptı. Çenet, başlangıçta kültürel bir içerik planladıklarını ancak çekimler sırasında topluluğun siyasi ve ideolojik bağlantılarını da belgelediklerini söyledi.

🚆

İş Yeri Kira Stopajında Hesaplama ve Ödeme Detayları - RayHaber
EKONOMİ

İş Yeri Kira Stopajında Hesaplama ve Ödeme Detayları

İş yeri kiralamalarında kiracı ile gayrimenkul sahibi arasında en çok merak edilen konuların başında gelen stopaj kesintisi, Gelir Vergisi Kanunu uyarınca net esaslara dayanmaktadır. İş yeri kiralarında verginin kim tarafından ödeneceği, brüt ve net tutarlar üzerinden stopajın nasıl hesaplanacağı, beyan dönemleri ve tevkifattan muaf olan durumlar tüm ayrıntılarıyla açıklandı.

🚆

Fotoğraf yok
Ege Bölgesi

İzmir’de ESHOT Hatlarına Pazar Günü Geçici Düzenleme

İzmir’de toplu ulaşımda pazar günü için geçici düzenlemeye gidildi. ESHOT, 6 Eylül 2026 tarihinde DEÜ Tınaztepe Yerleşkesi’ne hizmet veren bazı otobüs hatlarının belirli duraklara giriş yapmayacağını açıkladı. Düzenleme kapsamında kampüs içi ulaşım yalnızca 412 No’lu Tınaztepe – Yerleşke hattı üzerinden sağlanacak.

🚆

Canik, MSPO 2026’da Yeni M3 Falcon Ağır Makineli Tüfeğini Tanıtacak - RayHaber
Deniz Savunma

Canik, MSPO 2026’da Yeni M3 Falcon Ağır Makineli Tüfeğini Tanıtacak

Dünyanın en büyük 12,7×99 mm ağır makineli tüfek üreticisi Canik, hava platformları için özel olarak geliştirdiği açık sürgü mekanizmasına sahip yeni M3 FALCON’u MSPO 2026’da ilk kez tanıtacak. Küresel savunma sanayiinin lider markalarından Canik şirketleri, Avrupa’daki yoğun eylül ayı programına Polonya’da düzenlenecek 34. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, MSPO 2026 ile başlıyor. 8-11 Eylül tarihleri arasında […]

🚆

ABD’nin EC-130H Compass Call Filosunda Dönem Sona Erdi - RayHaber
AMERİKA

ABD’nin EC-130H Compass Call Filosunda Dönem Sona Erdi

ABD Hava Kuvvetleri’nin envanterindeki son EC-130H Compass Call, 2 Eylül’de son uçuşunu gerçekleştirdi. ABD Hava Kuvvetleri’nin envanterindeki son EC-130H Compass Call, ordunun bahse konu elektronik harp uçağını emekliye ayırıp yeni EA-37B’ye geçiş yapmaya hazırlandığı bir dönemde, 2 Eylül’de son uçuşunu gerçekleştirdi. 55. Filo’dan bir sözcü, havacılıkta genellikle “veda uçuşu” olarak adlandırılan bu olayı Air & […]

🚆

ABD’den Irak’a 800 Milyon Dolarlık Bell Helikopteri ve Silah Paketi - RayHaber
AMERİKA

ABD’den Irak’a 800 Milyon Dolarlık Bell Helikopteri ve Silah Paketi

ABD Dışişleri Bakanlığı, Irak’a Bell helikopterleri, elektro-optik hedefleme sistemleri, roket podları ve ağır makineli tüfekleri içeren olası satış paketini onayladı. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Yabancı Askeri Satışlar (FMS) kanalı ile Irak’a 800 milyon dolar tahmini maliyet ile Bell üretimi helikopterler ve bunlara yönelik silah, sensör ve destek ekipmanlarının satışını onayladı. Savunma Güvenliği İşbirliği Ajansı […]

🚆

ABD Hava Kuvvetleri Reaper’ın Yerine 10 Milyon Dolarlık İHA Arıyor - RayHaber
AMERİKA

ABD Hava Kuvvetleri Reaper’ın Yerine 10 Milyon Dolarlık İHA Arıyor

ABD Hava Kuvvetleri, MQ-9A Reaper’ın yerini alacak İHA’lar için yaklaşık 10 milyon dolarlık bir birim fiyatı hedefliyor. ABD Hava Kuvvetleri, MQ-9A Reaper’ın yerini alacak yeni bir insansız hava aracı (İHA) için, sensörler ve bazı diğer sistemler hariç yaklaşık 10 milyon dolarlık bir birim fiyatı hedefliyor. Bugün tam donanımlı bir Reaper’ın maliyetinin genellikle 30 ile 50 […]

🚆

MKE’den 1,5 Milyar Dolarlık Yatırımla Üretim Kapasitesinde Büyük Artış - RayHaber
İç Anadolu Bölgesi

MKE’den 1,5 Milyar Dolarlık Yatırımla Üretim Kapasitesinde Büyük Artış

MKE, 1,5 milyar dolarlık yatırım programı ile devreye alınan yeni üretim hatları ve modernizasyon çalışmaları sayesinde üretim kapasitesinde önemli artışlar sağladı. MKE, Türkiye’nin savunma sanayiinde tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda stratejik üretim altyapısını genişletmeye ve millî savunma gücünü sürdürülebilir şekilde artırmaya kararlılıkla devam ediyor. Bu kapsamda, yürütülen 1,5 milyar dolarlık yatırım programı ile devreye alınan yeni […]

🚆