Bir fiil 31 yıl 10 ay, 3 yılda Demiryolu Meslek Lisesi toplamda 35 Yıllık Demiryolcu’luğum esnasında başımızdan bir çok olay, kaza tren kopması, tren kaçması, katener kazaları yaşadık yada şahit olduk. Bir çoğu acıklı elim kazalar vs. Ama trenciliğin meşakkatli yönleri olduğu kadar zevkli, neşeli hatta komik anları da var.
Makinistlik demiryolcu olmayanlar için cazip ve arzulanan bir meslektir, vatandaştan, demiryolcuyum, makinistim deyince sorular peş peşe gelir. Yok trenin direksiyonu varmı, hiç kaza yaptın mı, hatta buharlı lokomotiflerin hala çalıştığını zannedip başlarlar eskiden anlatmaya,”Ankara’dan kara trenle askere giderken Erzincan’a 3 günde zor gittik” gibi.
Hele emekli olduktan sonra kısa muhabbetlerde bile hemen sorarlar benzer soruları. Bizler alıştık artık sivil vatandaşların bu meraklı sorularına, bir çok meslekdaşım da mutlak bu tür sorulara muhatap olmuştur.
Bir gün 8-10 kişilik bir grupta hem sohbet ediyor hem de çay içiyorduk, o sırada Televizyonda bir haberde “Cani adam 3 kişiyi acımasızca kesip kaçtı” diye anons yapınca aklıma hemen bir espiri yapmak geldi. Dedim ki; “Ohooo üç kiş de bir şey mi ben kestiğim insanlarının sayısını unuttum” dedim. Ortalık buz kesti, herkes irkilerek bana baktılar tabi ben gülümseyerek söylediğim için herhalde değişik düşünceler içindeydiler, tabi ki bir makinistin iş hayatı boyunca ölümlü kazalar çok olursa normal bir uslupla bunu söylemesi de normaldir. İnsanlar Demiryolcu’ların bir insana çarptığı zaman “ADAM KESTİK” diye söylendiğini bilemezler elbet. Neyse bende insanların daha fazla tedirgin olmasın diye olayları detaylıca anlatmak zorunda kaldım, olayı anlayanlar da gülmekle ağlamak arasında kaldıIlar tabi.
Yıl 1981/82; Askerlikte acemilikten sonra dağıtımda Ulş.Çvş. olarak Derince’ye dağtım olmuştum, bizden önceki devrelerden bir çavuş “işte şöyle çok gezdim, çok yerler gördüm, şöyle şaşalı yaşadım” gibilerinden hava atıyordu, benim de yeri geldiğinde taşı gediğine koymak gibi bir huyum vardır. O böyle hava atınca;
- Sen yılda kaç defa böyle gezersin ? diye sordum.
- Yılda 4-5 ay gezerim dedi
- Peki,bu 4-5 ayda günlük kaç yere gidersin ? dedim.
- Bazen günde 2 yer gezdiğim oldu dedi.
- Altındaki arabanın değeri ne kadar ? diye sordum.
- Sıfır 35 Milyon lira dedi.
- Ben de bir şey zannettim, senin araban, senin gezdiklerin benim yanımda sıfır kalır dedim ve gülmeye başladım tabi şaşırmıştı nasıl yani ? der gibi suratıma baktı ben de.
- Benim altımda 12-13 trilyonluk araba ki, her defasında başka model, başka plaka, sabah kahvaltımı Eskişehir’de, öğle yemeğimi Balıkesir’de, akşam yemeğimi de İzmir’de yerim, 3 gün sonra yine düşerim yollara, akşam yemeğimi Eskişehir’de, sabah kahvaltımı Afyon’da, öğle yemeğimi Denizli’de yerim dedim. Ben haftada en az 2-3 defa bunu hep yaparım, bazen akşam yemeğimi Ankara’da, bazen İstanbul’da, kahvaltımı da bazen Konya’da bazen Bilecik’te yaparım , hele İstanbul’a giderken denizi seyrede seyrede kahvaltıya da bayılırım dedim. Hani yalan da değil yani.
- Makinistin Lokomotifi tirilyonlar eder, üstelik her serviste değişik lokomotiflere biner, her serviste değişik yerlerde yemeğini yer, öyle değil mi yani
İŞTE HAVA BÖYLE ATILIR….
Yusuf SÜNBÜL
Emekli Makinist