Türkiye’nin son yıllarda ağırlık verdiği demir yolu yatırımları, küresel tedarik zincirinde Türkiye’nin pozisyonunu güçlendiriyor. İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, “Demir yolu ağı hedefimiz, Çin ile olan rekabet gücümüzü de artırmamıza ve küresel tedarik zincirindeki yerimizi güçlendirmeye katkı sağlayacaktır” dedi.
İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, “Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin hedefinin, AB aday ülke sıfatını da kullanarak ve AB’nin fonlarından da faydalanarak AB’ye olan demir yolu hatlarının modernizasyonu, hızlandırılması ve daha verimli hale getirilmesi olmalıdır. Demir yolu ağı hedefimiz, Çin ile olan rekabet gücümüzü de artırmamıza ve küresel tedarik zincirindeki yerimizi güçlendirmeye katkı sağlayacaktır” dedi.
GÜMRÜK BİRLİĞİ YENİLENSİN
Gümrük Birliği’nde var olan sorunların giderilmesi ve bunun yanında, kapsamının genişletilmesinin zamanının geldiğine işaret eden Zeytinoğlu, “AB, giderek artan sayıda ticaret anlaşmaları imzalıyor. Bu anlaşmalar Gümrük Birliği üzerinden Türkiye’yi de etkiliyor. Ancak tam üye olmadığı için Türkiye, bu anlaşmaların tarafı olamıyor. Daha sonra söz konusu ülkelere giderek onlarla müzakere etmesi gerekiyor. Ancak bu gecikmeye yol açabiliyor” şeklinde konuştu. Zeytinoğlu, bazı AB üyesi ülkeler tarafından Türkiye’den mal taşıyan TIR’lara getirilen kota ve geçiş ücretlerinin kapsamlı bir çözüme kavuşturulamadığını ve bunun maliyeti artırıcı bir etkide bulunduğunu vurgulayarak, “Bunlara ek olarak iki taraf arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların etkin bir şekilde çözümü, iki taraf arasında ticaret politikası alanında danışmanın güçlendirilmesi gibi konuların da ele alınması gerekiyor. Tabii AB tarafının da gündeme getirdiği bazı şikâyetler söz konusu. Tatmin edici bir çözüme kavuşturulması gerekiyor” dedi.
YEŞİL MUTABAKAT
İKV Başkanı Zeytinoğlu, AB’nin salgın dönemi sonrasında tedarik ağlarını çeşitlendirmeyi hedeflediğini ifade ederek, Türkiye’nin, Gümrük Birliği ve AB adaylığı sürecinde Avrupa değer zincirlerinde ve tedarik ağlarında önemli bir yer kazandığını söyledi.
AB ekonomisinin Yeşil Mutabakat ve dijitalleşme sürecinde hızla dönüşürken, Türkiye’nin mutlaka bu dönüşümün içinde yer alması gerektiğini vurgulayan Zeytinoğlu, “AB, ürün standartlarını değiştirdikçe ve sınırda karbon düzenlemesi gibi yeni kriterler getirdikçe Türkiye’nin de kendi üretimini buna uydurması gerek. Aksi takdirde makas açılır ve Türkiye olarak bu avantajı hayata geçirmemiz mümkün olmaz” dedi.
Zeytinoğlu, Türkiye’nin küresel değer zincirinin yeniden yapılanmasını kaçırmaması gerektiğini belirterek, “Asya ülkeleri ile de ticari ilişkilerimizi geliştirmemiz ve bu bölgedeki ülkelerle de yeni STA’lar yapabilmemiz gerekiyor. AB’nin her geçen gün STA’larının sayısını artırdığını görüyoruz. Bu da birçok üçüncü ülkeye AB pazarında imtiyazlı erişim imkanı sağlanması demek. Türkiye’nin Avrupa pazarındaki rakipleri artarken, uyum sürecine önem vermek gerekiyor” diye konuştu.