Aile birliği tesis edileceği zaman taraflar kendi iradeleri doğrultusunda bu kararı alma hakkına sahiptir. Aile toplumun en temel yapı taşı olurken devlet aile kurumunu korumakla kendisini yükümlü tutar. Bundan dolayı da toplum nizamı için ailenin koruma altına alındığı görülür.
Eşler aile birliği kurduklarında çeşitli nedenlere bağlı olarak anlaşma konusunda sorun yaşarsa ayrılmak isteyebilir. Aile birliğinin temelden sarsıldığı bu durumlarda eşlerin boşanma kararı almaları bunu resmi olarak gerçekleştirebilmeleri için yeterli olmaz.
Devlet aileyi korumaya almasına bağlı olarak eşlerin iradesini tek başına yeterli bulmaz. Bundan dolayı da Aile Mahkemelerine müracaat edilmesini zorunlu kılar. Boşanma kararı alan tarafların davanın seyrine bağlı olarak anlaşma ya da çekişme yönteminden yaralanabilmesi mümkün olur.
Anlaşmalı davalarda süreç kısa ve daha kolaydır. Çekişmeli davalarda ise davanın ihtiyaçlarına ve eşler arasındaki problemin boyutuna bağlı olarak dava süreçleri şekillenir. Çekişmeli davalar nedeni ile maddi ve manevi tazminat davaları da talep edilebilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü
Anlaşmalı boşanma davalarında eşler dava öncesinde asgari müştereklerde ortak bir karar alır. Nafaka, mal paylaşımı, velayet ve benzeri konular eşler arasında problem olmaktan çıkarak çözümü olan bir soruna dönüşür. Bu durumda da dava öncesinde yazılı olarak bu kararların kayıt altına alınması gerekli olur.
Eşlerden biri Aile Mahkemesi’ne dava açarak boşanma işleminin başlatabilir. Diğer eş ise bu davayı kabul ettiği takdirde süreç başlamış olur. Aile Mahkemesi’ne boşanma davası için yapılacak başvuru sırasında bir dava dilekçesi hazırlanması gerekmektedir. Bu dilekçeye ek olarak eşlerin arasında hazırlanacak boşanma protokolü de mahkemeye sunulacaklar arasında yer alır.
Eşler boşanma protokolü hazırlanırken hukuki destek aldıklarında hak kayıplarının engellenebilmesi açısından bu durum önem taşır. Avukatlar vasıtası ile kişi haklarının korunmasının yanı sıra hukuki açıdan karşılaşılabilecek sorunların çözümlenebilmesi de mümkün olur.
Bu sebeplerle hukuki problemler karşısında her tür davada yasal temsilcilere sahip olmak güvenilir bir yöntemdir. İstanbul Boşanma avukatı alanında deneyim sahibi bir hukukçudur. Avukatların varlığı davaların seyri açısından önem taşır. Boşanma davası anlaşmalı olarak ilerleyeceği zaman taraflara mahkeme gün ve saati tebliğ edildiğinde iki tarafın da mahkemede hazır bulunması gerekir.
Hâkim eşlerin yazılı olarak beyan ettiklerini sözlü olarak da dinlemek isteyecektir. Hâkim eşlerin özgür iradeleri ile bu karaları aldıklarına kanaat getirdiği takdirde boşanmanın kısa sürede sonlanması mümkün olur. Anlaşmalı davalar açısından ileride karşılaşılabilecek sorunların önceden öngörülmesi önem taşır.
Anlaşmalı Boşanma Şartları
Boşanma gerçekleştikten sonra da bazı durumlarda eşler arasında problemler devam edebileceğinden bu sürecin hukuki temsilcilerle aşılması daha güvenilir bir yöntemdir. Bu sayede en başından tüm detaylar hukuki bir bakış açısı ile ele alınır. Anlaşmalı boşanma şartları söz konusu olduğunda ise eşlerin birçok konuyu kendi aralarında çözümlemiş olması gerekir.
Boşanma avukatı ile temsil edilmek kişi haklarının korunabilmesi açısından önem taşır. Anlaşmalı boşanma davalarının açılabilmesi için eşlerin en az bir yıldır evli olması şartı aranır. Bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi gerekirken eşler birlikte de bu başvuruyu yapabilir.
Eşler boşanma isteklerini ve bu konuya dair iradelerini yazılı olarak beyan etmelerinin yanı sıra hâkim huzurunda da açıklamak zorundadır. Bu anlaşma sürecinde hazırlanacak protokolün mahkeme hâkimi tarafından onaylanması gerekirken eşler açısından ancak bu koşullar sağlandığında anlaşmalı boşanma gerçekleşebilmektedir.
Dava sırasında hâkim tarafları birlikte ya da ayrı ayrı dinleyebilen taraftır. Eşlerin hukuki temsilcileri olsa dahi hâkim onların kendi iradeleri ile bu kararı aldıklarına kanaat getirmek ister.