Kenan İmirzalıoğlu’nun sunduğu Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında 1 milyon Türk Lirası değerindeki soru soruldu. 1 milyonluk sorunun konusu ‘Dede Korkut’ hikayeleri oldu. Peki, Hangisi Dede Korkut Hikayeleri nedir? Dede Korkut Hikayeleri’ndeki karakterler kim?
Batu Alıcı, geçtiğimiz günlerde katıldığı Kim Milyoner Olmak İster yarışmasına adından söz ettirmişti. Alıcı, kendisine yöneltilen 11 soruya da doğru cevap vererek milyonluk final sorusunu görmeye hak kazandı. Soruda, “Hangisi Dede Korkut hikayelerindeki karakterlerden biri değildir?” denildi. Peki, Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında 1 milyon Türk Lirası değerindeki sorunun cevabı ne?
Dede Korkut Kimdir?
Korkut Ata (Dede Korkut), Oğuz Türklerinin eski destanlarında yüceltip kutsallaştırılmış; bozkır hayatının geleneklerini ve törelerini çok iyi bilen, kabile teşkilatını koruyan yarı-efsanevi bir bilgedir ve Türkler’in en eski destanı olan Dede Korkut Kitabı’ndaki hikayelerin anlatıcısı ozandır.
Adı, tarihî kaynaklarda ve çeşitli Oğuz rivayetlerinde kimi zaman sadece “Korkut”, kimi zaman “Korkut Ata” olarak geçer; Batı Türkçesinde “Dede Korkut” olarak da anılır. Sirderya havzasında tespit edilmiş halk anlatıları onu bir baksı (Şaman) olarak tanıtırken yazılı kaynaklarda hükümdarlara vezirlik, müşavirlik yapmış bir Müslüman Türk velisi olarak tanıtılmıştır. Oğuzların İslâm’ı kabul edişlerinden önceki dönemlerin bir kâhini (kam, baksı) olduğu, İslâmlaşma sürecinde kültürel değişime paralel olarak bir evliya kimliğine büründüğü düşünülür. 2018’de Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan’ın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne dahil edilmiştir.
Kenan İmirzalıoğlu’nun sunduğu Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında 1 milyon Türk Lirası değerindeki soru soruldu. 1 milyonluk sorunun konusu ‘Dede Korkut’ hikayeleri oldu. Peki, Hangisi Dede Korkut Hikayeleri nedir? Dede Korkut Hikayeleri’ndeki karakterler kim?
Kazak ve Kırgız bahşılarının piri olarak da tanınmaktadır. Bir söylenceye göre Kırgız şamanlarına kopuz çalmayı ve türkü söylemeyi öğretmiştir.
Halk rivayetlerine göre aydın, berrak gözlü dev kızından dünyaya gelen Dede Korkut’un[1] hayatı hakkında tarihi kaynaklardaki bilgiler birbirinden farklıdır. Korkut Ata’dan bahsedilen en eski tarihî kaynak İlhanlı veziri Reşidüddin’in Câmiü’t tevârih’idir.[2] Tabip Reşidüddin’in 1305 yılında bir heyetle yazdığı bu ünlü kitapta dört Oğuz hükümdarının çağdaşı olarak Korkut’tan bahsedilir. Bu esere göre Korkut, Bayat boyundan olup Kara Hoca’nın oğludur. 295 yıl yaşamıştır. Oğuz sülalesinin dokuzuncu hükümdarı İnal Sır Yavkuy zamanında ortaya çıkmış; onuncu hükümdar Kayı İnal Han’ın ve ondan sonraki üç Oğuz hükümdarının müşavirliğini yapmıştır. Bir menkıbeye göre Kayı İnal Han Muhammed peygamber devrinde Müslüman olmuş ve Dede Korkut’u Peygamber’e elçi göndermiştir.
Ebü’l-Hayr-ı Rûmî’nin kaleme aldığı ve Saru Saltuk’u konu alan Saltukname (1480)’ye göre Korkut Ata Osmanoğulları ile aynı soydandır. Eserin ikinci ve üçüncü cildinde Osmanoğulları’nın soyu İshak peygamberin oğlu Ays nesline dayandırılmakta ve Korkut Ata soyundan oldukları belirtilmektedir.
Tebrizli Bayatî Hasan b. Mahmûd’un eseri olan Câm-ı Cem-Âyin (1481) adlı Osmanlı silsilenamesine göre Korkut Ata, 28. Oğuz Hanı Kara Han tarafından Medine’ye gönderilmiş; İslam peygamberi ile tanıştıktan sonra Oğuzlar’a İslamiyet’i öğretmekle görevlendirilen Selman-ı Farisi ile birlikte dönmüştür. Aynı kaynakta onun Ürgenç Dede adlı bir oğlu olduğu kayıtlıdır.
15. yüzyılda kaleme alınan Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş-ı Velî’de Korkut Ata, Türk söylencelerinde Hanlar Han’ı olarak adı geçen Oğuz padişahı Bayındır Han ve onun beylerbeyi Kazan ile birlikte anılmıştır; bunların ölümüyle Oğuz cemaatinin dağıldığı söylenir.
Ebu’l Gazi Bahadır Han’ın 1659-1660 yıllarında yazdığı Şecere-i Terakime adlı eserine göre Korkut Ata, Kayı boyundandır, Abbasiler devrinde yaşamıştır ve Oğuz ilinde çok sayılan bir devlet müşaviridir.
Dede Korkut Hikayeleri Nedir?
Dede Korkut Hikayeleri, Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destansı hikâyeleridir. İçerdiği on iki hikâyenin büyük bölümü ilk defa 10-11. yüzyıllar arasında Oğuzların eski yurdu olan Seyhun nehri boylarında ortaya çıkmış, 11. yüzyılda Oğuzlar’ın Kuzey İran, Güney Kafkasya ve Anadolu’yu ele geçirmeleri ile Yakındoğu’ya gelmiştir. “Alpamış” olarak da bilinen Bamsı Beyrek hikâyesi ise 5 ve 6 yüzyıllara kadar tarihlenmektedir. Eserin günümüze ulaşan üç adet el yazması mevcuttur. Biri 19. yüzyılda Dresden’de, diğeri 20. yüzyılda Vatikan’da, üçüncüsü ise 21. yüzyılda Kazakistan’da bulunmuştur.
Dresden nüshasına göre eserde sırasıyla şu Oğuz hikâyeler vardır.
- Dirse Han Oğlu Boğaç Han
- Salur Kazan’ın Evi Yağmalanması
- Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek
- Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması
- Duha Koca Oğlu Deli Dumrul
- Kanlı Koca Oğlu Kanturalı
- Kazılık Koca Oğlu Yegenek
- Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi
- Begin Oğlu Emren
- Uşun Koca Oğlu Segrek
- Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması
- İç Oğuz’a Taş Oğuz Asi Olup Beyrek Öldüğü
Dede Korkut Hikayelerinin Kahramanları
- Bamsı Beyrek
- Banu Çiçek
- Basat
- Bayındır Han
- Burla Hatun
- Deli Dumrul