Yeme Bozukluğunun Temelleri Çocukluk Döneminde Atılıyor

Yeme Bozukluğunun Temelleri Çocukluk Döneminde Atılıyor - RayHaber
Yeme Bozukluğunun Temelleri Çocukluk Döneminde Atılıyor - RayHaber

Hiwell Online Terapi Platformu Uzman Klinik Psikoloğu Selin Çelen, yeme bozukluğunun fiziksel etkileri, tespiti ve bu bireylere yaklaşırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Çelen, kişinin yeme eylemini fiziksel açlıktan ziyade ruhsal durumuna göre şekillendirdiği bir beslenme davranışı olan yeme bozukluğunun farklı türleri bulunsa da en sık rastlanan iki tür arasında anoreksiya nervoza ve bulimia nevrozanın geldiğini söyledi.

Yeme bozukluğunun temelinin çocukluk çağında atıldığını ancak gelişime bağlı olarak ergenlik döneminde görülmeye başladığını vurgulayan Hiwell Online Terapi Platformu Uzman Klinik Psikoloğu Selin Çelen, “Çocukluk ve ergenlik döneminde; depresyon, sosyal medya etkisi, şiddet, cinsel istismar, akran zorbalığı, ebeveyn baskıları gibi bazı risk faktörleri bulunuyor. Yetişkinlerde ise 20 yaş sonrasında görülüyor. Yeme bozukluğunun psikolojik etkileri olduğu kadar fizyolojik etkileri de var. Tüm bunları gözeterek yeme bozukluğu bulunan kişilerle empati yapmak, onların yanında olduğumuzu hissettirmek çok önemli” dedi.

Çelen, yeme bozukluğu, bireyin kısıtlayıcı beslenme tarzı, yasaklar, mükemmel olma ihtiyacı, beğenilme ve arzulanma isteği gibi pek çok nedenden dolayı ortaya çıkabildiğine değinerek, “Kişinin yemekle arasındaki ilişkinin bozulması durumunda ortaya çıkan yeme bozukluğunun nedenleri arasında çoğunlukla beden görünümüne karşı memnuniyetsizlik duyma ve sağlıklı olma isteği yer alıyor.” diye konuştu.

Her bireyin terapiye kolay ve daha hızlı erişebilmesi için hayata geçen Hiwell Uzman Klinik Psikoloğu Selin Çelen, değerini kilosu ve beden görünümü üzerine kuran kişinin, memnuniyetsizliğini telafi etmek için; kısıtlayıcı diyetler, detokslar, kendini aç bırakmak, kusma, laksatif-diüretik kullanma, aşırı egzersiz yapma gibi davranışlarda bulunabildiğini dile getirdi. Yapılan bu eylemlerin kişinin yeme ile kurduğu ilişkinin bozulmasına neden olduğunu belirten Selin Çelen, bu rahatsızlığın fiziksel etkileri, tespiti ve bu bireylere yaklaşırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Çelen, söz konusu rahatsızlığın temellerinin çocukluk döneminde atıldığını ancak gelişime bağlı olarak 13-14 yaşlarında görülmeye başladığının altını çizerek, “Çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan; kaygı bozuklukları, depresyon, sosyal medya etkisi, psikolojik ve fiziksel şiddet, cinsel istismar, akran zorbalığı, kayıplar ve ebeveyn baskıları yeme bozukluğunun en temel nedenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle tüm risk faktörlerini göz önünde bulundurarak erken müdahalede bulunmak oldukça önemli” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de yeme bozukluğu görülme oranı yüzde 3”

Yapılan araştırmalara göre ülkemizde yeme bozukluğu görülme sıklığının ortalama yüzde 3 oranında olduğunu bildiren Selin Çelen, ergenlerde bu oranın yüzde 2.33, ergen kızlarda ise yüzde 4.03 olduğunu söyledi. Bu oranın üniversite öğrencisi kızlar üzerinde yapılmış bir çalışmada Anoreksiya Nervoza yüzde 0.1-4 arasında, Bulimia Nervozanın ise yüzde 18-20 arasında değiştiğini vurgulayan Selin Çelen, yeme bozukluğu görülen kişilerde aynı zamanda kaygı bozukluğu görülme oranının da yüzde 60’ın üzerinde olduğunun altını çizdi.

“Pandemide arttı”

Çelen, “Chicago’da bulunan ve yeme bozukluğuyla mücadele eden bir dernek olan ANAD’a göre dünya çapında yaklaşık her 10 kişiden 1’i bu hastalıktan etkileniyor ve dünya nüfusun en az yüzde 9’unda yeme bozukluğu görülüyor. Ancak pandemi döneminde dünyada ve Türkiye’de klinik olarak görülmese de toplumda yeme bozukluğu görülme sıklığı arttı. ANAD Derneği’nin çocuk ve ergenlerle ilgili araştırma bulgularına göre; 1-3’üncü sınıftaki kızların yüzde 42’si zayıflamak istiyor, 10 yaşındaki çocukların yüzde 81’i şişman olmaktan korkuyor, ergen kızların yüzde 35-57’si hızlı diyet yapıyor, oruç tutuyor, kendi kendine kusuyor ve diyet hapları ya da müshil kullanıyor. Yeme bozukluğu, ölüm riski en yüksek tanı grubudur. Özellikle Anoreksiya Nervoza grubunda ölüm riski, gelişmiş ülkelerde yüzde 10’larda.” dedi.

“En önemli nokta, hassas ve dikkatli yaklaşmak”

Eğer çevremizde yeme bozukluğu olduğundan şüphelenilen bir birey varsa, bu kişilere karşı oldukça hassas bir şekilde yaklaşmanın çok önemli olduğunu bildiren Selin Çelen, “Çünkü bu bireyler, çevresinden gelecek herhangi olumlu ya da olumsuz bir yorum karşısında hızlıca tetiklenebilir. ‘Çok güzel gözüküyorsun’, ‘Kilolu değilsin’, ‘Kilo mu aldın?’ ya da ‘Kilo mu verdin?’ gibi yorumlar olumlu veya olumsuz olsa da kişiyi yeme alışkanlıkları konusunda harekete geçirebilecek bir etki yaratabilir. Bu tarz sorular yerine empati yapmak, duygularını sormak ve karşılamak, ihtiyaçlarını öğrenmek, şefkatle kucaklamak, motivasyonel davranmak, yalnız olmadığını ve güvende hissettirmek çok daha önemli ve değerli” diye konuştu.

“Tedaviden önce tespit daha önemli”

Çelen, yeme bozukluğu tedavisi için önce bunun temel nedenlerinin tespit edilmesinin çok önemli olduğunun altını çizdi.

Yiyecek tüketiminin artışı, yemek yerken kontrolü kaybetmek, kendini aç bırakmak, kısıtlayıcı beslenme düzeni uygulamak ve ardından aşırı yeme döngüsü, aşırı yemenin ardından kusma, kısa sürede kilo vermek, fazla fiziksel aktivite yapmak, gizli yemek yemek, kalori hesabı yapmak, regl düzensizliği veya regl kesilmesinin bu hastalığın belirtileri arasında yer aldığını ifade eden Selin Çelen, şunları kaydetti:

“Bu nedenlerin tespitinden sonra kişinin beden görünümüne dair memnuniyetsizliklerinin nedenleri ve sonuçlarının ilişkisi detaylıca inceleniyor ve çalışmalar yapılıyor. İnceleme esnasında çoğunlukla; özgüven, mükemmeliyetçilik, başarısızlık, yetersizlik, beğenilmeme ve sevilmeme inançlarıyla çalışılıyor. Bunlara ek olarak ise yeme ile kurulan ilişkinin onarılması için davranışsal bir takım müdahale yöntemleri de uygulanıyor. Açlık ve tokluk sinyallerinin farkındalığı ve takibi, yasaklı yiyecekler ile barışmak, kısıtlayıcı diyet döngülerinden sürdürülebilir beslenmeye geçiş, geçmişteki diyet deneyimlerinin keşfi, alternatif davranış eylemleri, yeni baş etme yöntemleri oluşturmak, duygu regülasyonunu sağlamak gibi çeşitli yöntemler kullanılıyor. Yeme bozukluğu tedavisinde kullanılan terapi ekolleri arasında; Bilişsel Davranışçı Terapi, Dinamik Terapi, EMDR Terapi, Mindfulnes, Şema Terapi, Diyalektik Davranış Terapi geliyor”

“Fiziksel etkileri de bulunuyor”

Çelen, yeme bozukluğunun psikolojik etkileri olduğu kadar fizyolojik etkileri de olduğunu belirten, bu rahatsızlıklardan bazılarını şöyle sıraladı:

“Kardiyovasküler sorunlar, erken yaşta başlayan vakalarda büyüme-gelişme geriliği, kemik kütlesinde azalma, mide tahrişi ve kanaması, diş minelerinde erozyon ve diş çürümeleri, düşük potasyum değeri, uykuya eğilim, kalp ritim bozuklukları, karaciğer yağlanması, cilt kuruluğu, tüylenmede artış, kabızlık, düşük beden ısısı, saç dökülmesi, kadınlarda regl olamama.”

“Duygularıyla baş edemeyen birey, yeme ile bunu tolere etmeye çalışıyor”

Yeme bozukluğuna sadece duygusal açlık denilemeyeceğinin altını çizen Klinik Psikolog Selin Çelen, “Duygusal yeme bozukluğunda kişiler, herhangi bir duygu hissettiklerinde normalden daha fazla yiyecek tüketebiliyor. Genelde olumsuz duygularla ortaya çıkan bu yeme davranışı, aslında bir baş etme yöntemi olarak kullanılıyor. Başarısızlık, yetersizlik, baskı altında hissetme, öfke gibi olumsuz duygular hisseden bir birey, yeme davranışında bulunuyor ve ardından da çoğunlukla pişmanlık hissediyor. Ancak olumsuz duyguların yanı sıra olumlu duyguların ardından da yeme davranışı gözleniyor.” şeklinde konuştu.

Çelen, olumlu duyguyla gelen yeme davranışının nedeninin de kişinin kendini ödüllendirmek istemesinden kaynaklandığını ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

“Duygusal açlık, duygusal yeme alanında sıklıkla görülüyor. Ancak her yeme davranışının temelinde kişi aslında; açlık, tokluk, üzüntü, keder, sıkıntı, öfke, pişmanlık, mutluluk gibi pek çok duyguda yeme eyleminde bulunuyor. Birey, yaşadığı duyguyu tolere edemediği ve baş edemediği için yemek yeme eylemi ile bu hissi yönetmeye ve rahatlamaya çalışıyor. Bu nedenle duygusal açlık terimini bu noktada kullanabiliriz. Ancak duygu açlığı ile yemek yeme eylemini ve bu kapsamda yaşanan duyguyla ya da olayla baş etme yöntemini kullanmak, işlevsel bir çözüm değil. Bu noktada daha kullanışlı ve sağlıklı baş etme yöntemleri bulmak daha doğru bir çözüm olacaktır”

Eskişehir’de Bayram Boyunca Tramvay ve Otobüsler Ücretsiz - RayHaber
26 Eskişehir

Eskişehir’de Bayram Boyunca Tramvay ve Otobüsler Ücretsiz

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı’nda vatandaşların bayram ziyaretlerini daha rahat ve huzurlu gerçekleştirebilmesi için toplu ulaşımı ücretsiz hale getiriyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, bayram süresince tramvay ve belediye otobüslerinin ücretsiz hizmet vereceğini açıkladı. Başkan Ünlüce, dayanışma, paylaşma ve birlik duygularının yoğun olarak yaşandığı bayram günlerinde vatandaşların sevdiklerine kolayca 🚆
Kayseri’de Elektrikli Otobüsler Yola Çıkmaya Hazırlanıyor - RayHaber
38 Kayseri

Kayseri’de Elektrikli Otobüsler Yola Çıkmaya Hazırlanıyor

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, şehir içi ulaşımda sürdürülebilirliği artırmak adına planlanan 12 metrelik elektrikli otobüsün test sürüşüne bizzat katıldı. Kentin toplu taşıma ağını daha çevreci ve modern bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen projenin ilk denemeleri Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Ulaşımda Çevre Dostu Dönüşüm Başladı Başkan Büyükkılıç’a 🚆
Ankara’da Toplu Taşıma 4 Gün Boyunca Ücretsiz - RayHaber
06 Ankara

Ankara’da Toplu Taşıma 4 Gün Boyunca Ücretsiz

Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü, 2026 yılı Kurban Bayramı süresince uygulanacak toplu taşıma programını açıkladı. Yapılan duyuruya göre Başkentliler, bayram boyunca belediyeye ait toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanabilecek. Toplu Taşıma 4 Gün Boyunca Ücretsiz 27, 28, 29 ve 30 Mayıs 2026 tarihlerine denk gelen Kurban Bayramı süresince; EGO Otobüsleri, 🚆
Doğu’nun Boğaz Köprüsü 11 Yaşında - RayHaber
Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu’nun Boğaz Köprüsü 11 Yaşında

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Doğu’nun Boğaz Köprüsü” olarak nitelendirilen Nissibi Köprüsü’nün hizmete girişinin 11. yıl dönümü vesilesiyle önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, köprünün açıldığı günden bu yana bölge ulaşımında ve ekonomisinde yarattığı büyük değişimi rakamlarla ortaya koydu. Kesintisiz Ulaşım ve Dev Tasarruf Atatürk Barajı’nın su tutmasıyla bölgede yıllarca 🚆
Türkiye Havacılıkta Devler Liginde: Hedef 270 Milyon Yolcu! - RayHaber
06 Ankara

Türkiye Havacılıkta Devler Liginde: Hedef 270 Milyon Yolcu!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Başmüdürler Toplantısı öncesinde yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin sivil havacılıkta katettiği mesafeyi ve gelecek vizyonunu paylaştı. Bakan Uraloğlu, Ankara Etimesgut Havalimanı’ndaki yenileme çalışmalarından yerli teknoloji hamlelerine kadar pek çok kritik başlıkta önemli mesajlar verdi. “Havayolu Halkın Yolu Oldu” Konuşmasına Türkiye’nin havacılık 🚆
İBB’den 122 İtfaiye Eri ve 75 Memur Alımı İlanı - RayHaber
İş İlanları

İBB’den 122 İtfaiye Eri ve 75 Memur Alımı İlanı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı bünyesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere 122 adet İtfaiye Eri ile 75 adet muhtelif unvanlarda memur alımı yapılacaktır. Bu kapsamda; unvanı, sınıfı, derecesi, adedi, nitelikleri, KPSS puan türü, KPSS taban puanı ve diğer şartları taşımak kaydıyla boş kadrolara açıktan atama yoluyla İtfaiye Eri ve 🚆
Sultanbeyli Metrosu Açıldı: İstanbullulara 9 Gün Ücretsiz Hizmet Müjdesi - RayHaber
34 İstanbul

Sultanbeyli Metrosu Açıldı: İstanbullulara 9 Gün Ücretsiz Hizmet Müjdesi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Anadolu Yakası ulaşımı için kritik öneme sahip olan M5 Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro Hattı’nın 2. etabını (Samandıra Merkez-Sultanbeyli) törenle hizmete açtı. Açılışta konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, yeni hattın İstanbullulara 9 gün boyunca ücretsiz olacağını müjdeledi. “Yüzde 4 Seviyesinden Aldık, Bitirdik” Hattın yapım sürecindeki zorluklara değinen İBB Başkanvekili 🚆