Ankara Barajlarında Doluluk Oranı Düşük!

Ankara Barajlarında Doluluk Oranı Düşük! - RayHaber
Ankara Barajlarında Doluluk Oranı Düşük! - RayHaber

Ankara nüfusunu besleyen barajların toplam doluluk oranı yüzde 47.78, aktif doluluk oranı ise yüzde 40.72 olarak ölçüldü.

Başkent Ankara’ya içme ve kullanma suyu sağlayan barajların 2 Haziran 2024 tarihi itibarıyla toplam doluluk oranı yüzde 47.78, aktif doluluk oranı ise yüzde 40.72 olarak tespit edildi.

Ankara’nın çevresinde bulunan ve kente içme suyu sağlayan 10 baraj, 1 milyar 585 milyon 393 bin metreküp toplam hacme sahipken 2 Haziran 2024 tarihinde bu barajlardaki su miktarı 757 milyon 520 bin metreküp olarak kaydedildi. Barajların dolulukları geçen yıl aynı tarihte 706 milyon 670 bin metreküp olarak ölçülürken bu yıl Ankara’nın 50 milyon 850 bin metreküp daha fazla suyu olduğu kaydedildi.

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (ASKİ) toplam abone sayısı şu anda 2 milyon 595 bin 323’e ulaşırken bu rakam her geçen gün nüfusa bağlı olarak artıyor. ASKİ verilerine göre Ankara’da kişi başı günlük tüketilen su miktarı ortalama 237 litre. Kente verilen günlük toplam su miktarı 2 Haziran 2024 tarihinde ise 1 milyon 576 bin 141 metreküp oldu.

ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, suyun bilinçli tüketimine yönelik çağrısını yineledi. Yaşamın vazgeçilmezi olan su kaynağının tüm dünyada olduğu gibi Ankara’da da sınırlı olduğunun altını çizen Akçay, şöyle konuştu:

“Suyumuzun her damlası çok kıymetli. Bu nedenle su kaynaklarımızı dikkatli ve verimli kullanmalıyız. Artık toplum olarak su kaynaklarımızın sonsuz olmadığı bilincini yerleştirmeliyiz. Böylece su israfına geleceğimiz için hep birlikte “dur!” diyebiliriz. Biliyorsunuz yaz aylarına girdik. Özellikle çevre ilçelerde yaz aylarında arazi, bağ, bahçe sulanması sebebiyle üst kotlarda su sıkıntısı yaşanıyor. Bunun önüne geçmek için de vatandaşlarımızdan suyumuzu tasarruflu kullanmalarını rica ediyoruz.”

Yüz Germe Ameliyatı Nedir ve Kimler İçin Uygundur? - RayHaber
SAĞLIK

Yüz Germe Ameliyatı Nedir ve Kimler İçin Uygundur?

Zamanın akışı, yer çekimi ve çevresel faktörler ciltte birtakım değişikliklere yol açar. Özellikle otuzlu yaşların sonundan itibaren kollajen üretiminin azalmasıyla birlikte yüz bölgesinde sarkmalar, derin kırışıklıklar ve hacim kayıpları belirginleşmeye başlar. İşte bu noktada, yaşlanma belirtilerini geriye sarmak ve daha taze bir görünüm elde etmek için en etkili cerrahi yöntem 🚆