MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Öcalan’a Çağrı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz haftaki grup toplantısında PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik dikkat çekici bir çağrıda bulunmuştu. Bahçeli, “Örgüte silah bırakma talimatı verip terörün bittiğini ilan etsin” ifadeleriyle Öcalan’ın terörle mücadeledeki rolüne vurgu yaptı. Bu hafta ise Bahçeli, çağrısını daha ileri bir noktaya taşıyarak, “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM’de DEM Grup Toplantısı’nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” şeklinde net bir açıklama yaptı.
Şamil Tayyar’dan Tepki

Bahçeli’nin bu çağrısına yanıt veren AKP’li Şamil Tayyar, durumu eleştirerek, “Öcalan’ı TBMM Genel Kurulu’nda konuşturmaya kimsenin gücü yetmez, fayda da etmez” dedi. Tayyar, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
- “Bahçeli’nin bölücü terör örgütü liderine TBMM’de konuşma çağrısı yapması, tüm ezberleri bozdu. Bu durum, başta Devlet Bey’in kendi ezberini de sarsmış durumda.”
- “Anlıyoruz ki Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin himayesinde kurulması planlanan PKK devleti ihtimali artık kabul edilir hale gelmiştir. Bölgedeki dinamiklerin değiştirilmesi için ABD ile yeni bir gelecek inşa edilmek isteniyor.”
- “Öcalan’ın çağrısıyla Kandil’in dağılmayacağı açıktır; Kandil, ABD’ye rağmen asla bir yere gitmez. PKK’nın liderlerini Avrupa’ya gönderip kalanlarını Suriye’de ikamete zorlayan senaryo, ilk çözüm sürecinde gündeme gelmişti ve sonuçları malumdur.”
Yeni Bir Yaklaşım Gerek
Tayyar, terörle mücadele konusunda daha kapsayıcı bir yaklaşım gerektiğini belirterek, “Kapsayıcı ve kuşatıcı bir demokrasiye, hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesine ihtiyaç var ama terör örgütünü merkeze koyan hiçbir politikanın şansı yoktur. Bu, tecrübe edildi, biliyoruz.” dedi. Ayrıca, “İhtiyaç duyulan, Kürt kardeşlerimizle yeni bir gönül köprüsü inşa etmek ve helalleşmektir.” diyerek, toplumun birliğine vurgu yaptı.
Tayyar, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bunun yolu terörist başına umut vermekten değil, 85 milyonun tamamına umut vermekten geçer. Daha gerçekçi bir çözüm, toplumu ayrıştırarak değil, birleştirerek üretilmelidir. Söylem ve eylemlerin, hakikat derecesine göre şekillenmesi gerekmektedir.”
Son olarak, “FETÖ elebaşını kendilerine alıp, PKK elebaşını Türkiye’de cezaevine gönderenler, Gülen ölünce Öcalan’ı diriltmek istiyorsa bu nafile bir çabadır. Ayrıca, bebek katili Öcalan’ı TBMM Genel Kurulu’nda konuşturmaya kimsenin gücü yetmez, bu çabaların da fayda sağlamayacağını düşünüyorum.” diyerek, durumu net bir şekilde özetledi.