Türkiye’de Kültür Sanat Alanındaki Zorluklar ve Çözümler

Türkiye genelinde kültür sanat alanında faaliyet gösterenler ve bu alandan faydalanan izleyiciler için sürdürülebilir ve umut verici bir manzara oluşturmak oldukça zorlu bir süreç. Bu alandaki hizmetlerin sürdürülebilirliği için belediyelerin rolü kaçınılmaz hale geliyor, zira sivil toplum kuruluşlarının (STK) bütçeleri oldukça sınırlı. Avrupa Komisyonu’nun 2022 tarihli raporuna göre, COVID-19 pandemisi sonrası kültür sanat sektörünün yaşadığı sıkıntılar daha da derinleşti. Bu rapor, finansman eksikliği ve kültürel alt yapı yetersizliklerine dikkat çekerken, kamu kuruluşlarının kalıcı ve etkili çözümler üretemediğini vurguluyor. Nitekim, kültürel hizmetlerden dinlenme, spor ve dini hizmetleri çıkardığınızda, belediyelerin kültüre ayırdığı bütçe zar zor yüzde 1 seviyesine ulaşabiliyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), Marmara Belediyeler Birliği’nin katılımı ve Avrupa Birliği’nin desteğiyle yürütülen “Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı”, kültür sanat alanında faaliyet gösteren STK’lar ile belediyelerin işbirliği yapmasını hedefliyor. Bu kapsamda, STK’ların ve belediyelerin birlikte gerçekleştirecekleri projelere toplamda 1.3 milyon Avro destek sağlanıyor. Böylece, belediyelerin en büyük korkusu olan bütçe ayırma sorununa ve STK’ların en önemli problemlerinden biri olan finansman bulma konusuna çözüm üretilmiş oluyor.
KONSER, SİNEMA, ATÖLYE
Geçen yıl gerçekleştirilen ilk açık çağrıya 33 şehirden 121 proje başvurusu yapılmıştı. Bu projeler arasında, Engelsiz Filmler Festivali’ni düzenleyen Puruli Kültür Sanat Derneği’nin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte başvurduğu “Çekirdek Eskişehir” projesi destek almaya hak kazandı. Bu proje kapsamında, Kent Park’tan köprü ile bağlanan Porsuk Çayı üzerindeki küçük ada, kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak. İKSV’nin davetiyle projenin kapanış sunumuna katılarak bu büyüleyici adayı gezme fırsatı buldum. Burayı görünce, aklıma Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de büyük ilgi gören Sziget Festivali’nin düzenlendiği ada geldi. Elbette, Eskişehir’deki ada çok daha küçük, ancak Sziget gibi büyük bir festival yapma zorunluluğu da yok. Projeye göre, pandemi sürecinde içinde bulunan restoran kapandıktan sonra atıl kalan kapalı alan, kültür sanat etkinliklerinin merkezi olacak. Arkasında açık hava sahnesinin kurulacağı bir alan mevcut, fakat en uçtaki “tavşan deliği” olarak adlandırılan, yeşil çalılarla çevrili bu küçük korunaklı alan benim en beğendiğim bölümlerden biriydi. Projede sinema bölümü ve değişik etkinlik alanları da yer almakta. Mekân, küçük çaplı festivallere, konserlere, film gösterimlerine ve atölye çalışmalarına uygun hale getirilecek.

Kültür sanat sektöründen katılımcılarla Çekirdek Eskişehir’i gezdik
Çekirdek Eskişehir Proje Yöneticisi Ezgi Yalınalp, adanın düzenlenmesi için Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nden mimarların da dahil olduğu uzmanların projeler çizdiğini açıkladı. Yalınalp’ın vurguladığı en önemli noktalardan biri, Çekirdek Eskişehir’in bağımsız sanatçılara ücretsiz olarak sunulacak olmasıydı. Buna göre, açık bir takvim uygulaması olacak ve STK’lerden seçilecek bir program konseyi takvimi belirleyecek. Sadece yerel etkinlikler değil, uluslararası etkinlikler de gerçekleştirilebilecek.
‘İŞBİRLİĞİ KAÇINILMAZ’
Çekirdek Eskişehir mekân turu tamamlandıktan sonra açılış konuşmaları gerçekleştirildi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Eskişehir’in şehir tiyatrosu ve senfoni orkestrasına sahip olduğunu belirterek “Ortaklaşa” projesinin bağımsız ve genç sanatçılar için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti. İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, “Eskişehir’in kültür sanat aktörleri bu projeyle bir araya gelecek. Uluslararası sanatçılar da burayı kullanabilecek” dedi. Taner, Puruli’nin belediyeyle beş yıllık bir anlaşma yaptığını vurgularken, “Sivil toplumla belediyenin kol kola çalışması kaçınılmaz bir gereklilik” ifadelerini kullandı.
Kapanış etkinliklerinde Ege Ön Trio konser verdi