Yenidoğan Çetesi Skandalı: 12 Bebeğin Ölümü ve Çete Üyeleri
2022-2024 yılları arasında tespit edilen 12 bebeğin ölümüne sebep olan çete üyelerinden 22’si tutuklandı. Doktor Fırat Sarı’nın liderliğini yaptığı ve 47 kişinin yer aldığı bu çete ile ilgili hazırlanan iddianame, kamuoyunda büyük bir infial yarattı.
‘500 GRAMDI ZATEN ÖLECEKTİ’
Cumhuriyet’in iddianamesinde yer alan bilgilere göre, yaşamını yitiren 12 bebekten biri olan Kaya bebek, yattığı Özel Güney Hastanesi’nde üç gün boyunca uygun tıbbi müdahale yapılmadığı için hayatını kaybetti. Kaya bebeğin ölümü sırasında hastanenin sahibi ve dosyadaki şüphelilerden biri olan Ayşe Müzeyyen Yurtoğlu, yeni doğan bölümünde sadece tıbbi müdahale yetkisi bulunmayan hemşire yardımcısı Damla Atak’ın başında bulunduğu bir durumla karşı karşıya kalındığı belirtildi. Yurtoğlu’nun bu durumu umursamadığı iddianameye yansıdı. Ayrıca hastanenin mesul müdürü Ali Dirik’in de bu durumdan haberdar olduğu ifade edildi. Durumu örtbas etmek isteyen hastane yönetiminin, kamera kayıtlarını yok ettiği belirlendi. Yurtoğlu’nun, hastaneye yapılacak incelemeler öncesinde savcının geleceğini duyduğunda “Büyükçekmece savcısının benim hastanemde ne işi var? Bebek gece öldü. 500 gramdı, zaten ölecekti” dediği kaydedildi.
‘BEBEK TÜCCARLIĞI YAPIYORDU’
Bir bebeğin ölümüne ilişkin bildiklerini anlatan şüpheli hemşire Hasan Basri Gök, iddianamedeki ifadesinde şu şekilde konuştu: “Bir bebek hastaneye geldi. Geldiğinde durumu kötü değildi. Ancak yatışının ikinci ya da üçüncü gününde durumu kötüleşmeye, kalp anomalisi sıkıntısı yaşamaya başladı. Fırat Sarı, bebeği kalp ameliyatı için herhangi bir tedavi yapılamayacak olan Birinci International Hastanesi’ne sevk etti. Bu nedenle hastanede bebeğe herhangi bir ameliyat işlemi gerçekleştirilemedi. Bebeğin tedavisinden sorumlu kişi Hakan Doğukan Taşcı’ydı. Taşcı, bebeğin ailesi ile görüşürken kendisini doktor olarak tanıttı. Bebeğe uygulanabilecek tek ilaç bir kalp ilacıydı, fakat Hakan Doğukan bu ilacı bir süre kesip, ağır narkotik bir ilaçla bebeği uyuttu. Sonrasında bebek, müdahale edilmesine rağmen kalp anomalisi nedeniyle günden güne morarmaya başladı. Hakan Doğukan Taşcı, verdiği ilaçlarla bebeği yaklaşık 1.5 ay kadar tuttu.” Taşcı, ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’e, CİMER’e kendisini şikayet ettiğini anlattı ve “Şikayet etme sebebim bebek tüccarlığı yapmasından dolayı” dedi.
‘VİCDANINIZLA HAREKET EDİN’
CHP Genel Başkan Yardımcıları Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz ve Gamze Taşcıer, İstanbul İl Başkanı Özgür Çevik, milletvekilleri ve parti yöneticileri, dün “yenidoğan çetesi” soruşturmasında adı geçen ve ruhsatı iptal edilen Özel Reyap İstanbul Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Şahbaz, “Bu olayın sorumlusu mevcut sağlık bakanıdır. Dönemin sağlık bakanıdır ve sağlık sistemimizi özelleştirerek ticari bir meta haline getiren AKP’dir” diye konuştu. Taşcıer ise, “Bir kez vicdanınızla, onurunuzla hareket edin. Yapamadığınız, yönetemediğiniz süreci istifayla onurlandırın. Sağlık bakanını, adalet bakanını ve çalışma bakanını atayan tek adamın istifa etmesi lazım” dedi.
TOPLUMSAL GERİYE GİDİŞ
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), “yenidoğan çetesi”ne dair yaptığı açıklamada, “Bu vahşet, toplumsal geriye gidişimizin en yakıcı örneklerinden biridir. Sosyal devlet olmanın gereği, eğitim ve sağlık gibi temel alanlarda piyasacı değil, kamucu politikalar izlemektir. Eğitim ve sağlık hizmetlerindeki bu yanlış uygulamalardan dönülmeli, laik Cumhuriyetimizin kamucu eğitim ve sağlık politikaları tutarlı bir şekilde uygulanmalıdır” ifadesini kullandı.
FAALİYETLERİ 2019’A MI UZANIYOR?
Çeteyle ilgili skandalların ortaya çıkmasının ardından birçok vatandaş, çocuklarını benzer nedenlerden kaybettiğini dile getirirken, Cumhuriyet’e konuşan bir yurttaş, 2019 yılında ikiz çocuklarından birini aynı iddialarla kaybettiğini ve çocuğundan sorumlu doktorun da Fırat Sarı olduğunu belirtti.
‘ÖNLEM İÇİN’ DEMİŞLER
Sağlıklı bir şekilde sezaryan doğan çocuklarının neden yoğun bakım ünitesine alındığını anlayamadıklarını belirten Ozan Oztürk, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Doğumu gerçekleştiren doktor, çocuklarımın sezaryan doğduğunu ve doğumun gayet güzel geçtiğini belirterek, ‘Çocukları sanırım önlem amaçlı yoğun bakıma aldılar’ şeklinde bir açıklama yaptı. Oğlumun kafasına yoğun bakımdayken garip bir cihaz taktılar. Kızımı da hiçbir makineye bağlamadan 11 gün boyunca sebepsiz yere hastanede tuttular. ‘Çocuğu veremeyiz. Kardeşinde komplikasyonlar var, kendisinde de oluşabilir, önlem amaçlı tutuyoruz’ denildi. 11. günün sonunda baskı yaparak kızımızı teslim alabildik. Oğlum ise 4. veya 5. gün entübe edildi. Ancak gayet sağlıklı görünüyordu. Doktorun beyanı ise ‘makineden ayrılamadığı ve ciğerlerinin gelişmediği’ yönündeydi. Ancak anne karnındayken ultrason yapıldığında ciğerleri gayet sağlıklı görünüyordu. 24 günlük bu süre içerisinde daha sonra oğlumun kalbinde delik olabileceği söylendi. Ücretle getirttiğimiz doktor, kontrollerden sonra oğlumun kalbinde hiçbir sıkıntı olmadığını söyledi. Oğlum ölmeden bir önceki gece sabaha karşı hastane tarafından aranarak hastaneye çağrıldım. Gittiğimde çocuğum entübe cihazına bağlıydı ve mosmordu.”
‘ÇELİŞKİLİ İFADE VERİYORDU’
Öztürk, “Süreç içerisinde Fırat Sarı ile konuştuğumuzda çocuğuma yönelik çelişkili ifadeler kullanıyordu. Bir gün iyi diyordu, bir gün kötü diyordu. Zaten Fırat Bey’i hastanede zor görüyorduk. Sürekli başka bir yerdeydi. Ne zaman çocuğumu alabileceğimizi sorduğumuzda hep kaçamak cevaplar veriyordu. ‘İlahi takdir’ olarak olayı kapatmaya çalıştım, fakat sonrasında diğer ailelerin beyanlarını gördüm ve ne olup bittiğini anlayabildim” dedi. Yoğun bakımın dolu olduğunu ifade eden acılı baba, “Biz hastanede bulunduğumuz dönemde yoğun bakım ünitesi hınca hınç doluydu, hepsi de yeni doğan bebeklerdi. Çoğu da ikizdi. Uzun zamandır tutulan ikizler vardı hatta yoğun bakımda bedeni gelişimini tamamlayan bebekler bile vardı” şeklinde konuştu.
‘YAŞATTIKLARINI YAŞASINLAR’
KIRMIZI REÇETELİ İLAÇLARI DA SATMIŞLAR
‘ARKADAŞINDAN ALIYORDU’
İddianamede yer alan başka bir ifadede, yine uyuşturucu etkisi yaratan psikolojik bir ilaç kullanıldığına dair bilgiler verildi. Bu ifadede, “Reyap Hastanesi’nde Fırat Sarı’nın talimatlarıyla Sümeyye Nur Aslan ve hastanenin bilgi işlemi olan bir şahsın erkek bir şahsın değiştirdiği bir grafik ile ilgili yapılan konuşmalardır. Konuşma içeriklerinde geçen Aldolan ibaresiyle ilgili olarak Hakan Doğukan Taşcı, uyuşturucu madde etkisi yaratan Aldolan isimli bir ilaç kullanıyordu. Bu ilaç, sanırım kırmızı reçete ile satılan bir ilaçtır. İlacı, arkadaşı olan Osman ve Yalçın isimli şahıslardan temin ediyordu. İstanbul’da oturduğunu söylediği Osman’dan kurye vasıtasıyla ilacı satın alıyordu” denildi.
10 HASTANENİN RUHSATI İPTAL EDİLDİ

Yenidoğan Çetesi soruşturması kapsamında, on hastanenin ruhsatı iptal edildi. Bu hastaneler şunlardır:
- Özel Avcılar Hospital Hastanesi
- Özel TRG Hospitalist Hastanesi
- Özel Birinci Hastanesi
- Özel Güney Hastanesi
- Özel Bağcılar Medilife Hastanesi
- Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi
- Özel Reyap İstanbul Hastanesi
- Özel Silivri Kolan Hospital Hastanesi
- Çorlu Reyap Hastanesi
‘BAŞKA ÜLKEDE OLSA HÜKÜMET İSTİFA EDER’
Yenidoğan çetesi skandalının yankıları sürerken muhalefetten gelen tepkiler de dinmek bilmiyor. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, eski İstanbul İl Sağlık Müdürü ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu istifaya davet etti. Yücel, “Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre sağlıklı bebekleri kuvöze alan, öldürdükleri her bebek başına para alan yenidoğan çetesi bir yıl önce tespit edildi. Bu vahşete kayıtsız kalan herkes, en az o katiller kadar suçludur. Bu nasıl bir ihmaldir ki, bu insanlıktan nasibini almamış ahlaksızlar bir sene boyunca yakalanmamış, bebeklerimiz bir sene boyunca ölüme terk edilmiştir! Bebek ölümlerinde eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan, ondan önceki Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na ve İstanbul eski İl Sağlık Müdürü, şimdiki yeni Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na kadar hepsinin ihmali ve payı var. Başka bir ülkede olsa hükümet istifa ederdi. Bizde ise sorumluluğu olan siyasiler, büyük bir yüzsüzlük ve pişkinlikle koltuğa yapışıyorlar! Bebeklerini kucağına almak için can atan annelere babalara kefene sarılı minik bedenlerini verdiniz! Böyle bir çetenin varlığını bile bile hiçbir önlem almadınız! Bu bebeklerin ölümünde başında bulunduğunuz Sağlık Bakanlığı’nın büyük bir ihmali ve sorumluluğu varken hâlâ utanmadan o koltukta oturmaya devam mı edeceksiniz Kemal Memişoğlu” dedi.
‘TAKİPÇİSİ OLACAĞIM’
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medyadan bir açıklama yaptı. Yerlikaya, “Bir baba olarak çok üzgünüm. Halkımızın üzüntüsünü de en derinden paylaşıyorum. Haksız kazanç elde etmek için cennet kokulu bebeklerimizin hayatını hiçe sayan bu vicdansızların hak ettikleri cezayı alması için konunun takipçisi olacağım” ifadelerini kullandı.
‘SORUŞTURMA SÜRÜYOR’
Yenidoğan çetesiyle ilgili iddialara dair Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) bir açıklama geldi. Açıklamada, “Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.11.2023 tarihindeki talebi üzerine, kamuoyunda ‘yenidoğan çetesi’ olarak gündeme gelen konuyla ilgili 29.11.2023 tarihinde inceleme başlatılmıştır. Savcılığın soruşturma yaptığı hastanelerden SGK sözleşmesi bulunan hastanelere yönelik gerekli incelemeler, üç başmüfettiş ile üç müfettişimiz tarafından yürütülmektedir” denildi.
‘KORKU FİLMİ GİBİ’
Dönemin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Özel Hastaneler Denetim Birimi’nde uzman olarak görev yapan Dr. Malik Türkay Esin, korkunç olayın nasıl ortaya çıktığını ve süreç boyunca yaşananları şöyle anlattı: “2023 yılında gelen bir CİMER şikayetinde konuyla ilgili bilgiler verildi. İşin ciddiyetini öğrendiğimizde, o dönemki görevim gereği İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu’na çıkarak ‘Efendim böyle bir CİMER şikayeti var. Bizim yaptığımız denetim ve araştırmalar bu ihbarı doğruluyor. Bununla ilgili özel bir çalışma yürütmek istiyoruz’ dedik. Kendisi ‘Sonuna kadar gidin’ diyerek destek oldu.” Esin, “Kayıtları dinlemesem, görmesem, bunun bir korku filmi ya da kasıtlı olarak sağlık camiasını kirletmek amacıyla yapılabilecek bir iş olduğunu düşünürdüm” dedi.
AKP’LİDEN GARİP ÇIKIŞ
Eski AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci, yenidoğan çetesinin “siyonist terör örgütü” üyesi olduğunu öne sürdü. Birinci, “Çete mete değil. Türk milletinin geleceğine kasteden Siyonist bir terör örgütüdür” ifadelerini kullandı. Birinci’nin sözlerine tepki gösteren Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Bu milleti aptal yerine koymayın. 22 senedir Sağlık Bakanlığı menzil cemaatinin kontrolünde. 22 yıldır bakanları, bütün bürokratları siz atıyorsunuz. Sağlıkla ilgili yasaları siz çıkarıyorsunuz. Siyonistler Gazze’de bebek ve çocuk öldürüyor. Buradaki çetelerden siz sorumlusunuz” dedi.