Birleşmiş Milletler (BM) tarafından paylaşılan son değerlendirmeler, El Niño iklim olayının olağanüstü güçlenebileceğine ve küresel sıcaklık rekorları üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceğine işaret ediyor. Fosil yakıt kaynaklı küresel ısınmanın sıcaklıkları zaten yükselttiği bir dönemde ortaya çıkacak güçlü El Niño’nun atmosfere ve okyanuslara ek ısı taşıması bekleniyor.
Uzman değerlendirmelerine göre iki etkinin aynı anda güçlenmesi halinde 2027, bugüne kadar ölçülen en sıcak yıl olabilir. Bazı iklim uzmanları ise yaklaşan El Niño’nun son bin yıl içerisinde görülen en güçlü örnek olabileceği görüşünde.
50 Milyon Kişi Açlık Riskiyle Karşı Karşıya
El Niño’nun etkileri şimdiden farklı bölgelerde hissedilmeye başlandı. Endonezya’da orman yangınlarının şiddetlenmesi ve Hindistan’da kritik öneme sahip muson yağışlarının zayıflaması, iklim olayının olası sonuçları arasında gösteriliyor.
Önümüzdeki dönemde Avustralya’da yangın riskinin artmasından Güney Amerika’da şiddetli yağış ve sellerin görülmesine kadar çok sayıda bölgesel etkinin ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Dünya Gıda Programı da ağustos ayında yaptığı değerlendirmede, El Niño’nun etkilerinin yaklaşık 50 milyon insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulundu.
Avrupa’da bu yaz yaşanan ve en az 35 bin kişinin ölümüne yol açtığı belirtilen aşırı sıcak hava dalgasının ardından, El Niño’nun küresel ölçekteki sıcaklıkları daha da artırabileceği ifade ediliyor. Yaklaşan olayın boyutunun bazı değerlendirmelerde “Godzilla seviyesinde” olarak nitelendirilmesi dikkat çekiyor.
Okyanus Sıcaklıklarında Kritik Sapma
El Niño, Pasifik Okyanusu üzerindeki rüzgâr düzenindeki değişikliklerin deniz yüzeyi sıcaklıklarını artırması ve okyanusta biriken ısının atmosfere aktarılmasıyla ortaya çıkan doğal iklim döngüsünün bir parçası.
Pazartesi günü elde edilen verilere göre Pasifik’teki okyanus sıcaklığı, 30 yıllık ortalamanın 2,6 derece üzerine çıktı. Bu değer, uydu ölçümlerinin başladığı dönem içerisinde 2015 yılında kaydedilen 3,1 derecelik en yüksek sapmaya yaklaşıyor.
14 farklı iklim modelinin ortalamasına göre sıcaklık farkının kasım ayında zirve yapması ve yaklaşık 4 dereceye ulaşması bekleniyor.
İklim analisti Zeke Hausfather, mercan kayıtları, ağaç halkaları ve tarihi belgelerden elde edilen verilerin incelenmesinin, son bin yıl içerisinde hiçbir El Niño olayının mevcut seviyeye ulaşmadığını gösterdiğini belirtti.
BM’den “Bilinmeyen Sular” Uyarısı
BM Genel Sekreteri António Guterres, El Niño’nun ulaştığı boyuta ilişkin yaptığı açıklamada küresel ısınmanın oluşturduğu risklere dikkat çekti.
Guterres, bilimsel verilerin gezegenin daha önce karşılaşılmamış koşullara doğru ilerlediğini gösterdiğini belirterek aşırı hava olaylarının dünya genelinde oluşturduğu tehlikeye karşı iklim eylemlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Celeste Saulo da El Niño’nun dünya genelindeki toplumlar ve ekonomiler üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Kuraklık ve sellerin neden olduğu zararların şimdiden görüldüğünü belirten Saulo, olayın güçlenmesiyle etkilerin daha da ağırlaşabileceği uyarısında bulundu.
Saulo ayrıca WMO’nun yaklaşık 50 yıllık tarihinde ilk kez bu ölçekte bir seferberlik başlatıldığını belirterek, insanların hayatlarını ve geçim kaynaklarını korumak için meteoroloji ve hidroloji servislerinin tahmin ve erken uyarı çalışmalarının önemine dikkat çekti.
El Niño’nun Etkisi 2027’ye Uzayabilir
WMO tarafından yayımlanan son değerlendirmede, El Niño koşullarının belirgin şekilde yerleştiği ve önümüzdeki aylarda “çok güçlü bir olaya” dönüşebileceği bildirildi.
Kuraklık, sel ve aşırı sıcaklıkların yanı sıra başka iklim kaynaklı etkilerin de gündeme gelebileceği, mevcut koşulların 2027 yılına kadar etkisini sürdürebileceği ifade edildi.
Bazı bölgelerde deniz yüzeyinin altındaki sıcaklıkların temmuz ve ağustos ayının başlarında uzun dönem ortalamasının 8 derece üzerinde ölçüldüğü bildirildi. Bu durum, okyanuslarda olağanüstü miktarda ısı birikiminin yaşandığına ilişkin önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.
En Büyük Yük Yoksul Ülkelerin Üzerinde
İngiltere Enerji ve İklim İstihbarat Birimi’nden Chris Jaccarini, aşırı hava olaylarının gıda fiyatları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Jaccarini’ye göre küresel ölçekte yaşanan aşırı hava koşulları, özellikle düşük gelirli kesimleri daha ağır etkiliyor. Kuraklık ve sıcaklık artışları yalnızca ithal edilen ürünlerin fiyatlarını değil, ülkelerin kendi tarımsal üretimini de tehdit ediyor.
İngiltere’de beş sıcak hava dalgası ve geniş çaplı kuraklığın ardından 2026 yılı tarımsal üretiminin kayıtlardaki en kötü hasat dönemlerinden biriyle karşı karşıya olduğu belirtildi.
Jaccarini, sera gazı emisyonlarının hızla azaltılmaması ve toplumların iklim değişikliğinin etkilerine karşı dayanıklılığının artırılmaması halinde aşırı hava olaylarının daha sık ve yıkıcı hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlara göre küresel ısınmanın oluşturduğu uzun vadeli eğilimin üzerine güçlü El Niño olaylarının eklenmesi, sıcaklık rekorları başta olmak üzere kuraklık, sel, yangın ve gıda güvenliği gibi sorunların daha ağır sonuçlar doğurmasına yol açabilir.