Avusturyalı ressam Ferdinand George Waldmüller’in 1850’li yıllarda yaptığı “Beklenen Kişi” (Die Erwartete) adlı tablo, aradan geçen yaklaşık iki asra rağmen dikkat çekmeye devam ediyor. Almanya’nın Münih kentindeki Neue Pinakothek müzesinde sergilenen eser, ilk bakışta doğada yürüyen genç bir kadın ile elinde çiçek tutarak onu bekleyen bir erkeği gösteriyor.
Ancak tablodaki küçük bir ayrıntı, yıllar sonra eserin bambaşka bir açıdan yorumlanmasına neden oldu. Genç kadının iki eliyle tuttuğu dikdörtgen biçimli nesne ve nesneye bakarken aldığı pozisyon, günümüzde akıllı telefon kullanan insanları hatırlatıyor.
Tablodaki Nesne Akıllı Telefona Mı Benziyor?
Eserdeki genç kadının başını hafifçe öne eğerek elindeki küçük nesneye odaklanması, günümüz insanlarının telefon ekranına bakarak yürümesine oldukça benzer bir görüntü oluşturuyor. Özellikle başparmaklarının nesneyi kavrayış biçimi, sosyal medyada tablonun yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
Bu benzerlik, 2017 yılında sanatseverlerin ayrıntıya dikkat çekmesiyle internette hızla yayıldı. Tablodaki nesnenin günümüz akıllı telefonlarına benzediğini düşünen bazı kişiler, eseri “zaman yolculuğunun kanıtı” olarak yorumladı.
Akıllı telefonların özellikle dokunmatik ekran teknolojisiyle günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesinden sonra yapılan bu karşılaştırma, tablodaki sahnenin modern bir görüntüyü andırması nedeniyle büyük ilgi gördü.
Gerçek Çok Daha Basit
İlk bakışta şaşırtıcı görünen bu benzerliğin ardında ise zaman yolculuğundan çok, dönemin günlük yaşamına ilişkin bir ayrıntı bulunuyor. Eski bir kamu görevlisi olan Peter Russel, insanların bir sanat eserini yorumlama biçiminin içinde yaşadıkları dönemin etkisiyle değişebileceğine dikkat çekiyor.
Russel’e göre 1850’li yıllarda tabloya bakan bir kişi, genç kadının elindeki nesnenin ne olduğunu kolaylıkla anlayabilirdi. Ona göre o dönemin izleyicileri, kadının elinde küçük bir dua kitabı bulunduğunu düşünmekte zorlanmayacaktı.
Russel, günümüzde ise aynı görüntünün teknolojik alışkanlıklar nedeniyle farklı algılandığını belirterek, “1850’li yıllarda bu tabloya bakan herkes, kızın elindeki nesnenin küçük bir ilahi veya dua kitabı olduğunu anlardı. Ancak bugün hiç kimse bu sahnenin, elindeki akıllı telefonda sosyal medyaya dalmış bir gencin görüntüsüyle olan benzerliğini görmezden gelemiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Cep Boyu Dua Kitapları Yaygındı
Tablonun yapıldığı dönemde küçük boyutlu dua kitaplarının kullanımı oldukça yaygındı. Bu nedenle eserdeki dikdörtgen nesnenin bir akıllı telefon değil, dönemin insanlarının yanında taşıyabileceği küçük bir kitap olması daha gerçekçi bir açıklama olarak öne çıkıyor.
Waldmüller’in resmettiği sahnede genç kadın, elindeki kitaba yoğunlaşmış halde yürürken karşısındaki erkeğin kendisine çiçek sunmak üzere beklediğinin farkında değil. Ressam böylece dönemin sosyal yaşamından bir anı ve iki kişi arasındaki iletişimsizliği yansıtan bir sahne oluşturuyor.
Tablonun günümüzde akıllı telefon kullanımını çağrıştırması ise eserin anlamından ziyade, izleyicilerin kendi çağlarının alışkanlıklarını geçmişteki bir görüntüyle ilişkilendirmesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle “zaman yolculuğu” iddiası dikkat çekici bir internet teorisi olarak kalsa da tablodaki nesnenin dönemin dua kitaplarından biri olduğu açıklaması tarihsel açıdan çok daha güçlü görünüyor.