Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği: Sağlık Çalışanlarının Talepleri
Aile hekimliği uygulamaları, ülkemizdeki sağlık sisteminin temel taşlarından biridir. Ancak, son dönemde yürürlüğe giren Yeni Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği, sağlık çalışanları arasında ciddi tartışmalara yol açmıştır. Bu makalede, sağlık meslek örgütlerinin kaygılarını ve taleplerini ele alarak, aile hekimliği sisteminin daha iyi bir hale gelmesi için neler yapılabileceğine değineceğiz.
Aile Sağlığı Çalışanlarının Mali Kaybı
Aile sağlığı çalışanlarının, özellikle ebe ve hemşirelerin, mali kayıpları son yıllarda artış göstermiştir. 5258 Sayılı Aile Hekimliği Kanunu çerçevesinde yer alan aile sağlığı çalışanı sözleşmeli tavan ücretinin, 1.5 katından 3 katına çıkarılması gerekmektedir. Bu değişiklik, çalışanların hak edişlerini artıracak ve emeğin karşılığını alabilmelerini sağlayacaktır.
Yüzde 25 İbaresinin Yüzde 50 Olarak İyileştirilmesi
Yeni yönetmelikte görevlendirmelerdeki yüzde 25 ibaresi, sağlık çalışanları için yeterli değildir. Bu oran, yüzde 50 olarak iyileştirilmelidir. Aksi takdirde, çalışanlar tavana takılmakta ve hak kaybı yaşamaktadır. Bu durum, pozitif gibi görünen değişikliklerin de etkisiz kalmasına neden olmaktadır.
Teşvik Ödemeleri ve Adaletsizlik
Aile hekimliği sisteminde, görev ve sorumluluklar dışında kalan işlerden elde edilen teşvik ödemeleri, yüzde 0.5 – 4 arasında değişen oranlarla yapılmaktadır. Bu durum, aile hekimliği çalışanları için kabul edilebilir bir durum değildir. Çalışanların, görev tanımlarının dışındaki işlerden kaynaklanan olumsuzluklarla karşılaşmaması gerekmektedir.
Aşı Tedariki ve Lojistik Sorunlar
Aşı tedariki ve lojistik sorunları, aile hekimliği çalışanlarının performans sistemine yansımaktadır. Olmayan aşılar nedeniyle, sağlık çalışanlarının hak edişlerinden kesinti yapılması, son derece adaletsiz bir uygulamadır. Aile hekimleri, aşıların tedarikinde yaşanan sıkıntılardan dolayı mağdur olmamalıdır.
Güvenlik ve Şiddet Endişeleri
Sağlık çalışanları, iş yerlerinde maruz kaldıkları şiddet olayları nedeniyle ciddi bir endişe içerisindedir. Beyaz reform adı altında yapılan düzenlemelerin, sağlıkta şiddet olaylarını önlemekte yetersiz kaldığı açıktır. Aile sağlığı çalışanları, güvenli bir ortamda çalışmak istemekte ve bu konuda gerekli önlemlerin alınmasını talep etmektedir.
Meslek Onuru ve Hak Mücadelesi
Aile hekimliği çalışanları, profesyonel bir meslek grubu olarak tanınmak istemektedir. Kendilerine “eleman” ya da “çalışan” denilerek küçümsenmeyi reddetmektedirler. Bakanlığın, aile hekimliği çalışanlarının varlığını yok sayması kabul edilemez. Bu nedenle, sağlık çalışanları olarak haklarımızı savunmak adına mücadele etmeye devam edeceğiz.
Çalışma Koşullarının İyileştirilmesi
Aile sağlığı çalışanları, kendi görev tanımları dışında kalan işlerin faturasının kendilerine kesilmesine karşı çıkmaktadır. Bu durum, kölelik sistemine benzer bir yapı oluşturmaktadır. Aile hekimleri, iş yüklerinin azaltılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılmasını talep etmektedir.
Sonuç Olarak
Aile hekimliği sistemi, sağlık çalışanlarının özverileriyle ayakta durmaktadır. Ancak, mevcut sorunların çözülmesi ve çalışanların haklarının korunması büyük bir önem taşımaktadır. Sağlık meslek örgütleri olarak, taleplerimizi dile getirerek, daha adil ve sürdürülebilir bir sağlık sistemi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Aile sağlığı çalışanlarının haklarına saygı gösterilmeli ve bu alanda yaşanan sorunlar bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır.