Aile Hekimliği ve Yeni Yönetmelik: Sağlıkta Değişim Rüzgarları
Son dönemde aile hekimliği sisteminde yapılan değişiklikler, sağlık hizmetlerinin sunumu açısından önemli tartışmalara yol açmıştır. Aile hekimlerinin 1 Kasım’da yürürlüğe giren “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, hekimler tarafından “eziyet yönetmeliği” olarak nitelendirilmektedir. Bu yönetmelik, sağlığın kalitesini ve erişilebilirliğini tehdit eden unsurlar içermektedir.
Hekimlerin Protesto Eylemleri
Aile hekimleri, 5-6-7 Kasım tarihlerinde iş bırakma eylemleri düzenleyerek, yeni yönetmeliğe karşı seslerini yükseltmişlerdir. Bugün ise hekimler, 6 Aralık tarihine kadar sürecek bir iş bırakma kararı alarak, sağlık sistemindeki bu olumsuz değişikliklere dikkat çekmektedirler. Ankara İl Sağlık Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen protesto gösterisi, sağlık meslek örgütlerinin bir araya gelerek ortak bir duruş sergilemesini sağlamıştır.
Toplum Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Aile Hekimi Alpertan Açar, yapılan düzenlemelerin halk ve sağlık emekçileri açısından kalıcı çözümler sunmadığını vurgulamıştır. Sağlık hizmetlerinin paralı hale gelmesi, toplumun sağlık erişimini zorlaştırmakta ve ekonomik yükünü artırmaktadır. Açar, “Halk, fazla ödemeye zorlanmakta” diyerek, yeni yönetmeliğin getirdiği katkı paylarının artışının, hastaları olumsuz etkileyeceğine dikkat çekmiştir.
Sevk Sistemi ve Hekimlerin Gelir Kaybı
Aile hekimliği sisteminde, hastaların ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına sevk edilebilmeleri için sağlık hizmetleri sunulmaktadır. Ancak, yeni düzenlemelerin hekimlerin gelirlerini etkileyerek, onları cezalandırma yoluna gittiği ifade edilmektedir. Bu durum, hastalar ile hekimler arasında bir çatışma ortamı yaratmakta ve sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürmektedir.
Korumalı Sağlık Hizmetlerinin Önceliği
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Türkü Yağmur Nehir, yönetmeliğin koruyucu sağlık hizmetlerini yeterince önceliklendirmediğini belirtmiştir. Her hastaya özel tedavi uygulama gerekliliğinin göz ardı edildiği bir süreçte, ilaç reçetelerinin kısıtlanması ve hastaların verilerinin tek bir yerde toplanması yönünde baskı oluşturulması, sağlık hizmetlerinin niteliğini tehdit etmektedir.
Ücretlendirme Sorunları
Yeni yönetmelikteki puanlama ve hasta takip sistemleri, sağlık hizmetlerinin ticarileşmesine neden olmaktadır. Dr. Türkü Yağmur Nehir, devletin yeterli bütçesi varken, hastalardan ücret almanın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Raporlar için ücret alınması, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini engellemektedir.
Hekimlerin Motivasyonu ve Çalışma Koşulları
Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, aile hekimlerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sözleşme yenileme süreçlerinde yaşanan sorunlar ve çalışanların motivasyonunu düşüren uygulamalar, sağlık sisteminin verimliliğini azaltmaktadır. Aile sağlığı merkezlerinin masraflarının cari giderlerden kesilmesi, hekimlerin iş tatminini olumsuz yönde etkilemektedir.
Sağlıkta Nitelik ve Erişilebilirlik Sorunları
Genel Sağlık-İş Genel Sekreteri Veli Can Karabacak, bakanlığın sağlık emekçilerini cezalandıran ve rant odaklı bir sistem oluşturma çabalarının, halkın nitelikli sağlık hizmetine erişimini engellediğini dile getirmiştir. Sağlık sisteminin özelleştirilmesi, toplum sağlığını tehdit eden bir durum haline gelmektedir.
Sonuç: Sağlık Çalışanlarının Talepleri
Bu kapsamda, aile hekimleri ve sağlık çalışanları, talepleri kabul edilene kadar eylemlerine devam edeceğini belirtmektedir. Sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, halk sağlığının korunması ve hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi adına atılacak adımlar, büyük bir önem taşımaktadır. Sağlık politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve sağlık emekçilerinin taleplerinin dikkate alınması, sağlıklı bir toplum için kritik bir gereklilik haline gelmiştir.