Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıklamaları, Türkiye’nin denizlerde seyir, can, mal ve çevre emniyetini artırmaya yönelik kararlı adımlarını gözler önüne seriyor. Filo güçlendirme ve teknolojik millileştirme çalışmalarıyla Türk denizleri daha güvenli hale getiriliyor.
Filo Güçlendirme ve Genişleme
Son beş yılda yapılan yatırımlarla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün acil müdahale kabiliyeti önemli ölçüde artırıldı. Bu süreçte filoya 10 acil müdahale römorkörü, 15 rib bot ve 6 kılavuzluk hizmet botu kazandırıldı. Bu sayede, kurtarma römorkörü filosu iki katına çıkarıldı. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, Türk Boğazları’nda 2017 yılında 1.422 gemiye verilen römorkör refakat hizmeti, 2024 yılında yedi kattan fazla artışla 10.543 gemiye ulaştı. Bakan Uraloğlu, önümüzdeki dönemde de filoya yeni acil müdahale römorkörleri, kılavuz hizmet botları ve çok maksatlı hızlı can kurtarma botları eklenerek güçlendirme çalışmalarının devam edeceğini müjdeledi.
Teknolojik Millileştirme ve Siber Egemenlik
Filo güçlendirmesinin yanı sıra, teknolojik yatırımlar da hız kesmeden sürdürülüyor. ASELSAN tarafından geliştirilen yerli ve milli SERDAR-7M radarları, İstanbul, Çanakkale, İzmir, İzmit ve Mersin’deki gemi trafik hizmetleri sistemlerinde kullanılan yabancı menşeli radarların yerini alarak tam bir millileşme sağlıyor. Bu yeni nesil radarlar, sadece donanımsal olarak değil, mevcut yazılımlara entegre edilerek bakım, onarım ve yedek parça süreçlerinde de önemli zaman ve maliyet tasarrufu vadediyor. Bu adım, deniz trafiği güvenliğini ve siber egemenliği teminat altına alırken, dışa bağımlılığı da önemli ölçüde azaltacak. Son iki yılda faaliyete alınan üç milli radar sistemiyle başlayan bu süreç, 2027 yılına kadar sekiz radar sisteminin yenilenerek millileştirilmesiyle devam edecek. Gemi trafik hizmetlerine ait trafik gözetleme istasyonlarındaki diğer radarlar da peyderpey yenilenecek.