Türkiye’de ilk defa tam kapsamlı bir Dijital Deneyim Merkezi (DDM), sanat ve teknolojiyi bir araya getirerek ziyaretçilere çağdaş ve etkileşimli sergileme yöntemleri sunuyor. Bu merkez, klasik sergicilik anlayışının ötesine geçerek, izleyiciyle yeni bir iletişim kurmayı amaçlayan inovatif bir platform olarak öne çıkıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan Kültür AŞ çatısı altında faaliyet gösteren DDM, sanatın sadece sergilenmekle sınırlı kalmayan, aynı zamanda anlatım ve deneyim alanına dönüştüğü bir merkez haline geliyor.
Merkez, dijital teknolojilerin yaratıcı kullanımını odağına alarak, anlatılan hikâyeleri ve deneyimleri zenginleştirme vizyonunu benimser. Bu bağlamda, teknolojiler kullanılmak yerine, sanatın dilini genişleten bir araç olarak görülüyor. Şubat 2024’te kapılarını açan DDM, bugüne kadar 500 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı ve büyük ilgi gördü. Ziyaretçilerin çok duyulu ve mekâna özgü kurguları içeren sergilerle buluştuğu merkezde, ziyaretçiler keşfetme ve öğrenme fırsatı yakalıyor.
İlk Sergi ve Dijital Deneyimlerin Gücü
Merkezin ilk sergisi olan “Zamanın Ötesinde: Nikola Tesla”, katılımcıları bilim ve hayal dünyasının sınırlarını zorlayan bir yolculuğa davet etti. Tesla’nın çocukluk yıllarından Amerika’daki çalışmalarına, icatlarından hayal gücündeki imgelerine kadar uzanan hikâyeleri, dijital teknolojilerin katkısıyla yeniden canlandırıldı. Bu sergi, sektöründe çığır açan bir örnektir ve ziyaretçilere farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor.
Gelenekten Yeniliğe: İkinci Sergi
İkinci sergi olan “Gelenekten Geleceğe”, tarih boyunca kayda değer kültürel miraslarımızı dijital araçlar aracılığıyla günümüze taşıyor. Geleneksel Türk sanatlarının estetiği, yapay zekâ, sanal ve artırılmış gerçeklik gibi modern teknolojilerle yeniden yorumlandı. Bu sayede ziyaretçiler, hem geçmişe hem de geleceğe yönelik benzersiz ve interaktif bir deneyim yaşama fırsatı yakaladı.
İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Osman Cenk Akın, merkez ve sergilere dair değerlendirmesinde, “Büyük ilgi gören Van Gogh: Işığın İzinde sergisi, sanat ve dijital anlatımı başarılı bir şekilde birleştiren önemli bir örnektir. Merkezimizde sadece sergi değil, anlatı, mekân ve izleyici arasındaki ilişkileri yeniden düzenleyen etkileşimli deneyimler sunuyoruz. Bu yaklaşım, ileri vadede de İstanbul’un kültür ve sanat yaşamına yön vermeye devam edecek.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.