Avrupa Demiryolu Endüstrisi Birliği (UNIFE), kıta genelindeki demiryolu ağlarının dijital güvenliği konusunda ciddi bir uyarı yayınladı. yabancı demiryolu teknolojilerinin siber güvenliğinin “acil bir öncelik” olarak ele alınması gerektiğini savunuyor. Özellikle AB dışı, yüksek riskli tedarikçilerden gelen teknolojilerin, Avrupa’nın kritik ulaşım altyapısına müdahale etme potansiyeli endişe yaratıyor.
Siber Güvenlik Yasası ve Genişletilen Yetkiler
UNIFE, Avrupa Komisyonu ve AB Siber Güvenlik Ajansı’nı (ENISA), revize edilmiş Siber Güvenlik Yasası’nın IV. Bölümü kapsamındaki yetkilerini kullanmaya davet ediyor. Bu yasal düzenleme, Komisyon’a “yüksek riskli üçüncü ülke” tedarikçilerini belirleme ve stratejik sektörlerin tedarik zincirlerinden bu aktörleri men etme gücü veriyor. Demiryolu ağları, sadece sivil taşımacılık değil, aynı zamanda askeri hareketlilik ve sınır ötesi tedarik zincirleri için de kritik bir rol oynadığından, bu sistemlerin dış müdahalelere karşı korunması hayati önem taşıyor.
Piyasa Gözetimi ve ENISA’nın Rolü
Grup, ENISA’nın piyasa gözetimi çalışmalarının ulusal yetkililerle koordineli şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Bu süreçte, demiryolu altyapısına entegre edilen dijital ürünlerin birer tehdit oluşturup oluşturmadığı titizlikle incelenmelidir. UNIFE, demiryolu sistemlerindeki gömülü teknolojilerin, mevcut reformların kapsadığı “ulaşım ve iletim ağları” tanımına tam olarak girdiğini vurguluyor.
Kamu İhale Reformu ve Stratejik Özerklik
UNIFE Genel Direktörü Enno Wiebe, Avrupa’nın demiryolu ağları üzerindeki kontrolünü kaybetmemesi için Kamu İhale Direktiflerinde de reform yapılması çağrısında bulunuyor. Wiebe’ye göre, Avrupa fonlarının öncelikle Avrupa ekonomisine ve güvenliğine katkı sağlayan projelere aktarılması gerekiyor.
Enno Wiebe, UNIFE Genel Direktörü, “Kritik altyapı söz konusu olduğunda, yüksek riskli AB dışı tedarikçilere yönelik AB düzeyinde kısıtlamalar getirilmesi kaçınılmazdır.”
UNIFE, Avrupa’nın stratejik özerkliğini korumak adına hem siber güvenlik yasalarının sert bir şekilde uygulanmasını hem de tedarik zinciri güvenliğinin en üst düzeye çıkarılmasını talep ediyor. Bu hamle, Avrupa demiryolu endüstrisinin gelecekteki direnci için dönüm noktası olarak görülüyor.