Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, dişin kök kısmının ortaya çıkmasının, dişi çevreleyen kemik dokusunun kaybına neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu durum, diş eti kenarlarının kemiğe doğru geri çekilmesiyle kendini gösterir ve genellikle
diş eti çekilmesi olarak adlandırılır. Çekilmenin temelinde çeşitli faktörler yer almakta olup, bunlar arasında dişlerin yanlış konumda olması, agresif veya yanlış diş fırçalama yöntemleri, diş sıkma alışkanlıkları, kötü ağız hijyeni ve diş hastalıkları bulunmaktadır.
Çekilmenin Sebepleri ve Sonuçları
Çekilme, diş köklerinin açığa çıkmasıyla, bu bölgedeki bakterilerin birikimini kolaylaştırır. Zamanla, bakteri ve plak birikimi sonucu oluşan periodontal hastalıklar, dişi çevreleyen kemik yapılarını olumsuz etkiler ve kemik kaybı yaşanabilir. Bu süreç, dişlerin destek yapısının zayıflamasıyla sonuçlanır. Eğer erken teşhis edilmez ve tedavi edilmezse, diş kaybına kadar ilerleyebilir.

Erken Belirtiler ve Tedavi Seçenekleri
İlk aşamalarda, diş eti çekilmesinin belirtileri arasında;kanama, şişlik, kızarıklık veya hassasiyet gibi şikayetler bulunur. Ayrıca ağızda kötü tat, kötü koku ve dişlerde artan hassasiyet de bu duruma işaret eder. Erken müdahale ile plak ve diş taşı temizliği gibi konservatif yöntemler kullanılarak, hastanın diş eti sağlığı korunabilir. Bu tedavilerin ardından, doğru fırçalama tekniği ve diş ipi kullanımı hakkında bilgilendirme yapılmalıdır. Enfeksiyon durumunda ise, antibiyotik tedavisi de uygulanabilir.
İleri düzeyde görülen diş eti çekilmelerinde, sorunların daha da ileri gitmesini önlemek amacıyla, frenulumun uzaklaştırılması gibi cerrahi işlemler gerekebilir. Ayrıca, risk faktörlerinin kontrol altına alınması önemli olup, bunlar arasında yetersiz veya yanlış fırçalama, diş taşı birikimi, sigara kullanımı, diş pozisyon bozuklukları ve hormonal değişiklikler yer alır. Ailede diş eti hastalığı öyküsü olan bireylerde bu risk daha da artabilir.