Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin demir yolu yatırımlarında stratejik bir sıçrama dönemine girdiğini açıkladı. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında demir yolunu ülkenin ana omurgası haline getirmeyi hedefleyen projeler kapsamında, toplam uzunluğu 7 bin 84 kilometre olan 38 yeni hattın etüt ve proje çalışmaları başarıyla tamamlandı.
Kurumsal İş Birliği ve Uluslararası Entegrasyon
Devasa yatırım hamlesi, devletin iki önemli kurumu tarafından koordine ediliyor. Bakan Uraloğlu, projelerin dağılımını şu şekilde detaylandırdı: TCDD (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları): 30 hat, 5 bin 402 kilometre. AYGM (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü): 8 hat, 1.682 kilometre.
Bu yeni ağlar, Türkiye’nin demir yolu sistemini Avrupa, Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu ile tam uyumlu ve kesintisiz hale getirecek.
Lojistik Merkezler ve Sanayi Entegrasyonu
Yeni hatlar sadece yolcu taşımacılığını değil, Türkiye’nin ihracat potansiyelini de doğrudan etkileyecek. Uraloğlu, üretim ve tüketim merkezlerinin entegrasyonuna vurgu yaparak şu avantajları sıraladı: Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve lojistik üslerin demir yolu ağına doğrudan katılımı. İhracat yüklerinin limanlara ve sınır kapılarına hızlı, ekonomik ve çevreci sevkiyatı. Doğu-batı ve kuzey-güney akslarındaki stratejik koridorların birbirine bağlanması.
Öncelikli Hatlar ve 2053 Hedefleri
2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı kapsamında demir yolu, yeniden öncelikli ulaşım modu ilan edildi. Yapım aşamasına geçilmesi planlanan öncelikli projeler arasında şunlar yer alıyor: Eskişehir-Afyonkarahisar-Antalya Hızlı Tren Hattı, Siirt-Kurtalan Hattı, Samsun-Çorum Hattı
Bakan Uraloğlu ayrıca, Türkiye’nin kendi trenini ve lokomotifini üreten yerli sanayi gücüyle, demir yollarının “Net Sıfır Karbon” hedeflerinin en önemli taşıyıcısı olacağını belirtti.