Kongo Demokratik Cumhuriyeti yetkililerinin yayımladığı son rapora göre, 15 Mayıs’ta ilan edilen Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 160’a ulaşmıştır. Sağlık bakanlığının verilerine göre şu ana kadar toplam 671 vaka tespit edilmiş olup, son 24 saatte 13 yeni doğrulanmış vaka bildirilmiştir.
Yeni vakaların 12’si Ituri eyaletinde, 1’i ise Kuzey-Kivu’da saptanmıştır. Yetkililer ayrıca 1261 kişinin temaslı takibi altında olduğunu ve toplam temaslı sayısının 1441’e yükseldiğini açıklamıştır.
Kısa salgın geçmişi ve uluslararası değerlendirme
15 Mayıs’ta Ituri bölgesinde bildirilen 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından ülke yönetimi salgını resmen ilan etti. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile komşu Uganda’daki durumun uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu belirtmiştir. Hükümet sözcüsü Patrick Muyaya, daha önce vaka sayısının 435’e ve can kaybının 118’e ulaştığını duyurmuştu.
Varyant ve tedavi durumu
Salgına neden olan etkenin nadir rastlanan Bundibugyo varyantı olduğu yetkililerce teyit edilmiştir. Uzmanlar, bu varyant için onaylanmış özgül bir aşı veya tedavi yönteminin mevcut olmadığını vurgulamaktadır; bu da kontrol önlemlerinin ve temaslı takibinin önemini artırmaktadır.
Ebola’nın geçmişi ve bölgesel etkileri
Ebola virüsü ilk kez 1976’da Sudan’ın Nzara ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı olarak ortaya çıktı ve adını nehirdeki bölgeden aldı. Virüs özellikle kanamalı ateşe neden olmakta; en büyük krizlerden biri 2014-2017 yılları arasında Batı Afrika’da yaşandı. O dönemde Gine, Liberya ve Sierra Leone’de toplamda 30 binden fazla enfeksiyon görüldü ve 11 binden fazlası yaşamını yitirdi.