Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren savunma sanayii, ülkenin stratejik öncelikleri arasında yer aldı. Erken dönemde Şakir Zümre ve Nuri Killigil gibi üreticiler, uçak bombaları, cephane ve ateşli silahlar ihraç ederek Türkiye’nin ilk savunma ihracatı deneyimlerini yarattı. Ancak Marshall Yardımları ve NATO üyeliğiyle dışarıdan hazır alım tercih edildi; yerli üretimde uzun süreli bir duraklama yaşandı.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası kurulan ASELSAN, TUSAŞ ve benzeri kuruluşlarla birlikte milli savunma üretiminde yeni bir ivme belirdi. 1990’larda bölgesel zırhlı araç satışlarıyla başlayan dış pazar açılımı, 2010’lu yıllarda kara, hava, deniz ve insansız hava platformlarına yönelen küresel talep sayesinde hızla genişledi.
Kilometre Taşları ve Büyük Anlaşmalar
2018’de Pakistan’a imzalanan MİLGEM korvetleri, 2021’de Polonya’nın Bayraktar TB2 alımı ve 2023’te Suudi Arabistan’a yapılan AKINCI TİHA satışı gibi anlaşmalar, Türk savunma sanayisinin uluslararası alandaki başarısını somutlaştırdı. Bu zincire en çarpıcı eklemelerden biri ise 2025’te Endonezya ile imzalanan, 48 adet KAAN 5. nesil savaş uçağını kapsayan ve 10 milyar doları aşan dev projeydi.

Ekonomik Büyüme ve İhracat Rakamları
Son yıllarda savunma ve havacılık ihracatı kayda değer bir hızla arttı. Resmi veriler 2024’te ihracatın 7,1 milyar dolara çıktığını, 2025’te ise yaklaşık %48’lik artışla 10,05 milyar doları bulduğunu gösteriyor. Ardından gelen büyük sözleşmeler ve SAHA Expo’da imzalanan yaklaşık 8 milyar dolarlık anlaşmalar sayesinde 2026’nın ilk 5 ayında yeni sözleşme tutarı 10,8 milyar dolara ulaştı ve 2025 yılının tamamını geride bıraktı.

2025 itibarıyla sektör ihracatı, 2002’ye göre yaklaşık 52 kat büyüyerek dikkat çekiyor: 2002’de 248 milyon dolar olan değer, 2025’te 10 milyar doları aştı. Aynı dönemde Türkiye’nin toplam ihracatı 36 milyar dolardan 273,4 milyar dolara yükselerek %658 artış gösterse de savunma sanayii bu genel büyümenin çok daha üstünde performans sergiledi.
İthalat Azalırken İhracat Payı Yükseliyor
SIPRI verilerine göre Türkiye’nin küresel savunma ithalatındaki payı gerilerken, ihracattaki payı yükseldi. 2021–2025 döneminde ithalattaki pay %1,2’ye düşerken, güncel ihracat payı yaklaşık %1,8 seviyesine ulaştı. Bugün Türkiye, dünya silah ihracatında on birinci sırada yer alırken, savunma ithalatında 24. sırada bulunuyor.

Yerlilik, Katma Değer ve İstihdam
Yerlilik oranındaki yükseliş sektörün dönüşümünün merkezinde yer alıyor: 2002’de yaklaşık %20 olan yerlilik, 2022’de %73’e, 2023’te %80’e ve 2024’te %83’e çıktı. Bu artış, hem dışa bağımlılığı azaltıyor hem de yüksek katma değerli üretimi destekliyor.
Bugün savunma ekosisteminde 3.500’den fazla firma, 1.400’ün üzerinde aktif proje ve yaklaşık 100.000 kişilik doğrudan nitelikli istihdam faaliyet gösteriyor. Sektörün yıllık ekonomiye katkısının yaklaşık 20 milyar dolar ve proje stokunun büyüklüğünün yaklaşık 100 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor.