Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında aylardır devam eden ve küresel ekonomiyi derinden sarsan askeri çatışmaları sonlandıracak tarihi bir çerçeve anlaşmaya varıldı. Arabuluculuğunu Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in üstlendiği diplomatik temaslar sonucunda taraflar; askeri operasyonların durdurulması, ABD’nin İran limanlarına yönelik uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması ve küresel enerji koridoru Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası trafiğe açılması konularında tam bir mutabakat sağladı. Tarihi mutabakat zaptının önümüzdeki cuma günü İsviçre’de resmi olarak imzalanması planlanıyor.
Tüm Cephelerde Silahlar Kalıcı Olarak Susuyor
Anlaşmanın detayları henüz tam olarak açıklanmasa da diplomatik kaynaklar, mutabakatın Lübnan da dahil olmak üzere tarafların etkin olduğu tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesini şart koştuğunu belirtiyor. ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Truth Social hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti ile anlaşma artık tamamlandı” diyerek zafer ilan etti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği de bir açıklama yayımlayarak, İran ve müttefiklerinin yer aldığı tüm cephelerde askeri faaliyetlerin pazartesi gecesinden itibaren tamamen durdurulacağını teyit etti.
Hürmüz Boğazı Açılıyor Petrol Fiyatları Çakıldı
Küresel petrol ve doğalgaz sevkıyatının kalbi konumunda olan Hürmüz Boğazı’nın cuma günü itibarıyla yeniden deniz trafiğine açılacağının duyurulması, enerji piyasalarında deprem etkisi yarattı. Başkan Trump’ın sosyal medyadan dünya gemicilik sektörüne seslenerek, “Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol akmaya başlasın” ifadesini kullanmasının ardından piyasalarda sert düşüşler gözlendi:
-
Brent Petrol: İşlemlerin ilk saatlerinde yüzde 4,0 oranında değer kaybetti.
-
WTI (ABD Tipi Ham Petrol): Yüzde 4,6’yı aşan bir gerileme kaydetti.
-
Asya Borsaları: Küresel enerji krizinin yumuşayacağı beklentisiyle haftaya yükselişle başladı.
Nükleer Program İçin Altmış Günlük Zorlu Süreç
Ateşkesin sağlanmasının ardından başlayacak 60 günlük geçiş sürecinde, esas kriz başlığı olan İran’ın nükleer programı ve ekonomik yaptırımların kaldırılması konuları masaya yatırılacak. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, daha kapsamlı bir anlaşma için müzakerelerin süreceğini belirtirken; uzmanlar, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ile elinde bulundurduğu yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceğinin sonraki aşamanın en çetin pazarlık konusu olacağını vurguluyor. Taslak metinde ayrıca, ABD’nin dondurulmuş 25 milyar dolarlık İran varlığını serbest bırakması maddesi de bulunuyor ancak Washington bu adımın şartların tam olarak yerine getirilmesinden sonra atılacağını belirtiyor.
Trump Ve Netanyahu Arasında Lübnan Çatlağı
Anlaşmaya varılmasına rağmen Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıkları su yüzüne çıktı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetiminin pazar günü Lübnan’a düzenlediği saldırılar, hem Tahran’ın hem de Trump’ın sert tepkisini çekti. İsrail, Lübnan’daki operasyonel serbestisini korumak isterken; İran, tam ve koşulsuz bir ateşkesi masanın kırmızı çizgisi olarak görüyor. Trump, verdiği bir röportajda Netanyahu için “çok zor bir adam” nitelendirmesinde bulunurken, İsrail’i nükleer silaha sahip bir İran’la karşı karşıya kalmaktan kendisinin koruduğunu ve Netanyahu’nun kendisine teşekkür etmesi gerektiğini savundu. İsrail kanadı ise henüz anlaşmaya dair resmi bir açıklama yapmadı.
Beyaz Saray’da Taviz Tartışmaları Ve Kongre Bariyeri
Tarihi uzlaşı, ABD iç siyasetinde de büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Eski ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, Trump yönetiminin sadece savaş öncesi duruma geri dönebilmek adına İran’a çok büyük ekonomik tavizler verdiğini iddia etti. Cumhuriyetçi Parti’nin şahin isimlerinden Senatör Lindsey Graham ise anlaşmayı olumlu bulmakla birlikte nükleer süreci yakından takip edeceklerini belirterek şu uyarıda bulundu:
“İran’ın nükleer programına ilişkin müzakereleri yakından takip edeceğim. ABD yasalarına göre İran’la yapılacak herhangi bir nükleer anlaşma mutlaka Kongre’nin incelemesine ve oylamasına sunulacaktır.”
Avrupa Ülkelerinden Koşullu Destek Mesajı
Uluslararası arenada büyük yankı uyandıran anlaşmaya Avrupa’dan da ilk tepkiler geldi. Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve İtalya yayımladıkları ortak bildiride; İran’ın nükleer programını sınırlandırmaya yönelik uluslararası alanda doğrulanabilir ve somut adımlar atması durumunda, bu ülkeye yönelik ekonomik yaptırımları kademeli olarak kaldırmaya hazır olduklarını deklare etti. İngiltere Başbakanı Keir Starmer da Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün önemine değinerek, “İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerekiyor” sözleriyle küresel güvenliğin altını çizdi.