İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), raylı sistem hatlarında gerçekleştirdiği büyük altyapı hamlesini yerli teknoloji ve üretimle taçlandırıyor. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB bürokratları, meclis üyeleri ve teknik ekipten oluşan heyetle birlikte, İstanbul ulaşımında kullanılacak yeni nesil metro ve tramvay araçlarının üretildiği Adapazarı’ndaki tesisleri yerinde inceledi.
Ziyaret kapsamında, hem %50’nin üzerinde yerlilik oranına sahip 144 adet metro aracının üretim süreçleri hem de tasarımı, projesi ve patenti tamamen İBB ile Metro A.Ş. mühendislerine ait olan yerli tramvay projesi “TRAM34” detaylıca incelendi.
“AĞUSTOS’TA TESLİMAT, ARALIK’TA YOLCULUK BAŞLIYOR”
Üretim tesislerinde gerçekleştirilen testlerin son aşamaya geldiğini belirten İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İstanbullulara yeni araçların müjdesini şu sözlerle verdi:
“Testlerde artık son hazırlığa doğru gidiyoruz. Ağustos ayının içinde bu araçlar buradan İstanbul’a, Esenler’deki tesislerimize teslim edilecek ve biz orada 3-4 ay sürüş testlerine tabi tutacağız. Hem fabrikada hem de sahada dinamik testleri tamamlandıktan sonra, aralık ayında bu araçlar İstanbulluların kullanımına hazır olacak. Her vatandaşımızın canı bize emanet; bu yüzden araçlar %100 uluslararası standart testlerinden geçirilmeden asla toplu taşımaya alınamaz.”
Aslan, 2027 yılının sonu itibarıyla sipariş edilen 144 metro aracı ile 34 tramvay aracının tamamının bitirilerek özellikle T4 tramvay hattında hizmete alınacağını ekledi.
“TRAM34” İLE MÜHENDİSLİKTE TARİHİ BAŞARI
Projesi ve patenti tamamen İBB’ye ait olan ve %61-62 yerlilik oranıyla üretilen TRAM34 projesine ayrı bir parantez açan Aslan, Türk mühendisliğinin gücünü vurguladı: Dizaynından yazılımına kadar her detay Türk mühendisler tarafından geliştirildi. Ekrem İmamoğlu’nun vizyonu ve mühendislere olan güveniyle projenin hayata geçirildiği belirtildi. Üretim süreciyle Türkiye genelinde onlarca farklı fabrikaya iş imkanı sağlandığı aktarıldı.
“MİLLİLİK VE YERLİLİK, KENDİ EMEKÇİSİNE GÜVENEBİLMEKTİR”
Geliştirilen bu araçların sadece birer ulaşım aracı olmadığını, aynı zamanda savunma sanayisinde yakalanan yerli başarı modelinin raylı sistemlere entegrasyonu olduğunu ifade eden Nuri Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Eğer Türkiye’de bir sanayiciye, bir üreticiye imkan verilirse nelerin yapılabileceğinin en güzel örneği burasıdır. Biz bu araçları yurt dışından da temin edebilirdik. Ama biz yerli sanayiyi ve kendi mühendisimizi desteklemeyi seçtik. Millilik ve yerlilik; vatanını, devletini sevmek; kendi üreticisine, sanayisine ve emekçisine güvenebilmektir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ulaştırma Bakanlığı’nın projeleriyle birlikte, yerli üreticilerimizi dünya çapında aktörler haline getireceğiz. Eğer imkan verilirse, gelecekte kendi metro aracımızı da kendimiz dizayn edip üreteceğiz.”
“DÜNYADA AYNI ANDA EN ÇOK METRO YAPAN ŞEHİRİZ”
İBB’nin 2019 yılından bu yana ulaşımdaki duraklama dönemini bitirdiğini hatırlatan Başkanvekili Aslan, İstanbul’un raylı sistemlerde bir dünya markası haline geldiğini belirtti:
“2017’de durdurulmuş olan tüm metro inşaatlarını devreye aldık ve 2020’den itibaren dünyada aynı anda en çok metro inşaatı yapan şehir unvanını aldık. İstanbul’da hem yeni hatlar inşa etmeye devam ediyoruz hem de bu hatlarda çalışacak yerli araçlarımızı üretiyoruz.”
İnceleme programı, İBB heyeti ve fabrikada çalışan teknik ekibin birlikte çektirdiği anı fotoğrafı ile son buldu.