Avrupa ve İngiltere’de bu yıl mayıs ayından itibaren etkisini artıran sıcak hava dalgaları, kıtanın birçok bölgesinde günlük yaşamı ve doğal dengeleri olumsuz etkiliyor. Batı Avrupa’da mayıs ayından bu yana beş sıcak hava dalgası yaşanırken, aşırı sıcaklıkların can kayıplarına ve kuraklığın derinleşmesine neden olduğu bildiriliyor.
İngiltere Meteoroloji Ofisi, ülkenin 2026 yazının kayıtlardaki en sıcak yaz olma ihtimalinin yüksek olduğunu açıklarken, Avrupa’nın batısı için de benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Copernicus İklim Değişikliği Servisi İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, özellikle mayıs ve haziran aylarında görülen sıcaklıkların olağan dışı seviyelere ulaştığını belirtiyor.
Mayıs Ve Haziran Sıcakları Dikkat Çekti
Samantha Burgess’e göre bu yılın mayıs ve haziran aylarında yaşanan sıcak hava dalgaları, temmuz ayındaki sıcaklıklardan daha sıra dışı bir karakter gösterdi.
Fransa, İngiltere’nin güneyi, Almanya’nın bazı bölgeleri, Hollanda, Belçika, İspanya’nın bazı kesimleri, Macaristan, Çekya, Avusturya ve İsviçre’nin belirli bölgeleri aşırı sıcaklardan en fazla etkilenen alanlar arasında yer aldı.
Batı Avrupa’da haziran ve temmuz aylarında sıcaklıkların uzun dönem ortalamasının 3 dereceden fazla üzerine çıkması dikkat çekti. Burgess, sıcaklık artışının kuraklıkla birleşerek orman yangını riskini de önemli ölçüde yükselttiğine işaret etti.
Batı Avrupa İçin Rekor Sıcak Yaz Beklentisi
Ağustos ayının kalan bölümündeki hava koşullarının da görülmesi gerektiğini belirten Burgess, mevcut sıcaklık anomalilerinin Batı Avrupa’nın kayıtlardaki en sıcak yazını yaşama ihtimalini güçlendirdiğini ifade etti.
Önceki yıllarda aşırı sıcaklıkların daha çok Güney ve Doğu Avrupa’da yoğunlaştığını belirten Burgess, bu yıl ise sıcaklık merkezinin Batı Avrupa’ya kaydığını söyledi. Doğu Avrupa’nın geniş kesimlerinde dönem dönem ortalamanın altında sıcaklıklar ölçülmesine rağmen, ağustos ayında kıtanın büyük bölümünde sıcaklıkların ortalamanın üzerine çıkması bekleniyor.
Kuraklık Nehirleri De Etkiledi
Aşırı sıcakların en önemli sonuçlarından biri de Avrupa genelinde giderek ağırlaşan kuraklık oldu. Burgess, bazı bölgelerde 1979’dan bu yana görülen en kurak toprak koşullarının oluştuğunu belirtti.
Kuzey İspanya, Fransa ve İngiltere’nin geniş kesimleriyle Belçika, Hollanda, Almanya, Avusturya, İsviçre, Çekya ve Macaristan’ın bazı bölgelerinde kuraklık etkisini yoğun şekilde gösteriyor.
Kuraklık, Avrupa’nın önemli nehirlerinde de kendisini gösterdi. Ren, Sen ve Tuna nehirlerinde aylık ortalama debiler açısından tarihi düşük seviyelerin kaydedildiği bildirildi. Yağış eksikliği ve yüksek sıcaklıkların birlikte etkisi, tarımdan ulaşıma kadar birçok alanda riskleri artırıyor.
El Nino 2027 İçin Alarm Veriyor
Küresel sıcaklıklar açısından bir diğer önemli gelişme ise El Nino hava olayının güçlenmesi. Tropikal Pasifik’te etkisini artıran El Nino’nun küresel ortalama sıcaklıkları yükseltmesi bekleniyor.
Burgess, güçlü bir El Nino olayının küresel ortalama sıcaklıklara yaklaşık 0,2 derece ekleyebileceğini belirterek 2026’nın sonlarına doğru sıcaklıkların daha da artabileceğine dikkat çekti. Mevcut değerlendirmelere göre 2027’nin kayıtlardaki en sıcak yıl olma ihtimali bulunuyor.
El Nino’nun Avustralya ve Endonezya’da kuraklık ve orman yangını riskini artırabileceği, Doğu Pasifik ve Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde ise sel veya kuraklık riskini yükseltebileceği ifade ediliyor. Avrupa’da ise kış döneminde daha fazla yağış görülmesi olası etkiler arasında gösteriliyor.
Okyanuslarda Temmuz Rekoru Kırıldı
Copernicus’un son verileri, küresel ölçekte sıcaklık baskısının denizlerde de sürdüğünü ortaya koydu. Temmuz 2026, dünya genelinde ölçülen en sıcak ikinci temmuz olurken, küresel okyanus yüzeyi sıcaklığı 20,96 dereceyle temmuz ayları için rekor seviyeye ulaştı.
Batı Avrupa’da haziran ve temmuz aylarının ortalama sıcaklığı 21,62 dereceye çıkarak ölçümlerdeki en yüksek seviyeye ulaştı. Temmuz 2026 da bölge açısından kayıtlardaki en sıcak üçüncü temmuz olarak kayda geçti.
2026’nın En Sıcak Yıl Olma İhtimali Yükseldi
Berkeley Earth tarafından yapılan değerlendirmeye göre, temmuz ayında yaşanan sıcaklıkların ardından 2026’nın dünya genelinde kayıtlardaki en sıcak yıl olma ihtimali yüzde 69’a yükseldi. Bu oran bir önceki ay yalnızca yüzde 12 seviyesindeydi.
Ayrıca 2026 yılında küresel sıcaklıkların 1850-1900 dönemini temsil eden sanayi öncesi ortalamadan 1,5 derece daha yüksek gerçekleşme ihtimali yüzde 99 olarak hesaplandı.
Şu anda küresel ölçekte en sıcak yıl rekoru 2024’e ait. O yıl ortalama küresel sıcaklık, sanayi öncesi döneme göre 1,55 derece daha yüksek ölçülmüştü. Avrupa’daki sıcak hava dalgaları, kuraklık ve nehirlerdeki düşük su seviyeleri ise iklim değişikliğinin birbirini tetikleyen etkilerinin 2026 yazında daha görünür hale geldiğine işaret ediyor.