ABD Uzay Kuvvetleri, ortaya çıkabilecek tehditlere hızlı şekilde karşılık verebilmek amacıyla ihtiyaç halinde kısa sürede konuşlandırılabilecek ve yörüngede manevra yapabilecek uzay araçları tedarik etmeye hazırlanıyor. ABD Uzay Sistemleri Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Space Safari program ofisi, diğer uydulara yaklaşabilen, yakın mesafede operasyon gerçekleştirebilen ve kenetlenme kabiliyetine sahip ticari bir uzay aracıyla ilgilendiğini açıkladı.
Uzay Kuvvetleri’nin Taktiksel Tepki Kabiliyetli Uzay (Tactically Responsive Space-TacRS) programı kapsamında gündeme gelen kabiliyet için 2029 mali yılında ihtiyaç oluşabileceği belirtiliyor. Kaç adet uzay aracının tedarik edileceğine ilişkin ise henüz bilgi paylaşılmadı.
Fırlatma İçin 14 Günlük Hedef Belirlendi
Space Safari tarafından yayımlanan bilgi talebinde, görev emrinin verilmesinden fırlatmaya kadar geçen sürenin 14 günle sınırlandırılmasının hedeflendiği belirtildi. Böylece ortaya çıkan tehdit veya operasyonel ihtiyaca mümkün olduğunca kısa sürede yanıt verilmesi amaçlanıyor.
Program kapsamında uzay araçlarının yalnızca hızlı şekilde konuşlandırılabilmesi değil, değişen görev ihtiyaçlarına uyum sağlayabilmesi de önem taşıyor. Bu doğrultuda farklı faydalı yüklerin son anda sisteme entegre edilmesine olanak tanıyan modüler tasarımların tercih edilmesi bekleniyor.
TacRS Yörüngedeki Tehditlere Hızlı Yanıt Sağlayacak
Air & Space Forces Magazine tarafından aktarılan bilgilere göre ABD Uzay Kuvvetleri, TacRS programını yörüngedeki tehditlere farklı yöntemlerle hızlı müdahale edebilme kabiliyeti olarak tanımlıyor.
Bu kapsamda ihtiyaç duyulduğunda yeni bir roketin fırlatılması, yörüngede hazır bulunan bir uzay aracının başka bir uydunun görevini desteklemek veya yerine geçmek amacıyla manevra yapması ve olası çatışma durumlarında ticari uzay hizmetlerinden yararlanılması gibi seçenekler bulunuyor.
Space Safari Hızlı Tedarik Modeline Odaklanıyor
TacRS çalışmalarının merkezinde yer alan Space Safari program ofisi, geleneksel tedarik süreçlerinin karşılamakta zorlanabileceği acil muharip komutanlık ihtiyaçlarına yönelik uzay sistemlerinin hızlı şekilde tedarik edilmesi, entegre edilmesi ve konuşlandırılmasına odaklanıyor.
Program kapsamında öngörülemeyen görev ihtiyaçlarına karşı daha hızlı ve maliyet açısından verimli çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, ticari uzay sektöründe bulunan mevcut teknolojilerin askeri görevlerde daha hızlı kullanılmasına da imkân sağlamayı amaçlıyor.
Yeni TacRS Görevleri Planlanıyor
ABD Uzay Kuvvetleri’nin önümüzdeki yıllarda gerçekleştirmeyi planladığı TacRS görevleri arasında farklı uzay araçları ve fırlatma sistemleri bulunuyor.
VICTUS SURGO görevi, ABD Savunma İnovasyon Birimi (DIU) iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Görev kapsamında Impulse Space tarafından geliştirilen yüksek manevra kabiliyetine sahip bir uzay aracının Falcon 9 roketiyle fırlatılması planlanıyor.
VICTUS SALO 1 görevinde Massachusetts Teknoloji Enstitüsü tarafından geliştirilen bir faydalı yükün 2027 yılında Falcon 9 ile uzaya gönderilmesi öngörülüyor. VICTUS SALO 2 ve 3 görevlerinin kesin takvimi ise henüz açıklanmadı. Bu görevlerde Impulse Space tarafından geliştirilen ve önceden yörüngeye yerleştirilmiş Mira yörünge manevra aracının kullanılması planlanıyor.
VICTUS SOL Alpha Roketiyle Fırlatılacak
TacRS görevleri arasında yer alan VICTUS SOL ise Firefly Aerospace tarafından geliştirilen Alpha taşıyıcı roketiyle gerçekleştirilecek. Görevde operasyonel bir faydalı yükün taşınması planlanıyor.
Bu görevler, ABD Uzay Kuvvetleri’nin hızlı fırlatma ve yörüngede manevra kabiliyetlerini geliştirme çalışmalarının bir parçasını oluşturuyor.
TacRS İçin 86 Milyon Dolarlık Bütçe
ABD Uzay Kuvvetleri’nin 2027 mali yılı bütçe talebinde TacRS gösterimleri için 86 milyon dolarlık kaynak ayrılması öngörülüyor. Space Safari’nin bu bütçeyle hızlı fırlatma ve yörüngede önceden konuşlandırılmış manevra kabiliyetleri gerektiren operasyonel görevleri desteklemesi planlanıyor.
Bu kapsamda, ihtiyaç ortaya çıktığında kısa sürede uzaya gönderilebilecek uydıların önceden üretilerek hazır tutulduğu bir hızlı tepki kuvvet yapısının oluşturulması hedefleniyor. Böylece ABD Uzay Kuvvetleri’nin değişen tehdit ortamına daha kısa sürede karşılık verebilecek uzay tabanlı kapasite geliştirmesi amaçlanıyor.