Japonya, uzun yaşam süresinde yeni bir rekora ulaştı. Ülkede 100 yaş ve üzerindeki kişilerin sayısı ilk kez 100 bin sınırını aşarak 107 bin 677’ye yükseldi. Rekor düzeydeki nüfus, Japonya’nın hızlı yaşlanma sorununu yeniden gündeme getirirken sağlık, bakım, emeklilik ve iş gücü piyasası üzerindeki ekonomik baskının da büyüdüğüne işaret ediyor.
Japonya Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı verilerine göre 100 yaş ve üzerindeki nüfus, geçen yıla göre 7 bin 914 kişi arttı. Böylece ülkede bu yaş grubundaki nüfus üst üste 56’ncı kez yıllık rekor kırmış oldu.
100 Yaşını Aşanların Büyük Bölümü Kadın
Japonya’daki uzun yaşam istatistiklerinde kadınların belirgin üstünlüğü devam ediyor. 100 yaş ve üzerindeki 107 bin 677 kişinin 94 bin 298’ini kadınlar oluştururken, erkeklerin sayısı 13 bin 379 olarak kaydedildi.
Ülkede 100 yaşını geçenlerin sayısındaki artışın boyutu geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında daha net ortaya çıkıyor. 1963 yılında yalnızca 153 kişinin 100 yaşını aştığı Japonya’da bu sayı 1981’de bini, 1998’de 10 bini ve 2012’de 50 bini geçti.
Geçen yıl 99 bin 763 olarak kaydedilen 100 yaş ve üzerindeki nüfusun bu yıl 100 bini aşması, uzun yaşam açısından önemli bir gelişme olurken Japonya’nın karşı karşıya olduğu demografik dönüşümün boyutunu da ortaya koyuyor.
Nüfusun Yüzde 29,4’ü 65 Yaş Ve Üzerinde
Japonya’nın yaşlanma sorunu yalnızca 100 yaşını geçen kişilerin sayısındaki yükselişten ibaret değil. Resmî verilere göre ülkede 65 yaş ve üzerindeki nüfus 36,2 milyonun üzerinde bulunuyor ve toplam nüfusun yüzde 29,4’ünü oluşturuyor.
Buna göre ülkede yaklaşık her üç kişiden biri 65 yaş veya üzerinde. Çalışma çağındaki nüfusun uzun süredir azalması ve doğum oranlarının düşük seyretmesi ise yaşlı nüfusun yerine genç nüfusun geçmesini zorlaştırıyor.
Demografik değişim, şirketlerin ihtiyaç duyduğu çalışan sayısına ulaşmasını güçleştirirken emeklilik, sağlık ve bakım sistemlerinin finansmanı açısından da yeni politikaları zorunlu hale getiriyor. Japonya bu nedenle ileri yaşlarda çalışmayı teşvik eden politikaları öne çıkarıyor.
Sosyal Güvenlik Harcamaları 39,1 Trilyon Yene Ulaştı
Yaşlanan nüfusun kamu maliyesi üzerindeki etkisi de giderek artıyor. Japonya’nın 2026 mali yılı bütçesinde sosyal güvenlik harcamalarının yaklaşık 39,1 trilyon yene yükseldiği belirtiliyor. Bu tutar, bir önceki yıla göre yaklaşık 760 milyar yenlik artışa karşılık geliyor.
Maliye Bakanlığı hesaplamalarına göre yalnızca nüfusun yaşlanmasından kaynaklanan doğal artışın sosyal güvenlik bütçesine etkisi, emekli aylıklarındaki fiyat düzenlemeleri hariç yaklaşık 250 milyar yen seviyesinde bulunuyor.
Sağlık hizmetleri, uzun süreli bakım ve emeklilik ödemelerinin önümüzdeki yıllarda kamu bütçesi üzerinde daha fazla baskı oluşturması bekleniyor. 100 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfustaki payı sınırlı olsa da bu rekor, ülkenin genel demografik dönüşümünün en dikkat çekici göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yaşlı Çalışanların Sayısı Rekor Kırdı
Japonya, yaşlanan nüfusun ekonomi üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla ileri yaştaki kişilerin iş gücünde daha uzun süre kalmasını teşvik ediyor. Son verilere göre 65 yaş ve üzerindeki çalışanların sayısı 9,3 milyona ulaşarak yeni bir rekor kırdı.
Bu yaş grubundaki çalışanlar toplam istihdamın yüzde 13,7’sini oluşturuyor. Emeklilik sonrasında çalışmayı sürdürenlerin sayısındaki artış, şirketlerin iş gücü açığının kapatılmasına katkı sağlarken ülkenin “ömür boyu aktif toplum” yaklaşımının da önemli unsurlarından biri haline geliyor.
Bununla birlikte daha fazla yaşlının çalışması, demografik baskıyı tamamen ortadan kaldırmıyor. Uzayan yaşam süresi sağlık ve uzun süreli bakım ihtiyacını artırırken, genç çalışanların ödediği primlerle sistemin finansmanının nasıl sürdürüleceği Japonya’nın önündeki temel ekonomik sorunlar arasında yer alıyor.