Kızıldeniz’in yaklaşık 2 kilometre derinliğindeki deniz tabanında, aşırı tuzlu ve oksijensiz su kütleleri bulundu. Bilim insanlarının “ölüm havuzları” olarak adlandırdığı bu oluşumların, içine giren canlıları kısa sürede etkisiz hale getirebildiği veya öldürebildiği belirtildi.
Kızıldeniz’in Dibinde Ölümcül Koşullar
Miami Üniversitesi’nden araştırmacıların incelediği havuzların, Dünya üzerindeki en zorlu yaşam ortamları arasında yer aldığı aktarıldı. Oksijen içermeyen ve son derece yüksek tuz konsantrasyonuna sahip sularda balık, karides ve yılan balığı gibi canlıların avlanmaya çalıştığı, ancak yoğun tuzlu suya girdiklerinde kısa sürede sersemledikleri ifade edildi.
Bu ölümcül koşullara rağmen havuzların çevresinde yoğun bir mikrobiyal yaşam bulunuyor. Aşırı çevre koşullarına uyum sağlayabilen mikroorganizmaların burada varlığını sürdürmesi, bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Araştırmacılar, bu canlıların Dünya’da yaşamın nasıl ortaya çıktığı ve zorlu koşullara nasıl uyum sağladığı konusunda önemli ipuçları sunabileceğini düşünüyor.
Tortularda Binlerce Yıllık Doğal Afet Kayıtları
Derin deniz havuzlarını önemli kılan bir başka özellik ise bölgenin geçmişine ilişkin doğal kayıtları korumaları. Havuzlardan çıkarılan tortu örneklerinin, 1000 yılı aşkın dönemde meydana gelen yağış, sel, deprem ve tsunami gibi olayların izlerini taşıdığı belirtildi.
Bilim insanları, bu verilerin özellikle Akabe Körfezi çevresinde artan yapılaşmayla birlikte önem kazanan doğal afet risklerinin daha iyi değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.
Mikroorganizmalar Yeni İlaçların Önünü Açabilir
“Ölüm havuzları” yalnızca Dünya’daki yaşamın kökenini araştıran bilim insanları için değil, tıp alanındaki çalışmalar açısından da dikkat çekiyor. Daha önce farklı derin deniz tuzlu su havuzlarında yaşayan mikroorganizmalardan antibakteriyel ve kanser karşıtı özellikler taşıyan moleküller elde edildi.
Araştırmacılar, Kızıldeniz’deki aşırı koşullara uyum sağlayan mikroorganizmaların da gelecekte yeni ilaçların geliştirilmesine yönelik araştırmalarda kullanılabilecek bileşikler barındırabileceğini belirtiyor.
Benzer Havuzlar Farklı Denizlerde De Bulundu
Kızıldeniz’deki oluşumlar, bilim insanlarının karşılaştığı ilk tuzlu su havuzları değil. Oşinografların son 30 yılda Kızıldeniz’in yanı sıra Akdeniz ve Meksika Körfezi’nde de 10’dan fazla “ölüm havuzu” keşfettiği bildirildi.
Bu oluşumlar, aşırı tuzluluk ve oksijensizlik nedeniyle çoğu canlı için ölümcül ortamlar oluştururken, çevrelerinde yaşamını sürdüren mikroorganizmalar sayesinde bilimsel araştırmalar açısından eşsiz doğal laboratuvarlar olarak değerlendiriliyor.