Türkiye’de ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan gerçekten sürdürülebilir olup olmadığını belirleyecek Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle sürdürülebilir yatırımların sınıflandırılmasından şirketlerin raporlama yükümlülüklerine ve finans sektörünün yeşil faaliyetlerinin izlenmesine kadar kapsamlı bir sistem oluşturuldu.
Yeni dönemde şirketlerin yalnızca çevreci veya sürdürülebilir olduklarını beyan etmeleri yeterli olmayacak. Bir ekonomik faaliyetin taksonomiyle uyumlu kabul edilebilmesi için belirlenen çevresel kriterlerin yanı sıra sosyal koruma koşullarının da karşılanması gerekecek.
Yeşil Sayılmak İçin Üç Koşul Aranacak
Türkiye Yeşil Taksonomisi kapsamında bir ekonomik faaliyetin uyumlu kabul edilmesi için üç temel şart birlikte değerlendirilecek.
Buna göre faaliyetin belirlenen altı çevresel hedeften en az birine önemli ölçüde katkı sağlaması, diğer çevresel hedeflerden hiçbirine önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma önlemlerine uygun olması gerekecek.
Taksonominin çevresel hedefleri; sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ile biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin korunması olarak belirlendi.
Böylece yalnızca karbon emisyonlarını azaltan bir faaliyet otomatik olarak yeşil kabul edilmeyecek. Faaliyetin başka bir çevresel hedef üzerinde önemli zarar oluşturması halinde taksonomiyle uyum şartı sağlanmamış olacak.
Şirketlerin Hasılat Ve Harcamaları İzlenecek
Yeni sistemde şirketlerin sürdürülebilirlik performansı yalnızca genel beyanlar üzerinden değerlendirilmeyecek. Taksonomiye uygun veya uyumlu ürün ve hizmetlerden sağlanan hasılatın toplam hasılat içindeki payı ölçülebilecek.
Benzer hesaplama yatırım harcamaları ve işletme giderleri için de yapılacak. Böylece bir şirketin faaliyetlerinin ne kadarının sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerden oluştuğu finansal göstergeler üzerinden takip edilebilecek.
Taksonomi kapsamındaki uygun ekonomik faaliyetlerden en az birini gerçekleştiren işletmeler, belirlenen raporlama şablonlarına göre bildirim yapabilecek.
İlgili faaliyetten elde edilen hasılatın, yatırım harcamasının veya işletme giderinin toplam içindeki payının yüzde 10’un altında kalması halinde ise belirli şartlarla bu faaliyet ilgili performans göstergesine dahil edilmeyebilecek.
Finans Kuruluşlarına Zorunlu Raporlama Geliyor
Türkiye Yeşil Taksonomisi finans sektörü için de yeni raporlama yükümlülükleri getiriyor. Bankalar, aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri sistem kapsamında raporlama yapmakla yükümlü olacak.
Ancak finans kuruluşları için geçiş süreci uygulanacak. Zorunlu taksonomi raporlaması 1 Ocak 2029’a kadar başlamayacak.
Bu tarihten sonraki raporlama yöntemleri kuruluşların niteliğine göre Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenecek.
Finans kuruluşları, kendi raporlarını hazırlayabilmek amacıyla kredi, yatırım ve diğer finansal işlemlerine konu olan şirketlerden de taksonomi kapsamında bilgi ve raporlama talep edebilecek.
Yeşile Boyamaya Karşı Şeffaflık Dönemi
Düzenlemenin önemli hedeflerinden biri de “yeşile boyama” olarak ifade edilen yanıltıcı sürdürülebilirlik iddialarının önüne geçmek olacak.
Yönetmelikte yeşile boyama; ürün veya hizmetlerin çevresel hedeflere katkı sağladığı, çevreye önemli zarar vermediği ve sosyal koruma şartlarını yerine getirdiği yönünde algı oluşturmak amacıyla finansman, reklam, pazarlama veya halkla ilişkiler yöntemlerinin aldatıcı biçimde kullanılması olarak tanımlanıyor.
Yeni sistemle birlikte sürdürülebilirlik iddialarının teknik tarama kriterleriyle desteklenmesi gerekecek. Taksonomi kapsamında sisteme yüklenen raporların kamuoyuna açık olması da esas olacak.
Böylece şirketlerin ve finans kuruluşlarının açıkladığı yeşil faaliyet oranları dışarıdan da takip edilebilecek.
Katı Fosil Yakıtlara Sürdürülebilirlik Sınırı
Yönetmelik, enerji yatırımları açısından da belirli sınırlar getiriyor. Teknik tarama kriterleri hazırlanırken katı fosil yakıt kullanılan üretim faaliyetleri çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyetler arasında değerlendirilmeyecek.
Teknik kriterlerin belirlenmesinde yalnızca karbon emisyonları dikkate alınmayacak. Ekonomik faaliyetin tüm yaşam döngüsü boyunca çevre üzerindeki etkileri de değerlendirmeye alınacak.
Kriterler İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yayımlanacak ve bilimsel veya teknolojik gelişmelere göre güncellenebilecek. Güncellenen teknik kriterlerin her yıl en geç 15 Aralık’a kadar ilan edilmesi ve takip eden yılda uygulanması öngörülüyor.
Kurallara Uymayana İdari Para Cezası
Taksonomi kapsamındaki raporlama yükümlülükleri için gerekli bildirim, bilgi veya belgelerin sunulmaması halinde idari yaptırım uygulanabilecek.
Yönetmelik kapsamında ortaya çıkabilecek ihlallerde İklim Kanunu hükümleri doğrultusunda idari para cezası gündeme gelecek.
Yeni sistemle birlikte Türkiye’de ekonomik faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirliği ortak kriterler üzerinden ölçülürken, şirketlerin ve finans kuruluşlarının yeşil yatırım ve faaliyetlerine ilişkin beyanlarının daha ölçülebilir ve karşılaştırılabilir hale gelmesi hedefleniyor.