Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Sinneli Mahallesi’nde yaşayan üretici Osman Akın, atalarından öğrendiği geleneksel yöntemle sedir ağacı köklerinden sıvı katran üretiyor. Orman Genel Müdürlüğü ve Kaş Orman İşletme Müdürlüğü’nden gerekli izinleri alan Akın, dağlık alanlarda bulunan çürümüş, yıllar önce kesilmiş veya kendiliğinden kurumuş sedir ağaçlarının köklerini değerlendiriyor.
Yaz aylarında gerçekleştirdiği üretimde yılda yaklaşık 300 litre sıvı katran elde eden Akın, ürettiği katranın kilogramını 1000 liradan satışa sunduğunu belirtiyor.
Sedir Kökleri Varilde Isıtılıyor
Katran üretimi için öncelikle gerekli izinlerin alındığını belirten Akın, daha sonra dağlık alanlarda bulunan uygun sedir köklerini topladığını anlattı. Çürümüş veya kurumuş ağaçların köklerini keserek hazırlayan Akın, kökleri küçük parçalara ayırıp metal varilin içerisine yerleştiriyor.
Varilin ağzı kapatıldıktan sonra çevresinde ateş yakılıyor. Isının etkisiyle varilin içerisindeki sedir köklerinden sıvı çıkıyor. Oluşan sıvı, varile bağlanan boru aracılığıyla tenekeye aktarılıyor ve böylece sıvı katran elde ediliyor.
Akın, üretim sürecinde köklerin belirli bir sıcaklığa ulaşmasının ardından “terleme” olarak ifade ettiği sürecin gerçekleştiğini ve ortaya çıkan sıvının borudan dışarı aktarıldığını söyledi.
Yılda 300 Litre Katran Üretiyor
Geleneksel yöntemi yaz aylarında uyguladığını belirten Akın, yılda yaklaşık 300 litre sıvı katran ürettiğini ifade etti. Ürettiği katranı kilogramı 1000 liradan sattığını belirten Akın, üretimin tamamen izinli şekilde gerçekleştirildiğini vurguladı.
Sedir köklerinin hazırlanması, varile yerleştirilmesi ve ısıtılması gibi aşamaların emek gerektirdiğini belirten Akın, yıllardır sürdürülen yöntemi yaşatmaya çalıştığını söyledi.
“Atalarımızdan Gördüğümüz Yöntemi Uyguluyoruz”
Sinneli Mahallesi’nin 73 yaşındaki eski çobanlarından Murat Akça da sıvı katranın bölgede uzun yıllardır geleneksel amaçlarla kullanıldığını anlattı.
Katranın özellikle hayvanlarda bit, kene, pire ve uyuz gibi parazitlere karşı kullanıldığını belirten Akça, bu yöntemin çobanlar arasında nesilden nesile aktarıldığını söyledi.
Akça, geçmişte katranın hayvanların içme suyuna da katıldığını ve çeşitli hastalık ile parazitlere karşı kullanıldığını ifade ederek, “Biz bunu atalarımızdan gördük, onlar da kullanıyordu” dedi.
Bölgede sürdürülen geleneksel üretim, sedir ağaçlarının izinli şekilde değerlendirilmesi ve yıllardır kullanılan yöntemlerin yeni kuşaklara aktarılması açısından da dikkat çekiyor.